![]() ![]() |
![]() |
|
||||||||||||||
|
|||||||||||||||
![]() |
KKTC'de Kıbrıslı - Türkiyeli Ayrışması Keskinleşiyor 'İki toplumlu' Kuzey Kıbrıs!
KKTC siyasetinde asker-sivil gerginliği ve Kıbrıslı - Türkiyeli ayrımı endişe verici boyutlara ulaştı. Hükümeti devirmek için mitingler düzenleyen Kıbrıs Türk Platformu "gerekirse" Meclis'i basmaktan söz ediyor. Kendini "Kıbrıs Türkü" olarak tanımlayanlar ise "Türkiye, KKTC'ye 82'inci vilayeti gibi davranmaktan vazgeçsin" diyor. Savcıların 'karşılıklı' göreve çağrılması ve "yavru derin devlet" tartışmaları da cabası… İşte ağır gündemde unutulan Kıbrıs'ta artan gerginlik, nedenleri, boyutları ve tarafların görüşleri… Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin en eski çarşılarından Belediye Pazarı'nda, incik boncukla bezeli renk cümbüşü bir dükkân! Karşımdaki orta yaşlı adam, yanındakilerin "Kayıttasın" uyarısına kulak asmadan iktidardaki Cumhuriyetçi Türk Partisi'ne (CTP) verip veriştiriyor: "Başbakan Ferdi Sabit Soyer, muhalefetteyken KKTC'ye 'ceberrut devlet' diyor, Türkiye'yi işgalci görüyordu. İktidar olunca takiyye yapıyor. Rum'a yaranmaya çalışmaya devam ederlerse, art niyetli olduklarına kanaat getirirsek gerekirse Meclis'i basar, hepsini yaka paça atarız." Üslup sert; sahibi ise KKTC Mücahit Komutanları Derneği'nden Türk Mukavemet Teşkilatı Derneği'ne, Atatürkçü Düşünce Derneği'nden Ülkü Ocakları'na 26 örgütten oluşan Kıbrıs Türk Platformu'na öncülük eden Emekli Astsubaylar Derneği Başkanı Esen Ömürlü. Ömürlü'nün sözleri, Türkiye'nin kendi derdine düştüğü bir dönemde, "yavru vatan" KKTC'deki yüksek tansiyonun göstergesi. Üstelik, hükümet-asker gerginliğinden, "Savcılar ne bekliyor" çağrılarına; "yavru derin devlet" iddialarından, emekli askerlerin organize ettiği mitinglere; hatta "meydanlara kimin daha fazla adam toplayabileceği" tartışmalarına kadar Türkiye'dekini aratmayan bir gerilim var adada. 'Yara'lar, Lokmacı barikatı tartışmasıyla tazelenmiş olsa da, Annan Planı'ndan bu yana Kuzey Kıbrıs diken üstünde. Referandumdan sonra, Kıbrıslı - Türkiyeli ayrışması daha hissedilir olmuş. Cumhuriyetçi Türk Partisi kongresinde "şehitlere saygısızlık edildiği" gerekçesiyle Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanı Korgeneral Hayri Kıvrıkoğlu'nun Başbakan Soyer'i "Türklüğünü ispata" davet etmesi de gerginliğin iyice su yüzüne çıkmasına sebep olmuş. Tartışmaların üst başlığıysa, Türkiye ile KKTC arasındaki ilişkinin bundan sonra nasıl şekillenmesi gerektiği Sokakta askerci - sivilci, Kıbrıslı - Türkiyeli ayrımı konusunda kimse ilk sözü söyleyen olmak istemiyor. Ama sohbet biraz koyulaşınca kimse de eteğindeki taşı dökmekten geri durmuyor. Kendini "Kıbrıslı Türk" olarak tanımlayanların ve gençlerin ibresi CTP ve Soyer'den yana. Türkiye'nin 'bağımlılık yaratmak için' yıllardır KKTC'de bir sistem kurulmasına engel olduğunu iddia ediyorlar. "KKTC'ye, 82'inci vilayet gibi davranılmasından" rahatsızlar. 