AKTÜELHepoku    
Her Hafta width=3 Türkiye width=3 Dünya width=3 Toplum width=3 Kültür Sanat width=3
 
   
 

Almanya'daki Penzberg İslami Forum Camisi İmamı Bünyamin İdriz'e Göre Müslümanlar Kimliğini Kaybetmeden Avrupalı Olabilir, Hatta…

"Avrupa, İslam Rönesansı Yapacak Ortamı Sunuyor"
Gökçen Beyinli Dinç / 


Almanya'nın Penzberg kentinde yaşayan Müslümanların oluşturduğu "İslami Birlik" teşkilatınınçalışmaları akıllara "Rönesans başlangıcı mı?" sorusunu getiriyor. Kadınların baş örtüsü takmadan girebildiği, cuma namazına geldiği, hatta bazen erkeklerle karşılıklı namaz kıldığı camilerinin ismi bile sıradışı: "İslami Forum". Duvarları, İslam'a karşı önyargıları yıkmak amacıyla camdan yapılmış. Kadınlara Almanca dil kursunun verildiği, öğrencilere Almanca öğretilen, kreşi, kafesi, kütüphanesi bulunan camiyi, Hıristiyanlar akın akın ziyaret ediyor. "Büyük ihtimalle bu ülkede öleceğiz. Artık burayı vatan olarak görmemiz lazım" diyen ve çalışmalarda büyük emeği bulunan İmam Bünyamin İdriz, Alman toplumuyla entegrasyonu çok önemsiyor.

