| |
|
 |
Balyoz Ve "iç Düşman" Tartışmaları...
Taraf gazetesinin deşifre ettiği 2003 tarihli "Balyoz darbe planı", Türkiye'de devlet ve toplumdaki bazı kesimlerin bazı siyasi partileri ve onların tabanlarını "düşman" olarak kodladığını "yazılı" olarak da kanıtladı. Radikal gazetesi, Balyoz planını manşetten "'İç düşman'ın varsa 'Balyoz'un da olur" diye verdi ki, bence meselenin özünü en iyi anlatan başlıktı bu. (Geçerken, bana göre en iyi köşe yazısı başlığını da Vatan'dan Okay Gönensin'in köşesinde gördüğümü söyleyeyim: "İç harp oyunu...") Ben, aşağı yukarı yedi yıldır, Adalet ve Kalkınma Partisi'ni (AK Parti) "düşman" olarak kodlayan kesimlerin varlığını ve onların meşru ya da gayrimeşru ("Balyoz" gibi) eylemlerini hesaba katmaksızın Türkiye'deki politik mücadelenin dinamiklerinin asla anlaşılamayacağını savunuyorum. Kanaatime göre, ülkedeki sert kutuplaşmanın temelinde yatan esas etmen bu. Radikal'in dediği gibi, karşınızda bir siyasi hasım değil de bir "düşman" varsa, ona karşı bütün mücadele biçimleri meşru olur. Böyle bakınca, "cami bombalaması" eyleminin neden gerçekten de planlanmış olabileceğini anlamak mümkün hâle geliyor.
| Haberin devamını Yeni Aktüel dergisinin 210. sayısında bulabilirsiniz! |  |
|
 |
|