AKTÜELHepoku    
Her Hafta width=3 Türkiye width=3 Dünya width=3 Toplum width=3 Kültür Sanat width=3
 
   
 
Kentler artık bir yer olmayan yerler

Abudabi, Bremen, Gdansk, New York Ya Da Singapur... Bıalobrzeskı'nin Objektifinden Hepsi Bir!

Kentler artık bir yer olmayan yerler
Yazı ve fotoğraflar: PETER BIALOBRZESKI / TCS 


Fotoğrafçı Peter Bialobrzeski 'Asya Kaplanları'na ithafen 'Neon Kaplanları' projesiyle objektifini gelişen şehirlerin eteklerine çevirmiş; kendi deyimiyle 'bir yer olmayan yerlere', yani kimliksizliğe, isimsizliğe… Zaten bu nedenle hangi fotoğraf hangi kente ait bilinsin istemiyor. Onun için hepsi bir! Dünya ipini koparmış kentleşiyor…

Çeviren: ÜRÜN DİRİER

Tarihte ilk kez şehirlerde yaşayan insan sayısı kırsal kesimde yaşayan insan sayısından fazla. Şehir yaşamı idareyi devralıyor ve sürekli daha fazla alanı işgal ediyor. Fotoğrafçı Peter Bialobrzeski son on yıl içinde 'bir yer olmayan yerler' diye adlandırdığı, gelişen şehirlerin etrafında yeni yolların, park alanlarının, endüstri bölgelerinin, ofislerin, mağazaların, hastanelerin, alışveriş merkezlerinin ve inşaatların yapıldığı alanlara objektifini çevirmiş. Sonuçta eskiyle yeniyi, küçükle büyüğü, gelenekselle moderni, karanlıkla yapay aydınlığı, zenginle fakiri biraraya getiren tanımlanmamış bir dünya çıkmış ortaya. Objektifin karşısındaki kent Abudabi mi, Bremen, Gdansk, New York mu, yoksa Singapur mu belli değil. Çünkü bu kentler kimliksiz; yani 'bir yer olmayan yerler'!

Köyleri apartmanlar yuttu
Birleşmiş Milletler'e göre insanların büyük kesimi artık şehirlerde yaşıyor. Kırsal hayatı bozarak oluşturulan ve 'şehir binyılı' diye adlandırılan bu dönemde köylerdeki küçük topluluklar, yerleşim alanlarının ve kültürlerinin sere serpe yayılan kentler tarafından yutulduğunu görüyor. Son 30 yıl içinde sayısız köy büyüyen şehirlere apartman yapmak için tahrip edilmiş durumda.
Kentte yaşayan insan sayısı 1900'lerde yüzde 13 iken, 1950'lerde yüzde 29'a, 2007'deyse yüzde 50'nin üzerine çıktı. Bu rakamın 2030'da yüzde 60'larda olacağı tahmin ediliyor. Kuzey Amerika ve Batı Avrupa, Asya ve Afrika'ya kıyasla daha çok kentleşmiş ama buralarda kentleşme ivmesi düşüyor. Çünkü bu bölgelerde zaten halkın çok az bir kısmı kırsalda yaşıyor.

Kenar mahalleler postmodernizmin kalesi
İçinde bulunduğumuz 'şehir binyılı'nda geleneksel tarım ve küçük ölçekli işletmeler yerlerini büyük ölçekli sanayi bölgelerine ve ticari alanlara bırakıyor. Metropol hayatı kendi varlığını sürdürebilmek için her geçen gün biraz daha fazla kaynağı devamlı genişleyen bedeninin altına alıp eziyor. Bilimadamları şehirlere her anlamda mükemmel mal ve servis sunan şehir sanayicilerini gözlemleyerek şehir hiyerarşisinden söz ediyor artık. Modern şehirler nakliye ve toptan satışın da merkezi, sermaye, eğitim ve yönetim gücünün deBüyüyen şehirlerin başlıca sorunlarından ikisi, iskâ n ve işçilerin şehrin hiç arzu edilmeyen bölgesinde çalışmaya zorlanması.
Avrupa'nın tipik 'iyi Batı' ve 'gariban Doğu' ayrımı 20. yüzyılın başında yapılmıştı. Bu, hâkim Batı'nın endüstriyel çer çöp ve kömür tozu yüklü rüzgârını Doğu'ya yönlendirmesi sebebiyle yapılmış bir ayrımdı; kıta ve ülke düzeyinde olduğu kadar kent düzeyinde de yapılan bir ayrımdı
Şehirleşme yüzyıllardır devam ediyorGeleneksel formda sosyal faaliyetlerin ve yerleşimin bir merkez etrafında gerçekleştiğini görüyoruz. Daha sonra yerleşkeler şehrin eteklerine doğru kaymaya başlıyor. Bu da banliyölerin doğuşunu müjdeliyor. Kimi bunları 'kenar mahalle' olarak tanımlarken kimi de bu bölgelere postmodern bir kimlik atfediyor.
Antik kentlerse merkezi alanlarda ve toplanma noktalarında kendiliğinden gelişmişlerdi, oluşumları da yüzyıllar almıştı. Bilimadamları bunları 'organik' diye tanımlıyor; şehirleşmenin en eski formu. Bu kentler istila edildiklerinde istilacıların mimari tercihlerine adapte oluyorlardı. Pek çok şehir askeri veya ekonomik nedenlerle yeniden yapılandırılmıştı. Oysa modern şehirler neredeyse 'anahtar teslim' ürünler. Bu, altyapı anlamında daha orada oturacak kimseler gelmeden çok önce işlerin tamamlanmış olması demek. Yani değiştirecek, ihtiyaçlara cevap vermesi için dönüştürecek bir şey kalmamış demekHatta bir anlamda 'inorganik' demek

Haberin devamını Yeni Aktüel dergisinin 127. sayısında bulabilirsiniz!


1   2   3   4   5  
 
 
Her hafta | Türkiye | Dünya | Toplum | Kültür Sanat | Yazarlar | Künye / İletişim | Bize ulaşın  
width=10
Turkuvaz Medya Grubu Copyright © 2003-2012 Tüm hakları saklıdır.
Turkuvaz Gazete Dergi Basım A.Ş.
Üretim ve Tasarım

Turkuvaz Medya Dijital