AKTÜELHepoku    
Her Hafta width=3 Türkiye width=3 Dünya width=3 Toplum width=3 Kültür Sanat width=3
 
   
 

Ilişkiler

Bugün "aşkım", yarın "şerefsiz"

Özsel Tortop / ozsel@merkezdergi.com.tr

Otuzlu yaşlarının ortasında, kariyer sahibi bir erkek arkadaşım, aylar önce ağzı kulaklarında aradı. "Bir sevgilim var, konuşmamız lazım" deyince akşam yemeğinde buluştuk. Heyecandan gözleri parlıyordu. "İki hafta" önce nasıl tanıştıklarını anlatarak başlayan sohbetimiz, arada sevgilisiyle yaptığı, en az yirmişer kez "aşkım" sözcüğünün geçtiği telefon konuşmalarıyla kesilse de, en ufak bir detayı atlamadan devam etti. Heyecanının bir nedeni de hafta sonu beraber yapacakları tatildi.
Elbette bir "aşığa" akıl verilmez ama "aşık" olduğunu zannedeni hafifçe uyarmak sevaptır, aklınızda olsun! "En fazla üç ay ömür biçiyorum. İki günde 'aşkım' denmez" dedim. Kendinden emin bir tavırla "Bu kez haklı çıkamayacaksın. Bak gör yaza doğru evleneceğiz" diye çıkıştı. "İnşallah haksız çıkarım. Ama dikkat et de parandan olma" deyince, aşkından emin olduğu sevgilisinin (!) hatırına iddiaya girmekten kaçınmadı.
Verdiğim sürenin bitmesine sayılı günler vardı ki, berbat bir ses tonuyla aradı ve hemen döküldü: "Bir haftadır ağlıyorum, ayrıldık." Hay Allah, şaşırdım!
Ne garip değil mi, o kısacık telefon görüşmelerinde bile en az yirmişer kez karşılıklı "aşkım"laştığı sevgilisi, bir sabah tek bir mesajla terk eylemiş! Üstelik tahmin ettiğim gibi yüklü bir meblağı kendi servetine katıp, yeni bir sevgili edinerek. Şimdilerde önüne gelene bol bip'li sıfatlarla andığı eski sevgilisinin marifetlerini anlatarak rehabilite olmaya çalışıyor.
İlişkilerde her "dakka bir aşkım bir" sendromunun sonucu böylesine bol hasarlı olmasa da, bu eksende. Anlamsız bir hız ve içi dolmamış, karşılıklı yapmacık sözlerle başlayan bir ilişki, hızını kaybetmeden duvara toslamaya mahkûmdur! Başlangıcı gibi bitişi de kolay olur. Kısa sürede birinin "aşkı" olmak, "aşkım" diyebilmek bu kadar basit değil. Yârin adını cep telefonuna "aşkım" diye kaydetmek değil matah olan. İçini doldurabilmek gerek karşılıklı söylenen sözlerin. Dede Korkut hikâyelerini hatırlasanıza! Delikanlıya ancak gösterdiği bir yiğitlik neticesinde isim vermiyor muydu Dede Korkut? Boğaçhan, bir boğayı devirdikten sonra almadı mı o ismi?

 
 
Her hafta | Türkiye | Dünya | Toplum | Kültür Sanat | Yazarlar | Künye / İletişim | Bize ulaşın  
width=10
Turkuvaz Medya Grubu Copyright © 2003-2012 Tüm hakları saklıdır.
Turkuvaz Gazete Dergi Basım A.Ş.
Üretim ve Tasarım

Turkuvaz Medya Dijital