| |
|
 |
Gündüz davetleri yordu
Son zamanlarda çıkan yeni bir trendle sabahın 11'inde hooop herkes ayakta. Bettina ile Candan'ın birinci yıl kutlaması ile Tohum Vakfı'nın yemeği daha kargalar kahvaltı etmeden yapıldı.
Hayatım keyifler nasıl? Mutlu musun? Biz iyiyiz. Kriz paranoyamız halen devam etmekte, son günlerde ona bir de kötü havalar eklendi. Aslına bakarsan kendimizi hafiften kapana kısılmış gibi hissetmeye başladık ama olsun, eğlencelere devam... Helal olsun bize. Geçen hafta yine ne aktivite varsa oraya koşturduk. Koşturduk diyorum ama kızlar bu davet işini iyice abarttılar şekerim. Neden dersen, beni sabahın 10'unda kimse aramaz. Herkes bilir ki sabah daha kargalar kahvaltı etmeden aranırsam tersim kötüdür. Bu aralar bizim kızlara fena takığım. Yeni bir trend var, hangi münasebetsiz ortaya attıysa sabahın 11'inde hooop herkes ayakta. Hayır milletin ne yaptığı umurumda değil de ucu bana dokunuyor Nazan. Geçenlerde adı lazım değil bizim kızlardan biri sabah 10 daha yüzünü yıkamadan zırrr mobil telefondan aradı. "Ayol Meloş çok şahane bir kutlama var. Hadi gidiyoruz, ne giyeceksin, ay ne hoş bir şey değil mi?" Hede hödö yapacak yer arıyor. Hayır demek istediği şu; Bettina Hakko ve Candan Kıramer kendi isimlerinin baş harflerini taşıyan B&C Atelier D'Ambiance isimli organizasyon firmasına ekledikleri butik bölümünün birinci yılını Nişantaşı'ndaki mağazalarında kutluyorlar. Bu kadar... Tamam hepimiz bu konuda çook heyecanlıyız, organizasyonlarımıza ve dekorasyonumuza inanılmaz bir katkı yaptılar ama takdir hislerimizi geceliklerle, el yüz çarşamba pazarı göz altları mor şekilde ifade etmenin anlamı nedir? Her neyse Nazoş, aslında kız haklı, Bettina ile Candan'ı çok severiz ve ne olursa olsun sabahın köründe uyanmaya değerdi. Eee kolay değil, kurulduklarından beri irili ufaklı tam 78 davete imza atmışlar. Kızlarda cesaret, bilgi, görgü, zerafet, ileri görüşlülük ne istersen var. Kutlamada kimler vardı dersen ben, Maria Eliyeşil, Feryal Gülman, Bahar Şer, Aysun Kibar, Nevbahar Koç, Zeynep Çarmıklı falan hep beraberdik. Geçen hafta burada olsaydın iyi olurdu şekerim. Ulus 29'daki "Tohum Otizm Vakfı"nın davetinde hep seni andım. Bilirim sen vakıf davetlerine hiç dayanamazsın. Vakfı hatırladın değil mi? Hani Başkanlığını Mine Narin'in yaptığı. Vakıf kısa süre önce kurulmasına rağmen aldı yürüdü. "Özel Günler Onlara da Armağan Olsun" adıyla hazırlanan hediye çeklerinin tanıtımı için bir öğle yemeği düzenlemişler. Tabii ben de kızları toplayıp gittim. Canım Mineciğim otizmli çocukların en doğru ve sağlıklı şekilde eğitim görebilmesi için kurulan vakfın yeni projesinde dünyaca ünlü Türk yönetmen ve çağdaş sanatçı Kutluğ Ataman ile işbirliği yapmış. Tabii tüm hediye çekleri kapışıldı. Ben bile iki tane zor alabildim. Ne iyi insanlar var şu hayatta Nazan. Diğer hareketli bir davet de Zeynep Madra'nın Luxuria mağazasındaki tanıtım kokteyliydi. Mağazada Hermes, Puiforcat ve Saint-Louis gibi ünlü sofra dekorasyon markaları var. Davette Zeynep, kızı Gönül Madra ve Hermes Grubu İhracat Yöneticisi Bibijana Sallin ile birlikte bizlere ev sahipliği yaptı. Vallahi Zeynep'i çok takdir ettim. Bak senin hiç böyle hünerlerin yoktur Nazan. Bir ara sen de böyle bir mağaza açmaya niyetlenmiştin, sonra vazgeçtin. Maymun iştahlısın, maymun. Halbuki gönül ne bile- yim yakın bir arkadaşın mağazasına da gitmeyi çekiyor doğrusu. Ne ge- zeeer. Her neyse hayatım anlayacağın buralarda yiyoruz, içiyoruz, alışveriş yapıyoruz ve yardım topluyoruz. Sen de arkadaşını unutmayıp bir an önce gelsen iyi olacak, yoksa ceza yiyeceksin bilesin...
|
 |
|