AKTÜELHepoku    
Her Hafta width=3 Türkiye width=3 Dünya width=3 Toplum width=3 Kültür Sanat width=3
 
   
 
Nursen'in Daveti Pek Klastı



Nursen'in Daveti Pek Klastı

Ay, buralar çok sıkıcı şu aralar şekerim! İstanbul en düğün derneksiz yazını yaşıyor. Güney desen yerli turist kaynıyor, her yer tıklım tıklım. Tüm bunları bahane edip geçen hafta Cancun'a uçtum. İyi ki gitmişim ayol, cennet gibi bir yermiş. Ben hep bizim Ölüdeniz gibi bir yer sanırdım Cancun'u; güney sahillerimiz dururken oralarda ne işimiz var diye mızmızlanıp dururdum. Gördüm ki muhteşem bir yer! Mercan denizi, beyaz kumu, 35 derece sıcaklığı ile tam benim gibi sıcakkanlı insanlara göre. Hele yemekleri. Meksika müziği eşliğinde ıstakozları, Karayip mutfağından seçme yemekleri yerken hep seni düşündüm inan... Nazancığım, Cancun Meksika'da ama doğrusu Amerikan sömürgesi gibi. Şişko ve zengin Amerikalılar'ın yazlığı sanki. Zaten güzelim yeri kendilerine benzetip, büyük ve lüks otellerle iyice yapay bir hale getirmişler. Ama ne yalan söyleyeyim beni fazla rahatsız etmedi; bilirsin lüksü severim, konforu olmayan bir yerde hiç rahat edemem. Etrafta Cartier, Tiffany gibi cici mücevher mağazalarını görünce arkadaşlarımı görmüş gibi oldum, Cancun'a daha da bir ısındım. Kızlar ben giderken "Meloş, Küba modası var, oraya gitsene" dediler. Ayol ben Küba'yı kaç sene önce gördüm, ne biçim modaysa... Ayrıca Küba'ya artık turlar bile düzenlendiğine göre bu pek bizim modamız değil.
Neyse, Meksika'dan döner dönmez ayağımın tozu ve hafif yanık tenimle (fazla bronz olmuyorum, cilde zararlı) Göcek'teki yata attım kendimi. Baktım komşu yatlarda bir telaş, hazırlık. Meğer herkes Nursen Gündüz'ün Fethiye açıklarında bulunan Kızılada'da vereceği davete hazırlanıyormuş. Kız beni kaç defa aramış da ulaşamamış. Neyse ki tam zamanında döndüm de şenliği kaçırmadım. Sen şimdi, "Nursen her yaz, davetini İstanbul'da iki gün üst üste verirdi" diye geçireceksin içinden biliyorum. Haklısın şekerim ama bu sene Nursen de pes etti. Yok sıcaktan değil; bakmış yaz aylarında verdiği davetlerde birçok kişi tatilde olduğu için gelemiyor, o da daveti onların ayağına götürmek istemiş. Ne düşünceli kız, böyle huylarına bayılırım zaten onun. Davet adını üzerinde bulunduğu adanın fenerinden alan Kızılada Restaurant'ta yapıldı. Toplam 50 kişiydik şekerim. Buna rağmen Nursen hiç boş durur mu, masa düzeninden mönüye kadar her şeyi elinden geçirmiş yine. İçeri bir girdik ki mekân Nursenler'in bahçesine dönmüş... Belma Simavi, Heves Ekinci ve ben, "Burası neresi" diye epey takıldık. Ama ne hoş değil mi; bu kızın konuklarına verdiği değere bayılıyorum. Kızı Çiğdem ile birlikte davetlileri en iyi şekilde ağırlamak için bütün gece çırpındılar. Bizim çevreden aklına kim gelirse Kızılada'daydı o gece. Rahmi Koç, Deniz-Firuz Kurbanzade, Fulya-Eşref Cerrahoğlu, Azize Taylan, Jülide Sadıkoğlu; gerisini sen tahmin et artık...
Nazancığım biliyorsun konsoloslukların ileri gelenleriyle pek sıkı fıkı olduk son yıllarda. Kimimiz kendini resmen önemli hissetmek için kimimiz de ne olur ne olmaz gün gelir lazım olur babında şiddetli muhabbet durumundayız. Ben oldum olası iç içeyim, dolayısıyla İsviçre Milli Günü dolayısıyla geçen haftaki resepsiyona yana yakıla davet edildim. Swissotel'deki İsviçre'nin kuruluşunun 717'nci yılı şerefine düzenlenen davette İsviçre Başkonsolosu Ernest Balzli ile beraberdik eş dost. Yapılan konuşmalardan sonra İsviçre mutfağının sevilen yemeklerinin tadına da bol bol baktık tabii.
Bence bu aralar İstanbul'a gelmelisin Nazan. Hem sana tatili daha ayrıntılı anlatmalıyım...

1   2  
 
 
Her hafta | Türkiye | Dünya | Toplum | Kültür Sanat | Yazarlar | Künye / İletişim | Bize ulaşın  
width=10
Turkuvaz Medya Grubu Copyright © 2003-2012 Tüm hakları saklıdır.
Turkuvaz Gazete Dergi Basım A.Ş.
Üretim ve Tasarım

Turkuvaz Medya Dijital