AKTÜELHepoku    
Her Hafta width=3 Türkiye width=3 Dünya width=3 Toplum width=3 Kültür Sanat width=3
 
   
 
Tarih Duvarlara Yazılıyordu!



Tarih Duvarlara Yazılıyordu!

Öğrenci - polis çatışmaları sürerken, kaldırımlardan sökülen taşlar havada uçuşurken yazılan tarihi fotoğraflayan bir gazeteci vardı: Güneş Karabuda! Karabuda'nın fotoğrafları ve belgesel filmi Mayıs 1968'in 40. yıldönümünde İstanbul'da sergilenecek ve gösterilecek…

İstanbul'daki Sermet Çifter Salonu'nda 25 Nisan ile 16 Mayıs tarihleri arasında gezilebilecek olan "Duvarların Dili" adlı sergide İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra Batı Avrupa'da gerçekleşen en güçlü toplumsal başkaldırı hareketine tanıklık eden fotoğrafların yanı sıra Atelier Populaire'de ortak çalışmayla üretilen ve dönemin simgesi olan sloganları taşıyan afişlerle, o sırada Paris'te yaşayan ve olaylara tanıklık eden sanatçıların portreleri ve Güneş Karabuda'nın çektiği belgesel yeralacak.
Karabuda'nın 68 ruhunu yaşatan fotoğrafları çekmesi biraz da rastlantı sonucu. Karabuda bu rastlantıyı şu sözlerle anlatıyor. "Doğru zamanda doğru yerde olmak lafı vardır ya; bu bazen bilerek olurBizimki hiç bilmeden oldu. Oraya oyun yazarı Eugenie Ionesco'nun bir belgeselini yapmak üzere gittik. Son derece popülerdi o sırada. 'Kel Şarkıcı' adlı piyesi oynuyordu 12 yıldır. Nisan ayının sonunda konuşmuş ve bir hafta sonra çekime başlamak üzere anlaşmıştık. Gittiğimizin ikinci günü, Paris'te hareketlilik başladı ve her geçen gün biraz daha arttı. Bunun üzerine Ionesco'dan bir telefon; dedi ki 'Kusura bakmayın bunu yapamayacağız, bu ortamda Paris'te yaşayamam!' Filmin esas oğlanı kaçtı ve güneye gitti. Eşim ve meslektaşım Barbara Karabuda ile orada kaldık. Burnumuzun dibinde olaylar başlayınca İsveç Televizyonu'nu ikna etmeye çalıştık; 'Ionesco kaçtı, yerine bu var' diye. İsteksiz olarak 'Her yerde kavga, gürültü var, bu çekilecek şey mi, belgesel olur mu' dediler. Biz çok dil dökünce lütfen 'Çekin o zaman' dediler. Kolları sıvadık ve başladık çekmeye!"
Hem fotoğraf hem film çeken Karabuda'ların görüntülerinde de yer alan ve her dakika basılıp Paris duvarlarına asılan afişler 68'in belgesi olmanın yanında ruhunu da yansıtıyor. Güneş Karabuda bunu şu sözlerle özetliyor. "Her devrimin kendini anlatmayı tercih ettiği sözcükler, kendine özgü bir dili olduğu bilinir. Benzer durumlarda, şimdiye kadar kapalı kapılar arkasında yapılan konuşma, tartışma ve atışmalar bu kez dışarı taşmış, her taraf sert politik sloganlı afişler, karikatür, yazı ve resimlerden geçilmez olmuştu. Kısacası 'Duvarların Dili' Mayıs 68'in kendine özgü diliydi!"
Fotoğraflarda, sanat dünyasının merkezi olan Paris'te gelişen Mayıs 68'in sanat yönüne ağırlık veren Karabuda bu tercihini şu sözlerle anlatıyor. "Bonaparte Sokağı'ndaki Güzel Sanatlar Akademisi olaylarla ilgili yazılan ve çizilen her şeyin merkeziydi ama Akademi'ye girmek öyle kolay değildi. Sıkı bir öğrenci kontrolünden geçmek gerekiyordu. Abidin Ağabey'e (Dino) derdimizi anlattığımızda 'Sizi oraya sokarım' deyivermişti. Ertesi gün sözünü tutmuş, beraberce Akademi'ye girmiştik. Birkaç hafta süreyle Mayıs 68'in dili, sesi, can noktası olan bu yerde harıl harıl çalışmıştık. O dönem Paris'te yaşayan bütün sanatçıların gelişen olaylardan etkilenip esinlenmesi doğaldı. Türk sanatçıları Abidin Dino, Selim Turan, Mübin Orhon ve Behçet Safa bunlardan bazılarıydı. Yabancı ünlü sanatçılar arasında Poliakoff, Zadkine, Dali, Wifredo Lam, CKrMaussion, Lipka, Clvardı."

1   2   3   4   5  
 
 
Her hafta | Türkiye | Dünya | Toplum | Kültür Sanat | Yazarlar | Künye / İletişim | Bize ulaşın  
width=10
Turkuvaz Medya Grubu Copyright © 2003-2012 Tüm hakları saklıdır.
Turkuvaz Gazete Dergi Basım A.Ş.
Üretim ve Tasarım

Turkuvaz Medya Dijital