AKTÜELHepoku    
Her Hafta width=3 Türkiye width=3 Dünya width=3 Toplum width=3 Kültür Sanat width=3 vimjo alışveriş
 
   
 
Babam için yazarlar, din adamları ve paşalardan çok daha önemliydi

Nobel Ödüllü Orhan Pamuk Yeni Romanını, Yazarlığına En Çok Katkısı Olan İnsanı Ve Ödül Aldıktan Sonra Değişen Hayatını New York'taki Evinde İlk Kez Yeni Aktüel'e Anlattı

Babam için yazarlar, din adamları ve paşalardan çok daha önemliydi
Yazı ve fotoğraflar: TULUHAN TEKELİOĞLU 


Columbia Üniversitesi'ndeki derslerini sürdüren ve Nobel töreninde yapacağı konuşmayı hazırlayan Orhan Pamuk, Manhattan'daki evinde Tuluhan Tekelioğlu'nun sorularını yanıtladı. Pamuk dört yıldır çalıştığı 'Masumiyet Müzesi' adlı yeni romanını bitirmek üzere. "Öteki romanlarımdan farklı, şaşırtıcı 500 sayfalık bir aşk romanı. İleride bu romanla hatırlanacağıma inanıyorum" diyen Pamuk, yazarlığında babasının büyük katkısı olduğunu açıkladı...

Sararmış yaprakların bir kısmı ıslak kaldırımların üzerine yapışmış, bir kısmı tatlı tatlı esen sonbahar rüzgârında Manhattan üzerinde uçuşuyor. New York'un dümdüz bulvarlarının aksine, kıvrımlı ve yokuşlu bir sokaktan aşağı iniyorum. Sonbahar yapraklarıyla kaplı parktan geçiyorum. Bu güzel parkla profesörlerin yaşadığı apartmanlar arasındaki Riverside Caddesi, Manhattan'ın huzurlu köşelerinden biri. Orhan Pamuk da bu huzurlu mahallenin yeni sakinlerinden. Tam evine yerleşip masa, sandalye, tabak alacakken Nobel haberi gelmiş ve bir türlü evine tam yerleşememiş.
Pamuk'un dokuzuncu kattaki dairesi İstanbul'daki yazıhanesi gibi deniz manzaralı değil ama Hudson Nehri'ne bakıyor. Columbia Üniversitesi'ne ait dairede Pamuk sakin bir hayat yaşıyor ama Nobel Ödülü'nden sonra sosyal hayatı hareketlenmiş. Benim New York'ta bulunduğum üç gün içinde Pamuk, Vaclav Havel ve Gore Vidal'le ayrı ayrı yemek yedi; Salman Rüşdi ile bir okuma gecesine katıldı ve 1986 Nobel Barış Ödülü sahibi Eli Wiesel, Gao Xingjian, James D. Watson ve Oprah Winfrey ile birlikte görkemli bir gecede Public Library'den ödül aldı. Ancak Pamuk yoğun temposuna rağmen günlük hayatındaki hiçbir alışkanlığını değiştirmemiş. Derslerine yürüyerek gidiyor, beslenmesine dikkat ediyor ve New York'ta taksi yerine metroyu kullanıyor...
- Yıllarca bir odaya kapanıp yazdınız. Bütün bu yalnızlıktan sonra New York'taki gürültülü hayat fazla gelmiyor mu?
Nobel'imin tadını çıkarıyorum. Karşılaştığım insanlar, okuduğum yazarlar, onlarla dünyadan ve edebiyattan konuşmak bir zevk. Böyle bir sevince, bunu sevdiğim yazarlarla paylaşmaya ihtiyacım varmış. Ders vermek, Columbia'nın değerli hocalarıyla dostluk etmek bana iyi geliyor. New York'u eğlenceleri kadar kütüphaneleri, müzeleri ve kitapçı dükkânları için de severim.
- Çok kişi hayal ediyor, hayallerinin peşinden koşuyor ama çok azı sizin kadar onları gerçekleştirebiliyor. 'İstanbul' adlı kitabınız ressam olmak yerine yazar olma kararınızla bitiyordu. Bu hayali sonuna kadar gerçekleştirip Nobel almak nasıl bir duygu?
Bu bir günde, bir gecede olmadı. 32 yıldır yazıyorum. En zoru ilk kitabımı yayımlayabilmekti. Altı yılımı aldı ve sabırlı olmayı öğrendim. Ama zaten işimi yani yazmayı, hayal etmeyi, hiçbir başarı olmasa da devam edebilecek kadar seviyorum. Başarıyı hep kitaplarım okunsun, diye istedim.
- Çok genç yaşta aldınız bu ödülüNobel alan yazarların daha sonra aynı düzeyi tutturamadığı söylenir. Korkuyor musunuz?
Bu bence bir klişe, basmakalıp bir laf. Dört yıldır üzerinde çalıştığım romanımı, 'Masumiyet Müzesi'ni bitirmek üzereyim. Öteki romanlarımın hepsinden farklı, şaşırtıcı 500 sayfalık bir aşk romanı. İleride bu romanla hatırlanacağıma içtenlikle inanıyorum.
- Yeni romanınızda şaşırtıcı olan nedir?
Aşktan söz ederken sonuna kadar gidebilmek istedim. Bir takıntı, bütün bir hayat olarak aşk. Daha fazla anlatmak istemiyorum.
- 'Benim Adım Kırmızı'yı yazarken neredeyse bir kütüphane oluşturacak kadar minyatür kitabı okuduğunuzu, 'Kar' adlı romanı yazmak için Kars'a gittiğinizi biliyorum. Çok araştırma yapıyorsunuz. 'Masumiyet Müzesi' için nasıl bir araştırma yaptınız?
Masumiyet Müzesi 500 sayfalık bir aşk romanı ama aynı zamanda toplamak, saklamak, koleksiyon yapmakla da ilgili bir yanı var. Bu kısmı için müzecilik tarihini araştırdım. Avrupa ve Asya'da birçok müze gezdim. En ücra, en uzak köşelere kadar gittim... Bu araştırma dediğim şeyleri her zaman zevkle yaptığım ve kendimce mutlu bir hale getirdiğim için araştırma yaptığımı değil, konunun içinde olduğumu düşünerek çok zevk alıyorum.
- Masumiyet Müzesi'nde Orhan Pamuk'un hayatı ne kadar var?
Benim bütün romanlarım otobiyografiktir. Ama hüner insanın kendisinden bir başkası gibi söz edebilmesi.

Haberin devamını Yeni Aktüel dergisinin 73. sayısında bulabilirsiniz!


Babam için yazarlar, din adamları ve paşalardan çok daha önemliydi
Fotoğrafını Çekenin Fotoğrafını Çekiyor
spacer
 
1  2  
 
spacer
1   2   3   4   5  
6   7   8   9   10  
11   12   13  
 
 
Her hafta | Türkiye | Dünya | Toplum | Kültür Sanat | Yazarlar | Künye / İletişim | Bize ulaşın  
width=10
Turkuvaz Medya Grubu Copyright © 2003-2010 Tüm hakları saklıdır.
Turkuvaz Gazete Dergi Basım A.Ş.
Üretim ve Tasarım

Turkuvaz Medya Dijital