![]() ![]() |
![]() |
|
||||||||||||||
|
|||||||||||||||
![]() |
Google Yine Dünyayı Birbirine Kattı, Ortaya Yeni Bir Meslek Daha Çıktı: Seo! Bastır Parayı, Al Birinci Sırayı
Sadece İngiltere'de firmaların Google'da liste başı olmak için harcadıkları para yıl sonuna kadar 400 milyon Euro'ya ulaşacak! Liste başı olmak çok önemli çünkü yapılan araştırmalara göre Google'da bir şeyler arayan insanların yüzde 16'sı yalnızca ilk üç sonuç ile ilgileniyor. Yüzde 32'si birinci sayfanın tamamına bakarken yüzde 23'ü ikinci sayfayı da inceliyor. İlk sayfada yer almayan bir link'in tıklanma oranıysa yalnızca yüzde bir! İlk sayfada yer almak reklam vermekten daha kârlı. Yıl 1966. Genç kız siyah zeminli bir ekranın karşısında oturmuş yeşil karakterlerle ona sorunlarını yazıyor. Aldığı cevaplar biraz garip olsa da ümit verici. Belki de bu ekranın ardında gerçek bir insan vardır! İşte o yıl MIT'den Joseph Weizenbaum bir psikoterapi yöntemi olarak yaratmıştı bu programı. Adı da Eliza'ydı. Şimdilerin Facebook çocukları için bir şey ifade etmese de o zamanlar gençler siyah ekranın ardında bir insan olduğu hayaliyle soruyordu sorularını, belki gerçek cevaplar alırlardı kim bilirYıllar sonra Larry Page ve Sergei Brin, Google'ı kurarak bunu başardı. Yani Eliza'yı gerçek bir insana hatta insanlara dönüştürdüler. Hatta son günlerde durum öyle ironik bir hal aldı ki Google'da birinci sıraya çıkmanın yollarını -her ne kadar Google'cılar karşı olsa da- yine Google Search (ara) butonuna basarak buluyoruz! İnternetin reklamı Google'dan geçiyor! Geçen hafta The Sunday Times'ta yer alan bir haber yine Google'ın boyutlarını gösterir nitelikteydi. Habere göre sadece İngiltere'de firmaların Google'da liste başı olmak için harcadıkları para yıl sonuna kadar 400 milyon Euro'ya ulaşacak! Peki bu Eurolar kime veriliyor? İşte burada Google sayesinde ortaya çıkan yeni bir meslek tanımı giriyor devreye: Search Engine Optimisation (SEO). Ya da Türkçe'siyle Arama Motorları Optimizasyonu (AMO). Araştırmalara göre Google'da bir şeyler arayan insanların yüzde 16'sı yalnızca ilk üç sonuç ile ilgileniyor. Yüzde 32'si birinci sayfanın tamamına bakarken yüzde 23'ü ikinci sayfayı da inceliyor. İlk sayfada yer almayan bir link'in tıklanma oranıysa yalnızca yüzde bir! Bu durumda rakamların da şahitliğinde şunu söylemek uygun olur: Google'da liste başı olmak reklam vermekten daha kârlı! Zap Medya SEO Araştırma- Geliştirme Hizmetleri Re-Search Direktörü Tuncay Yavuz 2007 yılında Türkiye'de internet reklam gelirinin 40 milyon dolar civarında olduğunu söylüyor. Google Türkiye'nin ise sadece kendine ait cirosu 40 ila 100 milyon dolar civarında. Yani buna göre Google, Türkiye'nin reklam piyasasını tek başına kapsıyor. Durum böyle olunca devreye SEO'lar giriyor. Ancak durum sandığımızdan biraz daha karışık. En iyisi en baştan alalım. "Ne kadar liste başı o kadar tıklanma" Google çeşitli algoritmaların birleşiminden oluşan bir sisteme sahip. Ancak bu algoritmalar başka siteler ya da sistemler tarafından öğrenilmesin diye sürekli değişime ve gelişime uğruyor. Dolayısıyla Google tarafında sürekli çalışan bir ekip var. Beri yandan SEO'ların görevi Google'ın