| |
|
 |
Emel'in Yazlıkları Hazır
Baharla birlikte ortama neşe geldi. Emel Acar'ın defilesi, Vakko'nun "Lagerfeld Confidential" filminin galası, SİYAD ödülleri derken kış uykusundan uyandık.
Mutluyuz! Geçen hafta güneş, ağaç, börtü böcek, doğa yüzümüze gülünce etrafa bir barış ve huzur ortamı hakim oldu. Kızlarla Escada, Beymen, LV, ne kadar mağaza, butik varsa talan ettik baharlık üst baş almak uğruna. Canım Abdi İpekçi'me hareket, bereket ve neşe geldi Nazan. Kafelerin önlerindeki masalar dolup dolup boşaldı. Büyük kısmı da bizim takımdandı tahmin edebileceğin gibi. Ellerde karton alışveriş torbaları, cırcır böcekleri gibi muhabbet ettik bütün hafta. Anlayacağın bir tanecik baharımız "Ben geliyorum" sinyali verdi. Bu da güneye akma, kuma yayılma, denize uzama, iskelede hoşbeş yapma mevsimine yaklaştık demektir ki hepimiz se-ve-riz. Alışveriş turlarımızı bitirir bitirmez Emel Acar'ın Astoria Alışveriş ve Yaşam Merkezi'nin açılış galasında düzenlediği defilesine koşturduk ilkbahar-yaz koleksiyonunu görmek için. Ay vallahi o cıvıl cıvıl renkleri, desenleri görünce, beden düzeltme çabalarımızın boşa gitmeyeceğini kavradım. Hepimiz ağzı açık seyrettik mankenleri. Hani eskiler dini imanı yok derler ya Nazo, işte bu modacılar da öyle. İnsafsız bunlar vallahi! İnsan şöyle 38 bedene de uyan bir şeyler tasarlar yani, benim için bir şey değil ama eşe dosta, kızlara günah hayatım! Dolayısıyla Emel Acar'ı kınıyorum! Şaka bir yana Emel Acar'ın haute couture kıyafetleri muhteşemdi. Bu arada sana ne zamandır her yerde aynı yüzleri görüyorum ve çok sıkılıyorum diyordum ya Nazo, defilede bir nebze de olsa ferahladım hayatım. Neden dersen, bir sürü değişik ve hoş yüz gördüm de ondan. Bizim takımın yanı sıra medya ve sanat dünyasından da birçok ünlü isim vardı. Dur, şimdi çatlayacaksın... Hani ikimizin de beğendiği çocuk var ya; Tan Sağtürk. Evet şekerim, süper bir şov yaptı gecede. Danslarıyla yine gönlümüzü fethetti. Sana oh olsun! Kendini kaldırıp oralardan gelemezsen, böyle geceleri kaçırırsın işte. Ardından gittiğim ve Vakko organizasyonuyla gerçekleşen "Lagerfeld Confidential"ın galası kaçırılmazdı hayatım. Yani moda imparatoru olarak adlandırılan Karl Lagerfeld'in hayatını konu alan filmden bahsediyorum. Hani şu siyah gözlükleri, at kuyruğu şeklinde topladığı beyaz saçları, elinden hiç düşürmediği yelpazesi ve üniformayı andıran giyim stiliyle moda dünyasının en karizmatik isminden. Film moda başkentlerinden sonra İstanbul'da vizyona girdi. Ayol diyorum ki ülkemizde de genç, yaşlı gelmiş geçmiş biraz modayı takip eden tüm kadınlar bu filmi seyretmeli Nazo. Neden olacak, ortada o kadar giyinmeyi bilmeyen kadın geziniyor ki... Bu filmden öğrenecekleri mutlaka bir şeyler vardır. Her neyse şekerim, galada ev sahipliğini Cem Hakko, Ronit Gülcan ve gala için özel gelen filmin yönetmeni Rodolphe Marconi birlikte yaptı. Gala sonrası, Kanyon Cinebonus Sinemaları'dan epey keyifli çıktık. Geçen hafta zar zor bir de SİYAD Sinema Yazarları, "40. Türk Sineması Ödülleri" törenine gittik. Maslak TİM'de yapılan törende sinema dalında 2007'nin en başarılı isimleri o güzelim ödülleri kaptılar. Bak aklıma ne geldi şekerim, ebeveynlerin aşırı doz koruma içgüdüsü olmasa ben de sahnede ödül alabilir, ne bileyim beni destekledikleri, konservatuara gönderdikleri için anne-baba ve bilimum akrabaya teşekkürü borç bilirim konuşması yapabilirdim Nazo. İtiraf ediyorum, ilk defa sahnedekileri kıskandım vallahi. Neyse, benden bu haftalık da bu kadar şekerim. Buralar artık ciddi ciddi hareketleniyor. Atla uçağa bir an önce gel.
|
 |
|