AKTÜELHepoku    
Her Hafta width=3 Türkiye width=3 Dünya width=3 Toplum width=3 Kültür Sanat width=3
 
   
 

Ailesi, Arkadaşları Ve Hocasının Gözünden Abdullah Gül

"Doğum yılı 1991!"

Yakınlarının tanıklığı gösteriyor ki Abdullah Gül, siyaset yaşamında olduğu gibi aile içinde de hep denge unsuru olmuş. Öğretmenleri tarafından evine gelip tebrik edilecek kadar başarılı bir öğrenci olan Cumhurbaşkanı adayının yaşamındaki dönüm noktasıysa 1991 yılında doçent ve baba olması, milletvekili seçilmesi. Eşinin geri planda kalmasına izin vermediği belirtilen Gül, şiiri çok seviyor ve Necip Fazıl Kısakürek hayranı.

TBMM'nin Anayasa Mahkemesi Başkanı Ahmet Necdet Sezer'i Çankaya'nın onuncu sakini olarak seçtiği günden dokuz gün sonra, Türkiye'nin gündeminde bir seçim daha vardı: 14 Mayıs 2000'de yapılan Fazilet Partisi 1. Olağan Büyük Kongresi! Kongre 'olağan' sıfatını taşısa da, o pazar günü, Necmettin Erbakan'ın liderliğindeki Milli Selamet Partisi ile başlayan ve lider ekibin çok fazla çatlak sesle karşılaşmadığı siyasi oluşum ilk 'olağanüstü' sınavını veriyordu. Fazilet Partisi'nin genç ve yıldız ismi Abdullah Gül, partinin ileri gelenlerinden Bülent Arınç ve Abdüllatif Şener'in de desteğiyle, Erbakan'ın adayı Recai Kutan karşısında liderliğe oynuyordu. Partinin gelenekçi kadrolarının 'itaatsizlikle' suçladığı Gül ve ekibi o gün, Kutan'ın kazandığı 633 oya karşı 521 oyla seçimi kaybetti. Bu mağlubiyet, sonraki yıllarda Türk siyasi hayatına şekil verecek siyasi oluşumun, AKP'nin de temellerini atmış oldu. Seçim mağlubu Abdullah Gül'ü Sezer'den sonra Çankaya'ya götürecek yolun taşları da, böylece Sezer'in cumhurbaşkanlığı döneminde döşenmiş oldu.
Bugün Çankaya Köşkü'nün en kuvvetli adayının ardında, ilk gençliğinden itibaren siyasetle yoğrulan yıllar bulunuyor. Necip Fazıl Kısakürek'in etkisi altında bulunduğu Büyük Doğu Fikir Kulübü günleri ile İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi öğrencisiyken katıldığı Milli Türk Talebe Birliği'ndeki çalışmaları Gül'ün sonraki siyasi hayatı üzerinde belirleyici oldu. Akademik kariyerinde doçentlik derecesine ulaşan ve merkezi Cidde'de bulunan İslam Kalkınma Bankası'nda ekonomist olarak görev alan Abdullah Gül'ün siyasi yaşantısını şekillendiren bir isim de Necmettin Erbakan'dı. Milli Selamet Partisi'nde Erbakan'ın kanatları altında çalışmaya başlayan Gül, 1991 Genel Seçimi'yle Refah Partisi milletvekili olarak ilk kez TBMM'ye de girdi. Sonraki seçimlerde kesintisiz olarak milletvekilliği süren Gül, TBMM'deki 16 yılı boyunca, Devlet Bakanlığı ve Hükümet Sözcülüğü (Refah Partisi yılları), Başbakanlık, Başbakan Yardımcılığı ve Dışişleri Bakanlığı (AKP yılları) görevlerinde bulundu. Cumhurbaşkanı olmasına neredeyse kesin gözüyle bakılan Gül hakkında en merak edilen konulardan biri müstakbel görevi sırasında 'türban' konusuna yaklaşımı olacak. Ama adının açıklanmasını istemeyen bir yakınına göre Gül bu konuda gerilim yaratmayacak: "Onun cumhurbaşkanlığı Türkiye'de ve yurtdışında çok daha etkin, çok daha yoğun, akıllarda kalacak bir dönem olacak. Türban da onun 'olmazsa olmaz'ı değildir. Bu konuda gerginlik yaratacak bir durum olmaz. Gül eşine de düşkündür, hem sever hem sayar. Tüm yurtdışı gezilerine götürmeye çalışır. Arka planda kalmasını istemez. Hayrunnisa Gül de çok kabiliyetli, çok aydın, yeniliklere çok açık; modayı, yeni mekanları, her türlü yeniliği çok yakından takip eden bir kişi. Ayrıca kafasına koyduğunu da kesinlikle yapar."

