AKTÜELHepoku    
Her Hafta width=3 Türkiye width=3 Dünya width=3 Toplum width=3 Kültür Sanat width=3
 
   
 

Yeni Aktüel Kuzey Irak'ta

Fakir Kürt'e Kuzey Irak kapalı!
Yazı ve fotoğraflar: BORIS MABILLARD 


Kuzey Irak sosyal ve ekonomik anlamda tam bir şantiye… Müteahhitler Türkiye'den, kol gücü Bangladeş, Etiyopya ve Hindistan'dan. Kaos ortamında kanunlar farklı işliyor ama işler bir şekilde yürüyor. Kürt otonom bölgesinde kırılgan bir dengede refah ağır ağır yayılıyor. Ama bölgede herkes, son patlamalarla birlikte ufukta beliren fırtına bulutlarını endişeyle izliyor!

Habur Sınır Kapısı'nda durdurulan kamyonların sabrı tükeniyor. Irak tarafında her şey birkaç dakikada hallolurken Türk gümrük görevlilerinin didik didik aradığı kamyonlar birkaç gün bekleyebiliyor. Taksiler ve otomobiller ise sorun yaşamıyor. Modern yeni terminalin faaliyete geçmesi de kamyoncuların bekleme sorununu çözmemiş. Diyarbakırlı genç işadamı Edip Fırat'ın ise acelesi var. Irak'ta kazandıklarını Türkiye'ye götürmek için aynı gün içinde giriş-çıkış yapmak zorunda. Hiçbir Türk bankasının Kürt otonom bölgesinde şubesi yok, bu nedenle sık sık dolar dolu valizlerle Türkiye'ye gidip geliniyor. "Hırsızlıktan korkmuyorum, hatta kendimi İstanbul'dan daha güvende hissediyorum" diyor. Yaygın görüşün aksine, burada güvenlik var; ya da en azından son bombalara kadar öyle sanılıyordu! Neyse, yolumuza devam ediyoruz
İlk köy İbrahim Halil; burası resmi olarak Irak. Ama sadece Kürt otonom bölgesinin üç renkli bayrakları parlak güneşin altında dalgalanıyor.
İbrahim Halil, Irak'ın en önemli ticaret kapısı. Ülkenin tüketim ihtiyacının büyük bölümü buradan karşılanıyor. Gümrükte kontrol ne kadar sıkı olursa olsun, Türkiye diğer ülkelerin çok ötesinde, Irak'ın en önde gelen ekonomik partneri. Özellikle de Kuzey'de inşaat sektörüne büyük katkısı var.
Dört yıl öncesine kadar sadece büyük bir köy olan Dohuk, sınırdan sonraki ilk büyük şehir. Topraktan mantar gibi binalar fışkırıyor. Şehre gösterişli, görkemli ve kibirli bir mimari hakim. Ev fiyatları da patlama halinde. Gösterişsiz bir villa için 200-500 bin doları gözden çıkarmak gerekiyor. Sorun değil! Çünkü burada para çabuk kazanılıp çabuk harcanıyor. Son model Mercedes ve BMW'ler kalabalık caddelerde yarışta. Edip'e göre, bu bir şans; "Kanunların olmadığı, neredeyse hiç verginin ödenmediği bu yer, ticaret ve yatırımları körüklüyor" diyor.

En büyük kâr Türkler'in
Bu ticari patlamadan en fazla kâr edenler Türkler. Bölgenin başkenti Erbil'deyizBuradaki büyük pazarın ismi Kayseri ve satılan malların neredeyse tamamı Türkiye'de üretiliyor. Geri kalanı Çin'den; ama onlar da Türkiye üzerinden geliyor. Erbil Ticaret Odası Başkanı Dara Jalil Al-Khayat Yeni Aktüel'e, Türkiye'nin 400 şirket ve 4-5 milyar dolarla orada olduğunu söylüyor. Bu rakamın tüm Kuzey Irak için 1200'ü bulduğunu savunanlar da var. Burada petrol dışında bir şey üretilmediğinden bölge büyük ölçüde ithalata bağımlı. Yasa, petrol gelirinin yüzde 17'sinin Bölgesel Kürt Hükümeti'ne verilmesini öngörüyor. Fakat Bağdat ödemelerde gecikiyor ve Kürtler'e neredeyse bir milyar dolar borcu var. Amerikan müdahalesine kadar bölge uluslararası insani yardım programlarıyla ayakta duruyordu. Bugünse, yerleşmek ya da ticari fırsatlardan yararlanmak için ülkeye dönen sürgündeki Kürtler ve Türkiye'den gelenler yatırım yapıyor. Fakat dönüşler her zaman kolay olmuyor; özellikle de sermayeleri yoksa. Çünkü burada bulunabilmek için artık kabarık bir cüzdana sahip olmak gerekiyor.
Fiyatlar her yerde el yakıyor; öncelikle arazi, kira ve gıdada. Beş parasız dönenlerin yerleşecek yer bulması bile zor; piyasa tıkanmış durumda. Şehir merkezine uzak evlerin fiyatları bile yüksek. Sorunu çözmek için belediye ilk sosyal konutlarını yapmış, fakat bu kitlesel talepleri karşılamaya yetmiyor. Kürt yönetimine göre bu bir başlangıç ve arkası gelecek. Fakat devasa iş merkezleri birkaç ayda inşa edilebilirken, yönetim kademesindeki anlaşmazlık ve siyasi tartışmalar sosyal projeleri frenliyor.

