| |
|
 |
İnternet Kafe İşletmecilerini Telaşlandıran Uygulama: İlk Ve Orta Dereceli Okullarda Halka Açık Ücretsiz "internet Kafe" Hizmeti Başladı
İnternet kafe okullu oldu!
|
|
|
ASLI ORTAKMAÇ - Fotoğraflar: CEM UÇAK
|
Öğrencilerin internet kafelerde zararlı sitelere girmesini önlemek için idareciler, İstanbul'daki okulların bilgisayar sınıflarında "internet kafe" hizmetine başladı. Milli Eğitim Bakanlığı konuyla ilgili bir genelge yayınlarken, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü okullardaki bilgisayarların halka açılıp açılmadığını bizzat takip ediyor. Üstelik bu "kafeler"de MSN de var, online tavla da…
"Çocuğumu okuldan alamıyorum. Önceden zorla okula gönderdiğim çocuk artık okuldan çıkmak istemiyor." Yakın bir gelecekte İstanbullu velilerden böyle şikayetler duymaya başlarsanız, şaşırmayın. Çünkü, ilk ve orta dereceli okullarındaki teknoloji sınıfları ücretsiz "internet kafe" hizmeti vermeye başlıyor. Evet, yanlış okumadınız. Çay, kahve hizmeti, toplu oyun ağları olmasa da bilgisayar eğitimi amacıyla kurulan teknoloji sınıfları, bundan sonra eğitim kurumunun açık olduğu saatlerde öğrenciler ve mahalle sakinleri için birer internet kafeye dönüştürülecek. Yoğun internet kullanımının zamanla bağımlılığa dönüştüğü düşünülürse, bu kez belki de gerçekten velilerden okullara yönelik şikayetler gelmeye başlayacak. Tabii bu işin şakası. En azından şimdilik Son zamanlarda basına yansıyan haberlerde bilişim suçlarından sokak kavgalarına kadar pek çok olayda, sayıları 13 bini ruhsatlı 18 bine ulaşan internet kafelerin ön plana çıkması hem aileleri hem de idarecileri tedirgin ediyordu. Özellikle Hrant Dink suikastının ardından Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın da internet kafe işletmecilerine yönelik "Ayağınızı denk alın" açıklaması, Milli Eğitim Bakanlığı ve Emniyet yetkilileri yanında il yönetimlerini de alarma geçirdi. Pek çok ilde belediyeler, internet kafe baskınlarını ve denetimlerini arttırdı. Ama ruhsatsız kafelerin fazlalığı, ruhsatlı olanların da "sigara yasağı" gibi düzenlemelere riayet etmekteki isteksizliği dolayısıyla bu denetimler de yeterli gelmedi. Bunun üzerine belediyeler kendi internet kafelerini açmaya karar verirken, öğrencileri bu denetimsiz ortamlardan uzaklaştırma amacıyla başka bir öneri de Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'ten geldi: "Okullardaki bilişim teknolojisi sınıfları halkın bilişim teknolojisi araçlarını kullanma becerisi kazanması için vatandaşlara açılsın!" Bakanlık, bu sistemin bir an önce uygulanmaya başlaması için bir genelge düzenleyerek, genel müdürlüklerle il ve ilçe eğitim müdürlüklerine gönderdi. Genelgede ayrıca suçu önlemek ve olası karışıklıklara mahal vermemek amacıyla en az bir formatör öğretmenin bu sınıfların işletmesinden sorumlu olması ve halkın kullanımına açıldığı zamanlarda bu sınıflardan yararlananların kimlik bilgileri ile giriş, çıkış ve çalışma saatlerinin kayıt altına alınması zorunluluğu getirildi.
"İnternet hizmeti alamayan veli bana gelsin!" Kulağa ne kadar hoş gelse de gerek formatör öğretmen yetersizliği gerekse okul idarelerinin zaten zar zor elde ettikleri bilgisayar sınıflarına zarar gelmesi konusundaki endişeleri nedeniyle uygulama, ülke genelinde henüz hayata geçirilemedi. Ama İstanbul'da konuyla ilgili araştırmalarımızı yürütürken İstanbul il Milli Eğitim Müdürü Ata Özer'in de daha eğitim yılı başında tüm okul müdürlüklerine, teknoloji sınıflarının halka açılması yönünde talimat verdiğini ve bu talimatın uygulanıp uygulanmadığını bizzat kendisinin takip ettiğini öğrendik. Özer böyle bir uygulama başlatmalarının temel nedeninin velilerden gelen şikayetler olduğunu şu sözlerle anlatıyor: "Evinde bilgisayarı ya da internet bağlantısı olamayan öğrencilerimiz, ödevlerini ve projelerini hazırlayıp araştırma yapmak için internet kafelere gidiyordu. Ama ne yazık ki yaşanan olumsuzluklar dolayısıyla çocuklarını oralara tek başına göndermek istemeyen veliler öğrencilerle birlikte bu kafelerin uygunsuz ortamında zaman geçirmek zorunda kalıyordu. Bundan sonra hiçbir velim kimlerin girip çıktığı belli olmayan internet kafelerin önünde çocuğunu beklemeyecek. Çocuklar istedikleri zaman gidip okullarındaki internet hizmetinden faydalanacak." İstanbul'daki ilk ve orta öğrenim okullarının yüzde 92'sinde teknoloji sınıfının bulunduğunu, geri kalan kısmın da altyapı hazırlıklarının tamamlandığını belirten Özer, bu hizmetten yararlanamayanların durumu bizzat kendisine bildirmelerini istiyor. İl Milli Eğitim Müdürü olmadan önce okul müdürlüğünü yürüttüğü Şehremini Lisesi'nde bu uygulamayı çok zaman önce başlattığını belirten Özer, bu lisenin diğer okullara da örnek olması gerektiğini ekliyor sözlerine.
|
 |
|