AKTÜELHepoku    
Her Hafta width=3 Türkiye width=3 Dünya width=3 Toplum width=3 Kültür Sanat width=3
 
   
 
Gerçekçi Ol, İmkânsızı İste!

Mayıs 1968 Birçok Mücadelenin Ve Fikir Hareketinin De Öncüsüydü

Gerçekçi Ol, İmkânsızı İste!
Mehmet Ali Kılıçbay / 


68; otoriteyi ve otoriterliği tartışarak sözüm ona demokrasiyi (cici demokrasi, gösteriş demokrasisi) teşhir etmiş, Batı demokrasisinin arkasındaki köhne ataerkilliği ve despotizmi açığa çıkartmış, böylece gerçek demokrasi için mücadeleyi mümkün kılmıştır. '68, çalışma koşulları, tüketim çılgınlığı, kâr tutkusu, kapitalizmin yabancılaştırıcı etkileri konularında kitleleri uyandırmış, ama aynı zamanda kapitalizmin bütün bunlara azgın reklamcılık ve neo-liberalizmle cevap vermesine yolaçmıştır.

1968 yılında Batı'nın birçok üniversite kentinde öğrenci ayaklanmaları ortaya çıkmıştır. Ama 68'e asıl damgasını vuran, Mayıs ayında Fransa'da bir öğrenci hareketi olarak başlayıp sonunda bu ülkenin tümünü ve hemen hemen bütün yapılarını kapsamına alan, büyük ve derin toplumsal itiraz oluşumudur.
1968 olaylarında yeralan Andre Comte-Sponville, "68 Mayıs, benim kuşağımın insanları için her şeyden önce mutlu bir anıdırBu eski dünyayı, bu eski ülkeyi, bu yaşlı adamı (De Gaulle) istemiyordukDe Gaulle, Fransa, kapitalizm, bütün bunlar bize devrini doldurmuş, ölmekte olan bir çağa ait olarak gözüküyorduMarx, 'tarih ancak kötü yanından ilerler' der. Tarih yalnızca hayal kırıklıklarımızdan meydana gelmektedir. Ama gene de ilerlemektedir ve hiç kimse 68 Mayısı'nın, tüm sınırlarına, tüm saflığına rağmen büyük bir ilerleme olduğunu düşünmeme engel olamaz. Bu ilerleme hangi yönde olmuştur? Özellikle örf ve âdetler konusunda olmak üzere daha büyük bir özgürlük, aynı zamanda daha büyük bir dayanışma ve cesaret yönünde" diye yazmaktadır.
Ama bazıları bunun tersini düşünmektedir. Örneğin Fransız gazeteci Christian Authier, "68'liler, siyasal, dinsel, ahlaki, toplumsal, ailesel her tür otorite biçimine karşı çıkmakla ünlendiler. Ama onların dramı, bugün iktidarda olmalarıdır. Eskiden iğrendikleri burjuva düzenini benimsemiş olmanın yarattığı kişilik bölünmesini yaşıyorlar. Kuşkusuz 'genç' tarzında giyiniyorlar, hep isyankâr kalmış gibi yapıyorlar, hiçbir yeni akımı ıskalamamaya çalışıyorlar, ama kendilerinden çok daha eski fikirlerin taşıyıcıları oldular; bakan, genel yayın yönetmeni veya patron oldular. IMF'den, Dünya Bankası'ndan ve NATO'dan yanalar. Onlardan geriye ne kaldı? Sadece asi bir çocuğun modernliğe soyunması" diyor.
Pierre Vadebiencoeur'ün 68 Mayısı için, "Bir devrim değildi, bir fiesta, bir anti-model olmaktan başka miras bırakmadı" demesine rağmen, 68'liler bir devrim yaptıklarına inanıyorlardı.
Aslında 68 olaylarının başlangıcı olarak "Prag Baharı" kabul edilebilir. 5 Ocak 1968'de Alexander Dubcek'in Çekoslovakya'da iktidara geldikten sonra basın, ifade ve seyahat özgürlüklerini devreye sokması, ekonominin merkezi yapısını kırmaya başlaması, yeni ve özgürlükçü bir anayasayı kabul etmesi ve Çekler'le Slovaklar arasında eşitliği sağlayan federal bir yapının kurulması üzerine ülkede esen özgürlük rüzgârları, dünya üzerinde birçok öğrenci hareketini etkilemiştir. Ama Dubcek reformlarının en önemli sloganı, ülkemizde "güleryüzlü sosyalizm" olarak bilinen "insani çehreli sosyalizm" olmuştur. Varşova Paktı'na mensup ülkelerin 400 bin asker ve 6 bin 300 tankla 18 Ağustos'ta Prag'a girmelerinin ardından, Prag Baharı'nın 21 Ağustos'ta ezilmesi, tüm dünyadaki özgürlükçüler arasında hayal kırıklığı yaratırken 68 karşı çıkışlarının da kaderini belirlemiştir.
68'in ilk öğrenci hareketleri Şubat'ta Çekoslovakya'da olmuş, arkasından Roma Üniversitesi'nin işgali, Güney Kaliforniya'da medeni haklar için öğrenci hareketleri gelmiştir. Polonya'da Mart'ta öğrenciler hükümeti protesto hareketlerine girişmişler ve Nisan'da İtalya'da öğrenci isyanları fabrikalara sıçramıştır. Gene Nisan'da Martin Luther King'in katledilmesinden sonra, hemen hemen bütün büyük Amerikan kentlerinde ve üniversitelerinde öğrenci hareketleri meydana gelmiş ve bu gençlik isyanı Avrupa'nın neredeyse bütün ülkelerine sıçramıştır.
Mayıs ayında Uzak Asya'ya kadar ulaşan hareket, Tokyo'da iki yıl kadar sürecek öğrenci isyanının başlangıcına tanık olmuştur, ama bu ayı ve tüm 68 hareketini belirleyen asıl olaylar Fransa'da meydana gelecektir.
60'lı yıllar, Batı dünyası için otoritenin artık çekilmez hale geldiği bir dönemi işaret etmektedir. Fransa'da Jean-Paul Sartre ve Michel Foucault ile ABD'de Herbert Marcuse gibi filozoflar, Batı dünyasındaki mevcut siyasi rejimlerin ve toplumsal sistemlerin bireyi esir alan ve ezen karakterini, demokrasi maskesi altında nasıl büyük bir ikiyüzlülüğün her yerde egemen olduğunu; çalışanların, göçmenlerin, kadınların ve egemen sınıftan olmayan tüm "azınlıkların" nasıl siyasal ve ekonomik sistem dışında bırakıldıklarını deşifre etmektedirler.

spacer
 
1  2  
 
spacer
1   2   3   4   5  
6   7   8  
 
 
Her hafta | Türkiye | Dünya | Toplum | Kültür Sanat | Yazarlar | Künye / İletişim | Bize ulaşın  
width=10
Turkuvaz Medya Grubu Copyright © 2003-2012 Tüm hakları saklıdır.
Turkuvaz Gazete Dergi Basım A.Ş.
Üretim ve Tasarım

Turkuvaz Medya Dijital