AKTÜELHepoku    
Her Hafta width=3 Türkiye width=3 Dünya width=3 Toplum width=3 Kültür Sanat width=3
 
   
 
Terk edilmekten korkanlar!



Terk edilmekten korkanlar!

Özsel Tortop / ozsel@merkezdergi.com.tr
Nazan Şoray, Ayşe Arman'a ilişkilerdeki başarısını anlatırken her zaman el üstünde tutulduğundan, prenses muamelesi gördüğünden bahsediyor. Ardından bütün ilişkilerinin kavga dövüşsüz sona erdiğini söyleyince, Arman şaşırıyor ve bunu nasıl başardığını merak ediyor. Yüzyıllardır çözülemeyen kadın-erkek ilişkilerinin iksirini açıklıyor sanki Nazan Şoray: "İlişki zirvedeyken yok oluyorum ortadan, kayboluyorum. Ulaşamıyorlar. İlişkinin şiddeti azalmaya başladığında, düşüşe geçtiğinde ayrılırsak, belki de beni iyi hatırlamayacak. O yüzden hep zirvede ayrılıyorum. Beni hep şahane hatırlıyor"
Nazan Şoray, "şahane hatırlanmak" için terk ettiğini söylese de doğrusunun bu olmadığı aşikâr. Öyle ya, durup dururken yok olan, ulaşılamayan, açıklama bile yapmadan ilişkiyi bitiren bir sevgilinin daha sonra şahane hatırlanması ne kadar mümkün? Ayrıca bu nasıl bir egodur ki, sırf şahane hatırlanma uğruna buram buram "bencillik" ve "sadizm" kokan bir yönteme yöneltir insanı? Şoray'ın bu yönteminin altında, sakın Türk Sineması'nın "Sultan"ı ablası Türkan Şoray'ın her daim gölgesinde kalması yatıyor olmasın?
Nazan Şoray ve benzerlerinin sorunu, aslında terk edilme korkusu! Bu kişiler için ilişkinin bitmesinden çok "kimin terk ettiği" her zaman daha önemlidir. "Terk edilmemek için terk et" ya da "O terk etmeden ben terk edeyim" mantığı. Şoray ne diyor, "İlişkinin şiddeti azalmaya başladığında, düşüşe geçtiğinde ayrılırsak, belki beni iyi hatırlamayacak" Bu, "Cazibemi yitirmeye başlarsam her an terk edilebilirim. Cazibemi her daim zirvede tutmak için kendime güvenim yok. Terk edilirsem ne egom, ne de süper egom bunu kaldıramaz. En iyisi hızlı davranıp ben terk edeyim" demek.
Terk edilme korkusu, erkeklere nazaran kadınlarda daha fazladır. Ama gariptir ki; erkekler terk edilmeyi kadınlardan daha ağır yaşar. Kadın ağlar, sızlar, çevresindekilere sürekli anlatarak acısını değersizleştirir, unutur gider. Erkek öyle mi? Gururuna yediremez ağlamayı, anlatmayıTek başına yaşar acısını.
Halbuki "terk etmek", terk edilmekten daha zordur. Kıvrandırır, nasıl söyleyeceğini bilemez insan. İşte o zaman çareyi kaçmakta bulur. Nazan Şoray'ın kaçması gibi değil elbette. "Keşke bunu yaşayacağıma biri beni terk etseydi şu an" dedirten bir başka an ise, aşkına karşılık veremeyeceğiniz birine, bunu kırmadan söyleyebilmektir. Çok zordur. Hele ki yakın bir dostunuzsa!

 
 
Her hafta | Türkiye | Dünya | Toplum | Kültür Sanat | Yazarlar | Künye / İletişim | Bize ulaşın  
width=10
Turkuvaz Medya Grubu Copyright © 2003-2012 Tüm hakları saklıdır.
Turkuvaz Gazete Dergi Basım A.Ş.
Üretim ve Tasarım

Turkuvaz Medya Dijital