bu algoritmalarını çözmek ve bir anlamda listelerin seyrini bozmak. Yani Google'da üçüncü sayfada bulunan adınızın ilk sayfalarda yer almasını sağlamak. Peki bu nasıl oluyor? Bilgi Yönetim Sistemi Uzmanı Yüksek Mühendis Nuray Gültekin'in anlattığına göre, özellikle bir siteniz varsa Google'ın ilk sayfalarında yer almasını sağlayacak "hedef arama kelimeleri"ni kullanmanız gerekiyor. Zira Gültekin, insanların ihtiyaç duydukları zaman arama motorlarına başvurduklarını göz önünde bulundurarak bu kelimelerle ne kadar liste başı olursanız o kadar tıklandığınızın da altını çiziyor. Gültekin Google'da üst sıralarda var olmanın zorluğunuysa şu örnekle anlatıyor: "Örneğin 'bale' kelimesinde arama yapıldığında Google'da 19 milyon sonuç çıkıyor ve bu 19 milyon sonuç içinde ilk 10 sırada yani ilk sayfada olmaktan bahsediyoruz." Tuncay Yavuz'un söylediğine göre SEO reklam piyasasının yüzde 25'ini ele geçirmiş durumda. "Türkiye teknoloji açısından her zamanki gibi geriden geliyor" diyen Yavuz ekliyor: "Ama 2008 SEO yılı olacak. Çünkü insanlar Google'ın reklamdan daha güçlü bir kaynak olduğunun farkına varmaya başladı." İnsanların reklam için para vermesine rağmen Google aramalarında çıkmayınca buna başvurduklarını söyleyen Yavuz, arama motorlarının reklamlardan farkını şöyle anlatıyor: "Sporla ilgili bir firmaysanız o alandaki kanallara yönelirsiniz. Yine de ulaştığınız kitle bellidir arayana ulaştığınızdan emin olamazsınız. Ama arama motorunda insanlar zaten adı üstünde; aradığını buluyor." Yavuz'un göz doktoru olan bir müşterisi yalnızca Google'daki yerinin değişmesiyle birlikte daha önce ayda 10 operasyon yaptığı Güngören'deki muayenehanesinden, ayda 50 operasyon yapmaya başladığı Nişantaşı'ndaki yeni yerine taşınmış! Özellikle küçük çaplı işletmelerin SEO'yu keşfetmeye başladığını ancak büyük firmaların Türkiye'de henüz harekete geçmediğini söylüyor Yavuz. Önce başvurular inceleniyor, ardından gerekli şekillerde işleniyor. Bir LPG firmasının Google'ın "tüp" aramalarında ilk sayfada yer almak istediğini söyleyen Yavuz işleyiş mantığını şöyle anlatıyor: "Arama butonuna 'tüp' yazdığınızda karşınıza 'tüp bebek'le ilgili sonuçlar çıkar. Firmanın rakiplerinin asıl yer alması gereken kısım 'LPG' olmalıdır. İşte bu noktada biz devreye giriyor ve yol gösteriyoruz." Biz tam konunun sandığımızdan da karışık olduğunu düşünmeye başlamışken Yavuz bu işin takip ve sürekli öğrenmeye açık olmayı gerektirdiğini söyleyiveriyor. Google bu konuda kendine öyle güveniyor ki "SEO" yazıp search (ara) butonuna bastığınızda karşınıza ilk sırada çıkan şey yine Google tarafından yayımlanmış bir metin oluyor! Bu metinde bir sitenin internette nasıl yer aldığı anlatılırken özellikle altı çizilen bir nokta var: "Dikkat edin! Size kimse Google'da birinci sırada olma garantisi veremez!" Tuncay Yavuz da bir SEO uzmanı olmasına rağmen bunu onaylıyor. Zira müşterilerine sürekli bu uyarıyı yaptığını, bunun karışık ve zahmetli bir iş olduğunu anlatan Yavuz bu konuda kandırılmanın da kolay olduğunu hatırlatıyor.
|
||||||||||||
|
|||||||||||||
| Her hafta | Türkiye | Dünya | Toplum | Kültür Sanat | Yazarlar | Künye / İletişim | Bize ulaşın | |||
|