"Aynı yıl doçent, milletvekili ve baba oldu"
Prof. Dr Sabahattin Zaim, Gül'ün Sakarya Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'nden hocası. Gül'ün önce talebesi, sonra asistanı olduğunu belirten Zaim, öğrencisinin karnesini anlatıyor. "O zaman 24 asistanımız vardı ve bu 24 kişi Türkiye'nin her yerinden sınavla çok özel seçilmişlerdi. Abdullah Bey, ilk üçe girecek kadar seçkin bir gençti. Onun hayatındaki en önemli yıl -ki benim de onunla ilgili en unutamadığım dönem- 1991'dir. O yıl benim de girdiğim sınavında doçentlik payesi aldı. İlginç olan, doçentlikle birlikte aynı yıl hem milletvekili, hem baba olmasıydı!"

"Öğretmenleri tebriğe gelirdi"
Abdullah Gül'ün kardeşi Macit Gül ise ağabeyinin aile içinde her zaman denge unsuru olduğunu söylüyor. "Kesinlikle hiçbir konuda hırslı değildir. Bu zaten ailemizin bir özelliğidir. Biz büyük bir aileyiz ve bütün mutluluklarımızı da, üzüntülerimizi de beraber yaşamayı biliriz. Çocukluk günlerimiz de bu minval üzere, et ve kemik gibi birarada geçti. Hep beraber olduk."
Abdullah Gül'ün annesinin yeğeni olan Prof. Dr. Abdullah Satoğlu, ortaokul ve lise öğrencisiyken Gül'ün velisiydi. Satoğlu o dönemde yerel gazete çıkarırken Gül'ün boş zamanlarında kendisine yardım ettiğini söylüyor. "O kadar seçkin bir öğrenciydi ki, öğretmenleri eve kadar gelirdi tebrik ve takdirlerini iletmek için. Her zaman sempatik, hassas, sivrilikten uzak oldu. Gençliğinde Necip Fazıl okumaya bayılırdı. İyi bir şiir okuyucusudur. Halen de bir okuyucu olarak şiire ilgisi devam ediyor. En kötü anlarda bile karamsarlığa kapılmadan bir çıkış yolu mutlaka bulur. Uzun yıllar hizmet verdiği siyasi davadan kesinlikle sıyrılacak, Cumhurbaşkanlığı'nı tarafsız ve layıkıyla yapacaktır. Memleketin hayrı için gerektiğinde partisini bile geri plana atacağını Erbakan'la yollarını ayırırken ispat ettiğini düşünüyorum."

"Cemalim, türküsünü sever"
Kayseri'nin eski belediye başkanı Şükrü Karatepe, Gül'ün 42 yıllık arkadaşı. Karatepe "Gül'ü tarif etmek istediğimde aklıma ilk gelen sözcükler nezaket ve zarafet oluyor" diyerek uzun tanıklığını şu sözlerle özetliyor. "Bunca yıllık dostluğum boyunca başkalarının iyiliği için sürekli kendinden ödün verdiğini gördüm. Ama en keyifli anlarına da şahit olmuşumdur. Gül, keyifli olduğu zaman aramızda parola olan bir türküyü, 'Cemalim' türküsünü söylememi ister. Bu türkü bize çok genç yaşında kaybettiğimiz Ziya isimli arkadaşımızdan kalan bir hatıradır. Mayıs 2000'de Fazilet Kongresi'ni kaybettikten sonra Dedeman Oteli'nde toplandığımızda da bu türküyü söylememi istemişti. Çok keyifliydi o gün. Çünkü siyasi yaşamımın bence en önemli dönüm noktası olan o kongreyi 'Galip sayılır bu yolda mağlup' felsefesiyle tamamlamıştı."

1   2   3   4  
 
 
Her hafta | Türkiye | Dünya | Toplum | Kültür Sanat | Yazarlar | Künye / İletişim | Bize ulaşın  
width=10
Turkuvaz Medya Grubu Copyright © 2003-2012 Tüm hakları saklıdır.
Turkuvaz Gazete Dergi Basım A.Ş.
Üretim ve Tasarım

Turkuvaz Medya Dijital