Kaos ortamına has kanunlar
Amir, şehir merkezindeki üstü açık kanalizasyon manzaralı ara sokaklarda öfkeyle yürüyor: "Günde ancak üç saat elektrik veriliyor, kanalizasyon yok. Bu durumda hükümet hâlâ başarıdan bahsetmeye cüret ediyor." Ekonomik büyümeden de herkes faydalanmıyor. Bir tarafta fiyatlar yüksekken, kalifiye olmayan işçiler için ücretler dalgalıSabahın altısı. Mahmur Kampı'na giden yolda gündelik bir iş için yüzlerce insan bekliyor. 17 yaşındaki Bahtiyar Musul çevresinde yetişmiş, fakat Irak'taki şiddet nedeniyle ailesi Erbil'e yerleşmeye karar vermiş. Büyükannesi, babası ve amcasıyla aynı evi paylaşıyor. Evde kimse çalışmıyor. "Az ya da çok, paramız ortak. Bir iş bulamazsam, evde beni dövüyorlar" diyor. Kalifiye olmayan gençlerin, güç beğenen yabancı şirketlerde iş bulma şansı yok gibi. Daha iyisi olmadığından küçük işlerde çalışıyorlar. Bazen, aylık bütçe Avrupa'ya yerleşen aile üyelerinin gönderdiği paralarla tamamlanıyor. Buna rağmen, ve paradoksal olarak inşaat işlerinde kol gücü eksiği var. Bangladeş, Etiyopya ve Hindistan'dan gelen işçiler genç Kürtler'i reddeden işyerlerinde çalışıyor!
Örneğin Muhammed bir temizlik şirketinin Erbil şubesini yönetiyor ve Kürtler'i çalıştırmama gerekçelerini şöyle açıklıyor: "Çok tembel olmalarına karşın çok yüksek maaş istiyorlar. Oysa Bangladeşliler haftada 60 saat hiç söylenmeden çalışıyorlar." Binlercesi ayda 200 dolar kazanıyor ve kalacakları yer de işverenleri tarafından bulunuyor. Çalışma şartları zor, acımasız ve anlaşılan maaşlar da kül olup gidiyor. Yolun köşesinde üç ay önce Irak'a gelmiş ve hâlâ maaşlarını alamamış Bangladeşli grevciler var. İşverenleri pasaportlarına el koyduğundan ümitsizce grev yapmaktan başka çare kalmamış. "Polise gitmeye cesaret edemiyoruz, dillerini konuşamıyoruz, yabancıyız ve belgemiz de yok."
İş hukuku var ama uygulanmıyor. Eski kanunlarla yenileri birlikte yürürlükte. İngilizce yayımlanan haftalık Kurdish Globe'dan bir gazeteci Qassim Khidhir'in sözleri kaosun boyutunu gösteriyor: "En üstten en alta kadar sadece yozlaşma var; hatta bu yayın organı içinde de hiç görmediğimiz insanlara maaş bağlanıyor."
Erbil'de akşam saati yollar boşalıyor. Sadece birkaç dondurmacı açık. Kalenin altındaki ıssız bulvarda, eğlenceden yoksun polis memurları hoş vakit geçirmek için motorlarıyla hız yapıyor. Polisler de diğerleri gibi kanunlara saygılı değil. Anarşi hüküm sürerken kanunları çiğnemek kanun oluyor!

spacer
 
1  2  
 
spacer
1   2   3   4   5  
6   7   8   9   10  
11   12  
 
 
Her hafta | Türkiye | Dünya | Toplum | Kültür Sanat | Yazarlar | Künye / İletişim | Bize ulaşın  
width=10
Turkuvaz Medya Grubu Copyright © 2003-2014 Tüm hakları saklıdır.
Turkuvaz Gazete Dergi Basım A.Ş.
Üretim ve Tasarım

Turkuvaz Medya Dijital