| |
|
 |
Aşk Saygıya Sığmaz, Ölçüye Gelmez Sevgidir! (mevlana)
Hani çok önemli bir sınavda yanlış yaptığın sorunun cevabını bir ömür unutmazsın ya, işte böyle bir şeydir yanlış bir insana âşık olmak...
Hemen herkesin kafasına takılan, üzerine hikâyelerin, şarkı sözlerinin yazıldığı, eskilerden bugüne uzanan, bulaşıcı bir hastalık edasıyla yakaladığı insanlardan intikamını alan bir muamma aşkMuamma, çünkü aşkta yanlış veya doğru var mıdır bilinmez! Duyguların yanlışı doğrusu olmaz. O zaman niye herkes yanlış insana aşık olmuşsun der durur, şarkılar? Bu, ilişki bittikten sonra varılan bir tespitse, niye ilişki içinde fark edilmez? Bir insanı her şeyiyle sevmek mümkün değilse, niçin aşk yaşanır, anlaşılmaz? "Aşk saygıya sığmaz, ölçüye gelmez sevgidir" diyen Mevlana, aslında âşık olunan ve aşık olan insanın her zaman için, ne yaparsa yapsın yanlış olacağını anlatmaya çalışmıyor mu? Doğrunun içinde saygı ve ölçü olduğuna göre aşk zaten başlı başına bir yanlışlık hali değil mi? O halde yanlışlıklardan kurtulduktan sonra, aşkını yanlış insanmış diye suçlamak ne kadar doğru? Kendi doğrularımız adına bir insan ne kadar yanlış olursa olsun, doğru sebeplerden dolayı hayatımızın içinde yer almakta. Bize o insanda yanlış gelen, artık zamanının dolmuş olması, doğru sebeplerin tamamlanıp amacına ulaşmış olmasıdır. Aşk bu yüzden bitmeli ve bitmek zorundadır... Çünkü aşk, farkında olmadan, bir insanın hayatında bilinmez bir alanı tamamlama halidirYenilenme, dönüştürme ve eninde sonunda kendini kaybettikten sonra bulma anı.
|
 |
|