| |
|
 |
Yeni Aktüel Sınır Kaçakçılarıyla Mayınlı Arazide
Her kaçak malın patikası farklı!
|
|
|
Yazı ve fotoğraflar: BORIS MABILLARD
|
Yürüyüşün sonunda Kürt nüfuslu ilk İran şehri Piran'a varılıyor. Alkol buradan diğer şehirlere doğru yola koyulacak. Bu geçiş noktasından bir günde en az 50 bin şişe alkol geçiyor! Üstelik kimsenin cezalandırıldığı da yok. Bu yoğun trafik, en üst seviyeden suç ortaklarını de devreye sokuyor. Rüşvet ve bahşişler alkol mafyasının ileri gelenlerinin dokunulmazlığını garanti altına alırken, sadece küçük balıklar İran ordusunun devriyeleri tarafından yakalanıyor.
Petrol bolluğunda benzin sıkıntısı! Öte yandan kaçakçılık alkol, sigara ve demirden ibaret değil; bir de bidonlarla taşınan akaryakıt var. Kürt otonom bölgesi mükemmel kalitedeki ham petrol yataklarıyla yabancı petrol şirketleri için adeta bir cennet! Mühendis haritayı gösteriyor. Her yerde petrol var, pompalamak için sadece eğilmek kâfi. Her bir çakıl taşının altı petrol yatağı, musluk bağlamak yeterli. Kuzey Irak'ta birçok kuyu açılırken sonuçlar bekleneni de aşıyor. Önemli petrol yataklarının sadece Kerkük çevresinde yer aldığı düşünülse de, son sondajların "kara altın"ın otonom bölgenin her tarafında olduğunu kanıtladığı söyleniyor! Yabancı şirketler ön sıralarda yer kapmak ve umut vaat eden kontratlar yapmak için kendilerine yol açıyorlar. Aralarında Türk şirketleri de var! En son Norveç şirketi DNO Türkiye sınırına yakın Zaho'da yeni rezervler keşfettiğini açıkladı. Zaho yakınlarındaki tepelerde işçiler kuyu açma işiyle meşgul. Çalışanlardan pek azı Iraklı ve yatakhanelerdeki uğultuda Türkçe ve Romence hakim. Petrol çıkarılmaya henüz başlanmamış, hem keşiflerin hem de kontratların ilk aşamasındalar. Erbil Ticaret Odası Başkanı Dara Jalil Al-Khayat, petrolün otonom bölgenin en büyük kozu olacağına inanmak istiyor. "Diğerleri çok önemli değil fakat petrol bizim ilk gelir kaynağımız olmalı." Fakat şu an için bu zenginlikler sadece kağıt üzerinde kalırken petrol de toprağın altında sakince uyuyor. Yollardaysa insanlar söyleniyor. Çünkü, geçen ay hükümetin sözlerini yerine getirmemesi nedeniyle benzin istasyonları deyim yerindeyse kurumuş! Bugünse pompalarda benzin var ama dolum yapmak için iki üç saat beklemek gerekiyor. Alınabilecek benzinse sınırlı. 2002'de Erbil trafiğinde 40 bin araç varken bugün sayı 200 bin! Hem trafik sıkışıklığı artıyor hem de benzin tüketimi patlamış durumda. Otonom bölge tedarikte Irak Ulusal Petrol Şirketi SOMO'ya bağımlı. Rafine petrolün bir bölümü Irak'ın iç tüketimine ayrılmış, bu miktar dalgalanıyor ve yükselen talebi karşılamakta yetersiz. Ülke eksikliğini hissetmediği halde otonom bölge yeterli miktarda petrol alamıyor. Irak kendi üretiminin çoğunu ihraç ediyor ve yeni anayasa bu ihracatın gelirinin Irak'ı oluşturan farklı topluluklara dağıtılmasını öngörüyor. Otonom bölgenin bu gelirden aldığı pay yüzde 17 olsa da ironik olarak akaryakıt talebini karşılamak için Kazakistan ve Azerbaycan'dan petrol almak zorundalar!
Devlet şirketi de işin içinde Khak benzin istasyonunun ultramodern tesisi, pırıl pırıl ve ilk müşterilerini bekliyor. Tanklar dolu ama müşteri yok. Benzinin litresi burada 0,850 dinar yani 0,7 dolar. Devletin istasyonlarındaysa 0,450 dinar. Fakat müdür Shirmous, istasyonundan emin: "Burada en azından kuyruk olmuyor ve bizim benzinimiz birinci kalite, su katılmamış." Ucuzcular içinse bir alternatif daha var: Seyyar satıcılar! Yol kenarında binlerce bidonla kaçak benzin satıyorlar. Abdul Rahman sabahın köründen akşam geç saatlere kadar sıcağın altında bekliyor; "Bu hayat değil! Mal sağlayıcım bana bidonları teslim ediyor, satıyorum ve bidon başına bir dolar alıyorum. Fakat rekabet çok sert" diyor. Şehir merkezine giden her anayolda, onlarcası müşteri bekliyor. Yasal mı, değil mi? Kimse bilmiyor; kimsenin umurunda da değil. Abdul Rahman "Müşterilerimin arasında polisler de var" diye ekliyor.
| Haberin devamını Yeni Aktüel dergisinin 99. sayısında bulabilirsiniz! |  |
|
 |
|