Almanya'nın güneyindeki Bavyera eyaletinde, Alp Dağları'nın eteklerinde bulunan Penzberg kentinde, İslami Forum Camisi'nde serin bir yaz günüSıradan bir günSabah 10:00 gibi Penzberg'deki bir ilkokulun öğrencileri ziyarete geliyor. Başlarında Katolik din öğretmenleri var. İslami Forum'un başkan yardımcısı Gönül Yerli, gelen grubu kapıda güleryüzle karşılayıp, camiye alıyor. Girişte ayakkabılarını çıkarmalarının sebebini de açıklayacak biraz sonra onlara! Gönül Hanım altın renkli mihrabın önüne, öğrenciler ve öğretmen ise onun çevresinde bir halka oluşturacak şekilde yere oturuyorlar. Bu derslerinde, İslamiyet hakkında bilgi alacaklar. Gönül Hanım anlatıyor. "İçinde bulunduğumuz camide, kilisedeki gibi dua etmek için belirli bir yöne döneriz, Penzberg'den 5 bin kilometre uzakta bulunan, Arabistan'da bir şehir olan Mekke'ye, yani güneybatıya" Eline Kabe maketini alıyor: "Burası kutsal çünkü ilk Müslümanların dua ettiği yer. İlk sinagog, ilk kilise de olabilirdi pekâlâ".
Gönül Hanım, camideki Arapça yazıları açıkladıktan sonra Müslümanların çoğunun günde beş kere özel olarak dua ettiğini anlatıyor ve kısaca namaz hareketlerini gösteriyor. Çocuklar onu taklit ediyor. "Allahu Ekber"in anlamının, Almanca "Tanrı en büyüktür" demekten farkı olmadığını belirtiyor. Arada çocukların ilgisini canlı tutmak için kısa sorular soruyor; elindeki tespihin ne işe yaradığı gibiÇocuklardan biri elini kaldırıp cevap veriyor: "Tanrı'nın isimlerini söylemek için". Gönül Hanım duvardaki Arapça yazıların anlamını açıkladıktan sonra ayağa kalkıyorlar ve İslam üzerine Arapça, Türkçe, Boşnakça, Arnavutça ve Almanca 6 binden fazla kitabın bulunduğu kütüphaneye gidiyorlar. Sonrasında kafeyi ve Penzberg'deki Weilheim Koleji ile yapılan ortak çalışma sonucu kadınlara Alman öğretmenler tarafından Almanca dil ve uyum kursunun verildiği odayı geziyorlar. Sıra, dil kursuna gelen kadınların çocuklarını bıraktıkları, Alman, Arap ve Arnavut olmak üzere üç öğretmenin görev yaptığı kreşte
Evet, burası bir cami ama aynı çatı altında tüm bu faaliyetlere imkân sağlıyor. Kadınların başlarını örtme zorunlulukları yok. Bu yüzden örneğin camiyi öğleden sonra ziyaret eden, kültürel mirası korumak ve geliştirmek amaçlı Bavyeralı bir vakıf olan Mavi Beyaz Vakfı'nın üyeleri rahat tavırlarıyla dikkat çekiyor.
1976'da Sivas'ta doğan, dört yaşında Almanya'ya gelen ve pedagoji eğitiminden sonra İPD Köln Fakültesi'ni bitirerek İslami pedagog olan Gönül Yerli, cami üç yıl önce açıldığından beri, Müslüman olmayan 15 binden fazla kişiye, bu şekilde İslam'ı anlatmış.
İslami Forum'un bağlı olduğu teşkilatın ismi ise İslam Birliği Penzberg. 17 bin nüfusa sahip, yaklaşık bin Müslüman'ın yaşadığı, Münih'e 50 km uzaklıktaki Penzberg'de Avrupa'ya, hatta dünyaya örnek olabilecek faaliyetlerde bulunuyorlar. Örneğin caminin isminin klasik cami isimlerinden farklı olması da bilinçli bir seçim. Çünkü "forum" sözcüğü, Almanya'da bizdekinden çok farklı bir algı yaratıyor ve farklı milletlerden insanların buluşma yeri olan Roma forumlarını çağrıştırıyor.
"Burada toplumla iç içe yaşıyoruz"
İstanbul'dan kalkıp yakından tanımak için gittiğimiz İslami Forum'da bizi de güleryüzle karşılayan Gönül Yerli, Türkler senelerdir Almanya'da yaşadıkları halde Almanlarla Türklerin birbirlerini çok az tanıdıklarından ve her iki kesimin de birbirleri hakkında önyargıları olduğundan yakınıyor. Alman öğrenciler ilk önce tereddütle giriyorlarmış camiye. Ama burada iki saat kalıp bilgi aldıktan sonra fikirleri değişiyormuş. Geçen hafta 10 yaşında bir kız çocuğunun, ders sonrası ona gelip "Eve gidince babama anlatacağım, sizin dininizin bizimkinden hiçbir farkı yok" demesi özellikle mutlu etmiş Yerli'yi. "Burada toplumla iç içe yaşıyoruz" diyen Yerli, mesela Paskalya tatili öncesi Müslüman öğrencilere İsa konulu ders verdiklerini, sık sık kilise ziyaretleri yaptıklarını belirtiyor ve ekliyor: "Bunlar için geç bile kaldık. Üçüncü nesilde artık her şey daha kolay olacak, çünkü dil sorunu yaşamayacaklar. İkinci kuşak olarak bizler kimlik sorunu yaşadık. Üçüncü nesil 'Alman Müslüman' olarak yaşayacak. Dördüncü nesilse belki de Avrupa'yı değiştirecek. Avrupa gelecekte Müslümanlık ile de tanınacak. Bütün dünyaya, dinlerin huzur ve barış içinde yaşayabileceğini göstereceğiz belki de".
Yerli'ye göre günümüzde en önemli problem birçok Müslüman'ın kulaktan dolma bilgilerle hareket etmesi: "Her şeyin bir nedeni vardır ve Allah bana bunu araştırma sorumluluğunu vermiştir bir insan olarak. Global dünyada Müslüman ülkeler gerilikle suçlanıyorsa suçlamalar boşuna değil. Karşıdan niçin öyle görünüyoruz diye hatayı kendimizde aramalıyız."
"Artık burayı vatan olarak görmemiz lazım"
İslami Birlik'in gelişmesinde ve İslami Forum'un kurulmasında büyük emeği olan, 1972'de Üsküp Makedonya'da doğan, ilahiyatçı ve hocaların olduğu bir aileden gelerek Şam ve Fransa'da ilahiyat eğitimi gören imam Bünyamin İdriz de aynı fikirde. Geçen sene Alman birinci kanalında çok izlenen bir programa çıkan, Arap entarisi giymiş, sakalları göğsüne kadar inen, başında takke, elinde Kuran bulunan, kimseyi selamlamayıp sunucu bayanın elini sıkmayan imam gibi örneklerin sadece Alman toplumunu değil, kendisini de endişelendirdiğini belirtiyor. Şu anda Almanya'daki Müslümanların en büyük sıkıntısının kendilerini dışlanmış hissetmek olduğunu söyleyen İdriz, "Müslümanların bir ayakları burada, diğeri kendi veya babasının, dedesinin doğmuş olduğu ülkede" diyor, "Oysa bizim başkentimiz Berlin, Ankara veya Kahire değil. Zaten teknoloji çağındayız, uçak biletleri ucuzladı, evlerimizde tüm Türk kanallarını seyredebiliyoruz. Gurbet hasreti global dünyada eskisi gibi yok. Kaldı ki bu ülkede yaşıyoruz ve büyük ihtimalle bu ülkede öleceğiz. Artık burayı vatan olarak görmemiz lazım." Müslümanların bu ülkenin kalkınması için çalışmaları, eğitim imkânlarını çok iyi kullanmaları ve artık "Bir gün ülkeme döneceğim" düşüncesiyle bir yaşam sürdürmemeleri gerektiğini düşünüyor.

Haberin devamını Yeni Aktüel dergisinin 155. sayısında bulabilirsiniz!


1   2   3   4   5  
6   7  
 
 
Her hafta | Türkiye | Dünya | Toplum | Kültür Sanat | Yazarlar | Künye / İletişim | Bize ulaşın  
width=10
Turkuvaz Medya Grubu Copyright © 2003-2012 Tüm hakları saklıdır.
Turkuvaz Gazete Dergi Basım A.Ş.
Üretim ve Tasarım

Turkuvaz Medya Dijital