![]() ![]() |
![]() |
|
||||||||||||||
|
|||||||||||||||
![]() |
Dünyaca Ünlü Keman Virtüözü Farid Farjad: "Vatansız Bir İnsanım Ben"
Farid Farjad, Dünya Üzerindeki En İyi Keman Virtüözlerinden Biri. Onun İçin "kemanını Ağlatan Adam" Da Deniyor, "kemanını Konuşturan Adam" Da... 71 Yaşında Olsa Da, Sahnede Harikalar Yaratan Farjad "ıstırap"la Beslendiğini Kabul Ediyor Ve Ekliyor: "bu Hüzün Bireysel Değil." Zira, 30 Yıldır Ülkesi İran'a, Devrim Muhalifi Olduğu Gerekçesiyle Giremeyen Farjad; Kemanının, Ülkesinin Yıllardır Yaşadığı Istıraba Ağladığını Söylüyor. Dünya üzerinde duygularını enstrümanına en iyi aktaran müzisyenlerden birisiniz. Sizin için yapılan belki de en doğru tanımlardan birisi "ıstırabın müzisyeni"... Benim için ıstıraptan başka bir duygu kalmadı. Dünyaya bakıyorsunuz Afganistan'da, Irak'ta yıllardır süren savaş var; açlık Afrika'nın kaderi olmuş. Daha birçok şey... İran'da ise öğrenciler, sürekli protesto hâlinde, devlete karşı. Gençlerimizi kaybediyoruz. Ben hep kendi sazımla ağlıyorum. "Eller havada" kültürüne dayanamıyorum ve sevmiyorum. - Öyleyse, sizin müziğinizdeki hüznü, bireysel bir düzlemde okumak yanlış... Tabii ki... - Her sanatçı enstrümanıyla bir ilişki kurar. Belli bir andan itibaren ise o enstrüman da size cevap verir ve diyalektik bir ilişki meydana gelir. Doğulu bir ifadeyle, sırrını açmaya başlarKemanınız da size sırrını açmış gibi... Belli bir dönemden sonra tabii ki bu ilişki başlıyor. Ama benim sazım aslında ne diyor, benim için önemli olan bu. Devrimden sonra benim sazım sadece dertleşiyor ve kendi halkımın derdini anlatıyor. Sadece benim halkımın derdi de değil! Bütün dünya mazlumlarının derdi! Şimdi Tahran'daki sokaklarda gençler vuruluyor. Geçtiğimiz aylarda haberlerden, 15 yaşındaki bir kızı içeriye alıp önce taciz sonra idam ettiklerini öğreniyorum. Evet kemanım ağlıyor; ama sadece o ağlamıyor. Ben de ağlıyorum... - Kemanınızla konuşuyor musunuz? Her zaman... - Neler söylüyor? Çok duygusal zamanlarımda, "Şimdi ne yapabilirim?" diye onu elime alıp bakıyorum uzun uzun. Dışarıdaki bir insan gibiBen keman çalmak için hiçbir karar vermedim. Çünkü bir lütuf olarak annem kemancıydı. Onun karnında kemanla tanıştım. Şimdiyse ben karar vermiyorum; "Bu nota şu notanın yanına gelmeli" diye... Bırakıyorum, elim ve kemanım kendi kendilerine bir şeyler yapıyor... 30 senedir İran'a giremeden, ABD'de yaşıyorum -ABD'de mi yaşıyorsunuz? Evet. - İran'a ne sıklıkla gidiyorsunuz? İran'a gitmiyorum. Gidemiyorum. Çünkü yasaklıyım. 1978'den beri... Devrimden beri... - 30 sene vatanından ayrı kalmak nasıl bir duygudur? Tabii ki çok kötü! Vatansız bir insanım ben! Saz çalıyorum; ama milli marşım yok! Kendi ülkem için milli marş çalamıyorum. Geçen haftalarda İstanbul'da verdiğim konserde İstiklal marşınızı çaldım ve gurur duydum. Vatanını seven insanlarla beraberdim. Çaldığım sürece ayakta durdular. Bu çok güzel bir duygu; ama benim için böyle bir duygu artık yok. Devrimden bu yana gereksiz ve kifayetsiz bir rejim başa geldi. İranlılar ne yaparlarsa yapsınlar, kurtulamıyorlar. Bütün dünyadaki gazetecilere ve insanlara sesleniyorum: İran'a gelin ve bir şeyler yapın. Biz de artık gidiyoruz, yavaş yavaş... Benim dönemim de bitiyor. Birsürü İranlı sanatçı ABD'de öldü. Eski jenerasyondan İran'da kimse kalmadı! |
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| Her hafta | Türkiye | Dünya | Toplum | Kültür Sanat | Yazarlar | Künye / İletişim | Bize ulaşın | |||
|