'Anavatan'a da pek güvenmiyorlar! "Türkiye'nin AB yolunda Kuzey Kıbrıs'ı koz olarak kullandığı, gerektiğinde çıkarı için gözden çıkarabileceği" anlayışı hakim. Adaya 1974 Barış Harekatı'ndan sonra Türkiye'den göçenlerin ve 74 öncesini bilen 'eski toprak' Kıbrıslı Türkler'in ibresiyse askerden ve Türkiye'den yana. Türkiye'ye dil uzatmayı "nankörlük" olarak nitelendiriyor, Türkiye'nin elini çekmesi halinde felakete sürükleneceklerine inanıyorlar. Özeleştiriden de kaçınmıyorlar: "Rumlar Türk nefretini nesilden nesile aktarırken, biz gençlerimize 1974 öncesindeki mağduriyetimizi bile aktaramadık!" "Asker kışlasında ama çıkmasını bilir!" KKTC'de genel seçimin tarihi 2010. Ama Kıbrıs Türk Platformu, CTP - Özgürlük ve Reform Partisi (ÖP) koalisyonunu erken seçime zorlamak için alışıldık bir yönteme başvuruyor. Tıpkı Türkiye'deki gibi mitingler düzenlemek19 Mayıs'ta Güzelyurt'ta düzenlenen "KKTC'ye sahip çık" mitingini Girne, İskele, Gazi Magosa ve Lefkoşa'da da tekrarlamayı, Türkiye'yi erken seçime götüren rüzgârı adada da yakalamayı umuyorlar. Türkiye'den de katılım sağlamayı ve "altın vuruş" olmasını amaçladıkları Lefkoşa mitingi için belirlenen tarih dikkat çekici: 21 Temmuz! Türkiye'deki genel seçimden bir gün öncesiEsen Ömürlü, "Türkiye'deki belli oluşumlarla bağlantılarını" reddetmiyor ve 21 Temmuz'u özellikle seçtiklerini vurguluyor: "AKP, Kıbrıs davasını daha zayıf sahiplendi, CTP'yi cüretlendirdi. AKP giderse, CTP de gider!" Emekli Astsubaylar Derneği'nin asbaşkanı, "Kıbrıslı" emekli başçavuş Hüseyin Kutruza'nın çıkışları da Ömürlü'nün söyleminden aşağı kalmıyor: "Rum'a pazarlayanlara karşı vatanımıza sahip çıkıyoruz. Belirli partiler askerin adadan gitmesini istiyor ama sokakta kimse istemiyor. Asker gittiği anda biteriz. Sayın Paşam Kıvrıkoğlu, Başbakan Soyer'e gerekli cevabı verdi. Az bile söyledi! Asker şimdilik kışlasında ama gerekirse çıkmasını bilir. Hilmi Özkök döneminde palazlandı Rumcular. Yaşar Büyükanıt geldikten sonra KKTC halkının heyecanı doruğa çıktı." "Veletler bize 'faşist' diyor!" Görüştüğüm emekli astsubayların hemen hepsinin cep telefonu Kurtlar Vadisi melodisiyle çalıyor! "O dizide temizlik yapıyorlar, gerçekleri ortaya çıkarıyorlar" diyor Esen Ömürlü: "Hele Polat Alemdar gelsin KKTC'ye, başbakan gibi karşılanır!" Kıbrıs'ta da diziden etkilenen çok, ama sokaklarda "Polat" görünümlü gençlere pek rastlanmıyor. Ama sık rastlanan bir şey var; kaynağı belli olmayan şehir efsaneleri"Her seçimde oy sandıklarının önce askeriyeye gittiği," "Annan Planı referanduma sunulduğunda Türkiye'den hükümet görevlilerinin gelip adalılara 'evet' baskısı yaptığı," "Soros Vakfı'nın bazı büyükelçiler vasıtasıyla KKTC'de Rum yanlılarına milyonlarca dolar dağıttığı" gibi iddialar havada uçuşuyor. Asma Altı ve Arasta Esnaf Dernekleri Başkanı Tanju Müezzinoğlu da 'rüşvet'ten giriyor söze: "Böyle devam ederse çok kan akacak!" Adadaki gerilimin iki kesimi nasıl karşı karşıya getirdiğinin en çarpıcı örneği Esen Ömürlü'nün anlattığı bir olay: "Baraka Kültür Merkezi, Birleşik Kıbrıs Partisi Gençlik Kolları, Yeni Kurtuluş Partisi Gençlik Kolları gibi örgütlerin milliyetçi Volkan Gazetesi'ni basacaklarını haber aldık. Gazetede nöbet bekledik ama gelemediler. Bu veletler bize 'faşist' diyor, milliyetçi parti ve derneklerin kapatılmasını istiyor!" Ama aynı mantıkla "karşı tarafı" hedef göstermekten geri kalmıyor: "KKTC'de kapanması gereken çok parti var ama savcımız elini kaldırıp bir şey yapmıyor!"
|
||||||||||||||||||
|
|||||||||||||||||||
| Her hafta | Türkiye | Dünya | Toplum | Kültür Sanat | Yazarlar | Künye / İletişim | Bize ulaşın | |||
|