AKTÜELHepoku    
Her Hafta width=3 Türkiye width=3 Dünya width=3 Toplum width=3 Kültür Sanat width=3
 
   
 



"Suyunuzu pırıltılı mı alırdınız?"
NUR SU DURUCAN 


Gümüşsuyu'nda yeni açılan Topaz, İstanbul'un en şık, seçkin, kaliteli mekânlarından biri haline gelmiş. Yemekler, servis ve manzara üçlüsü müthiş! İşinizle ilgili olarak ikna etmeniz gereken bir yabancı konuğunuz varsa, Topaz'da geçecek "pırıltılı" bir akşamda pazarlık şansınızın çok yüksek olacağı kesin. İşe suyunuzu "pırıltılı" olandan seçmekle başlayabilirsiniz!

Topaz" kelimesi size ne çağrıştırıyor? Her nedense bana doğal, katkısız, vejetaryen, toprakla alakalı bir şeyleri çağrıştırmıştı. Oysa sakinleştirici etkisi olan bir taşın adıymış. Dimağımın sığ bölgelerinden yaptığım yakıştırma sonucu, açıldı açılacak derken pek sık adı geçen Topaz'ı doğal beslenme restoranlarından biri sanmaktayım o sırada. Ne gelen bültenleri adam gibi okumuşum, ne de fotoğraflara alıcı gözle bakmışım. Amacım da Topaz'da enginar suyu, meyan kökü sapı gibi tatlar denemek.
Arkadaşımla birlikte daha Gümüşsuyu'ndan aşağı doğru muhteşem manzaraya yaklaşırken, kendimden şüphe etmeye başlamıştım. O tarz bir mekân buralarda olmaz diye. Gümüşsuyu'nun Dolmabahçe'yle kucaklaştığı noktaya varıp girişteki kırmızı halıyı gördüğümde, şüpheler çoktan yerini "utanç"a bırakmıştı. Şalımı Fransız usulü dolayarak vermeye çalıştığım hava durumu ne kadar kurtardı bilemem ama şurası kesin, mekânda, erkek olmayıp da topuksuz olan tek canlılar bizlerdik.
Topaz bizle tezat olarak çok şık bir mekân, ön cephesi boydan boya cam. İçerdeki kahverengi ağırlıklı, çok şık, doğal ve ölçülü dekorasyon da öyle zarif biçimde eşlik ediyor ki muhteşem Boğaz manzarasına. Asla öne çıkmıyor, dikkat çekmiyor, göz almıyor. Işıklandırma da çok kıvamında. Topaz'daki görsel hemen her detay Fransa'da yaşayan tasarımcı Koray Özgen'in seçimiymiş. Tebrik ediyorum kendisini zira herkes güzel görünebilir bu mekânda. Servis de çok başarılı. Ancak yemek aşamasına gelmeden uzun, meşakkatli bir süreci aşmak zorundasınız. "Gazlı mı gazsız mı su alırdınız" sorusunu kolayca aşarken, henüz Topaz'a tam uyum sağlayamamış bünyem, "Suyunuzu pırıltılı mı alırsınız?" sorusuyla yeni oluşmakta olan tüm dengesini bir anda kaybetti. Ben ani bir cinlikle, garsonun bizi sevdiğine, kafa insanlar olduğumuza karar verdiğine ve bizimle eğlendiğine kanaat getirip kendimden emin espriyle cevap verdim. "Pırıltılı suyunuz da mı var?" Gelen "Evet" cevabı karşısında bakışlarımdaki boşluğu garson cevval bir şekilde San Pellegrino'dan başlayarak muhtelif markaları sayarak doldurdu. Gayri ihtiyari "Hayat"'ı duyunca "Tamam" deyiverdim. Ama aklım halen pırıltılı sudan kastın ne olduğunu anlama çabasındaHayır, İtalya'da bol bol ve herkes gibi San Pellegrino içmişliğim var çok şükür ama "pırıltılı su"yun "sparkling water"a denk geldiğini idrak etmem zaman aldı. Bu uzun zaman boyunca da biz bolca güldük.
Sıra yemek seçimine geldiğinde, hayat yine kolay olmadı Topaz'da. Zira Akdeniz mutfağının hâkim olduğu mönüde insanın aklını çelen çok fazla seçenek var! Şarap seçimi aşamasındaysa, Sunset'ten Topaz'a transfer olan, Fransız şarap danışmanı Alain Würsching ile Fransızca konuşmak suretiyle ben de Topaz ortamına ayak uydurduğum hissine kapıldım. Sanırım tüm engelleri aşmış, kıyafetimizin şekilsizliğiyle barışmış bir şekildeyken, yemekler geldiğinde, artık dikkatimiz tamamen damağımızdaydı. Dana, kereviz, kabak carpaccio ile başladık. Vişneli yaprak sarma farklı tat beklentimi tam karşılamasa da, yine de lezzetliydi. Ana yemek seçerken aklımız sıcak humus üzerinde fıstıklı kuzu etinde ve falafelli ayvalı tavukta kalsa da, tercihim olan dana incik, ıspanak, porçini ve parmesan beni çook mutlu etti. Et o kadar güzel pişmişti ki, kırmızı ete bayılmayan biri olarak nasıl o kadar keyifle yediğimi bilmiyorum. Bu soruyu sormak aklıma geldiğinde, tabağım boştu. Arkadaşımın yediği ev yapımı ricotta peynirli ravioli; domates soslu bıldırcın da gözümü çok aldı. Tiramisu yerken, - ki uzmanlık alanlarımdan biridir - pek konuşmadık; çok lezzetliydi.
Hep çok dikkat ettiğim üzere ekmekler de özenliydi Topaz'da. Garsonlar sürekli masanıza çeşit çeşit ekmekler bırakıyorlar. Yemek yediğimiz tabaklar da çok hoş bir tasarım ürünüydü, kadehler deHer şey özenle düşünülmüştü. Asla göze batmayan bir şıklık hâkim Topaz'da. Hele hele yabancı konukları götürmek için çok ideal bir mekân. Muhteşem bir manzara, şahane bir servis, dünya lezzetleri biraradaSanırım böyle düşünen çok ki Topaz öğle servisi de veriyor. Ödediğiniz yüklü hesaba "değer" dedirten Topaz kesinlikle gidilmeye de değer
Topaz, İnönü caddesi, No:50,
Gümüşsuyu Tel: ( 0 212) 249 10 01

1   2  
 
 
Her hafta | Türkiye | Dünya | Toplum | Kültür Sanat | Yazarlar | Künye / İletişim | Bize ulaşın  
width=10
Turkuvaz Medya Grubu Copyright © 2003-2012 Tüm hakları saklıdır.
Turkuvaz Gazete Dergi Basım A.Ş.
Üretim ve Tasarım

Turkuvaz Medya Dijital