| |
|
 |
Butto'nun Otopsi Yapılmadan Gömülmesi Ve Ortaya Çıkan E-posta Kafa Karıştırdı
"Başıma bir şey gelirse sorumlusu Müşerref'tir"
|
|
|
ADEM DEMİR RECEP TUNCER - İslamabad
|
Ülkeye dönüşü büyük coşkuyla karşılanan, ancak bir o kadar da tepki ve tehditle karşılaşan Benazir Butto 27 Aralık'ta uğradığı silahlı ve bombalı saldırıda hayatını kaybetti. Yaklaşık 20 kişinin hayatını kaybettiği bombalı saldırıyı El Kaide üstlendi. Ancak CNN kanalının ortaya çıkardığı elektronik posta, Pakistan Devlet Başkanı Pervez Müşerref'i de şüpheliler arasına sokuyor.
Pakistan'ın eski başbakanı ve muhalefetteki Halk Partisi'nin lideri Benazir Butto ülkesine döndükten yaklaşık iki ay sonra, 27 Aralık Perşembe günü bir intihar bombacısının düzenlediği suikastta yaşamını yitirdi. Olayın ardından saldırıyı El Kaide üstlendi. Pakistan İçişleri Bakanlığı da El Kaide'nin Veziristan sorumlusu Beytullah Mesud ile örgütün lider kadrosundan Molla Ömer arasında suikast sonrası gerçekleşen bir telefon görüşmesinin bu iddiayı doğruladığını açıkladı. Ancak Pakistan kamuoyunda hâlâ soru işaretleri var. Kuşkuların başlıca nedeniyse Butto'nun, otopsi yapılmadan gömülmüş olması. Bu konuda çelişkili haberler geliyor. CNN, Butto'nun eşi Zardari'nin otopsiyi kabul etmediği bilgisini verirken, İslamabad'da ailenin bir açıklama yapmadığı konuşuluyor. Bir başka çelişki yumağı da ölüm nedenini sarmalıyor. İlk muayeneyi yapan doktorun, önce Butto'nun kurşun yaraları nedeniyle, bir gün sonraysa patlama yüzünden öldüğünü açıklaması kuşkuları arttırıyor. Tabii bir de Butto'nun ölümünden 36 saat sonra Pakistan İçişleri Bakanlığı'nca dile getirilen üçüncü bir ölüm nedeni var: Başını aracın tavanına vurması nedeniyle Butto'nun kafatasında çarpmaya bağlı travma! Bu tür "resmi" açıklamaların, Benazir Butto şehit sayılmasın diye yapıldığını savunanlar da var. Amerikan CNN kanalının ortaya çıkardığı bir elektronik postaysa Pakistan Devlet Başkanı Pervez Müşerref'i de şüpheliler arasına sokuyor. CNN'in haberine göre Butto'nun Karaçi'de kurtulduğu saldırıdan bir hafta sonra, 26 Ekim'de Amerikalı sözcüsü Mark Siegel'a gönderdiği bir elektronik postada, "Pakistan'da başıma bir şey gelirse, sorumlusu Müşerref'tir" yazıyor. Butto'nun Mark Siegel'dan, öldürülmesi halinde kamuya açıklamasını istediği iddia edilen mesajın devamı şöyle: "Özel ya da camları filtreli araçların ya da beni korumak için dört araçlık bir polis eskortunun kullanılmasının yasaklanması onun (Müşerref) onayı olmadan mümkün değil."
ABD Butto'ya oynuyordu Amerika'nın Afganistan'ı işgalinden sonra Pakistan'a sığınan binlerce Afganistanlı'nın azımsanmayacak bölümü Taliban sempatizanı ya da militanı olarak değerlendiriliyor. Amerika başta olmak üzere tüm Batı dünyasıysa uzun süredir, kontrol altına alınmayan Kuzey eyaletlerindeki güçlere ve Peşaver kentindeki Taliban yanlılarına yönelik sert tedbirler alınmasını istiyordu. Ancak Müşerref, aşiretlerin hâkim olduğu Kuzey Eyaleti Veziristan ile Peşaver'deki Taliban ve El Kaide yanlılarına yönelik ciddi adımlar atamadı; hem de nükleer silahları da olan çok güçlü bir orduya sahip olmasına rağmen! Batı dünyası da Benazir Butto ve eski başbakanlardan Navaz Şerif'in siyaset sahnesine çıkmaları için baskıya başladı. ABD ve Batı'nın baskısına dayanamayan Müşerref, sekiz yıl sürgünde yaşayan Benazir Butto ile Navaz Şerif'in ülkeye dönmesine fazla ses çıkaramadı. Hatta bir ara Müşerref'in, cumhurbaşkanlığını garantilemek için Butto ile anlaştığı bile konuşuldu. Butto ise ülkesinde eskisinden daha büyük ilgi gördü. Hatta ülkeye dönüşünde kendisini karşılamaya 150 bin kişi gelmiş, bu sırada Butto'nun konvoyuna düzenlenen intihar saldırısında 150 kişi ölmüştü. Pakistan'daki terör olaylarına yönelik daha ciddi adımların atılacağı mesajı veren Butto öldürülmeden önce Afganistan Cumhurbaşkanı Hamit Karzai ile görüştü. Her iki ülkedeki aşırılıklara karşı birlikte mücadele edilmesi konusunda anlaşan iki lider özellikle Pakistan'daki Afgan mücahitlerin ülkeden çıkarılması gerektiği yönünde karar aldılar. Bu görüşmeden iki saat sonra Butto öldürüldü.
| Haberin devamını Yeni Aktüel dergisinin 130. sayısında bulabilirsiniz! |  |
|
 |
|