| |
|
 |
Eğlence Dünyası Krizi Aştı
Merve Gürsel'in "Portreler ve Tombakça" ile İsmail Acar'ın "Paşa" sergilerinin açılış kokteyllerindeki kalabalık "Dünya yıkılsa da eğlence hep olacaktır" mesajını verdi.
Krize uyum sağladık, aslımıza geri döndük, yine hızlıyız bu aralar. Artık gelebilirsin Nazo. Gerçi bizim çocuklar haberlere ciklet gibi yapışmış durumdalar çekip çıkarmak biraz vakit alıyor ama olsun. Geçen hafta düğün dernek, haydi eller havaya davetlerinden, galalardan falan söz edince etrafı bir telaş aldı şekerim. Bu kriz ortamında sanat kültürden nasibini almamış keyfe, sefahate düşkün, düğün dernek peşinde bir society görüntüsü vermemek için olsa gerek, bana kültür sanat, sergi davetleri yağdı. Bir geçmişe dönme hevesi, bir Osmanlı kültürüne sahip çıkma durumu var şu sıralar. Diyorum ki, sakın bu AB'ye girme çabalarına karşı bir tepki, ne bileyim bir kültürümüz elden gidiyor, gelenek göreneklere ne olacak korkusu olmasın Nazan? Amaan her neyse; kültür sanata, geçmişimize, Osmanlı'ya canımız feda. Sen şimdi lafı nereye getireceksin diye düşündün, açıklayayım. Geçen hafta Süzer Sanat Merkezi'ndeki Çiğdem Simavi'ye ait Suav Designer's Platform ve Replicart'ta şaheser bir sergi açılışı yapıldı; "Portreler ve Tombakça". Anlamadın tabii, eh sen Londra'da iyice kendi kültüründen uzaklaştın Nazan. Hiiç tasvip etmiyorum bilesin. Senin için sergide evsahipliği yapan Merve Gürsel'e sordum; "Bu sergide günümüzde unutulmaya yüz tutmuş geleneksel el sanatlarımızdan biri olan tombak ve bu yöntemle işlenmiş eşyaları portreler eşliğinde sergiliyoruz" dedi. Sergide Merve'nin tombakça tasarımları ve Sıtkı Kösemen ile Zeynel Abidin Ağgül'ün fotoğrafları yer alıyor. Açılışta Çiğdem Simavi'yi görünce tahtalara vurdum şekerim. O kadar yorgunluk üzerine kokteylde konuklarla ilgilendi, eserleri gezdirdi, koşuşturdu durdu. Kızda ne enerji var. Vallahi nazar değecek diye korktum. Çiğdem bir ara da benim evdeki eserlerle sergi açmak istiyor ama izdiham olur diye korkuyorum Nazan. Bilirsin basınla aram iyidir. E, Meloş'un sergisi olunca merak da epey olur. Diğerlerine ayıp olur diye bahane bulup duruyorum. Ama ne yalan söyleyeyim bu sergiyi görünce çok kıskandım. Keşke sen de burada olsaydın. Serra Tokar, Nevbahar Koç, Rahmi Koç, Zeynep Fadıllıoğlu, Jülide-Kahraman Sadıkoğlu, Enci-Alinur Velidedeoğlu, Arzu Sabancı, Zeynep-Osman Çarmıklı ve aklına gelen bir sürü kişi açılıştaydı. Dedim ya geçen hafta tarihimize döndük, sergilerde özümüzü hissettik diye. Merve Gürsel'in sergisi bitti, hadi bakalım Nişantaşı City's Alışveriş Merkezi'nin içinde bulunan Toprak Sanat Galerisi'ne koşturduk. İsmail Acar "Paşa" temalı sergisini Gazze'de savaşta zarar gören çocuklar yararına gerçekleştirdi. Aman bir ilgi, bir alaka vardı ki sorma. Hani eskiler "Eskiye nur yağıyor" derdi ya, işte o değişmiş, yeni ressamlara daha bir rağbet var şekerim. Nar, Gül, Lale, İstanbul, Sultan gibi temaların da yer aldığı 52 tabloyu seyrederken huzur bulduk vallahi. Açılışta Gülbin-Erkan Simitçioğlu, Aslı Berker, Manolya Onur, Selin İmer ve daha bir sürü eş dost vardı. O kadar çok çene yapıldı ki sergiden çok mahalle kadınlarının altın gününe benzedi salon. Neyse ki bir ara Ayfer Toprak serginin amacını anlatan kısa bir konuşma yaptı da nerede olduğumuzu hatırladık. Fiyatların uygun olmasından mı yoksa amacın yeterince anlaşılmasından mı bilmem artık eserler kapışıldı şekerim. Ben de aldım üç beş tane. Hayatım kriz devam ediyor ama biz faal durumdayız. Tahminlerim ilkbaharla birlikte iyice açılacağımız yönünde. Bekleriz...
|
 |
|