| 22 | | "Boğaz kesme daha başlangıç!" |
| | TBMM Gençler Arasında Artan Şiddet Eğilimlerini Araştırma Komisyonu Uzmanı Prof. Dr. Adem Solak'a göre bir genç kızın annesini boğazını keserek öldürmesi daha başlangıç! Uzman, gençlerdeki bu şiddet halinin önlem alınmazsa ülkeyi çok büyük toplumsal tehlikelere sürükleyeceğini söylüyor. Annelerin ölümüyle sonuçlanan son cinayetlerde "anne tarafından uygulanan psikoljik şiddet" etkilerine dikkat çeken Prof. Dr. Solak ve diğer uzmanlara göre anne babalardan eğitmenlere, hatta siyasi liderlere kadar herkesin bu gidişatta sorumluluğu bulunuyor.
|
|
| 28 | | Laikliğin muhafızı diyanet, demokrasinin muhafızı darbeciler |
| | Farklılıkların kavgasız dövüşsüz biraradalığı olan demokrasi, totalite tabanında yeşeremeyeceği için, ona giden yol, totallikleri kıran laiklikten geçmektedir
|
|
| 30 | | "Beni Menzil'e götürün!" |
| | Türkiye'yi sarsan anne cinayetlerinin ilki, Ankara'da yaşandı. Başak Aydıntuğ, profesör annesi Olcay Tiryaki'yi boğazını keserek öldürdü. Acı olan bir kızın annesini öldürmesi miydi, yoksa annenin değerli bir bilim kadını, kızının hukuk öğrencisi olması mıydı? Babasının cinayetten sonra Başak'a, "Sus kızım, konuşma" telkinleri, Başak'ın adliyeden makyaj yapıp saçlarını örerek çıkması akıllarda hep soru işareti bıraktı. Öyle ya, nasıl bir ruh haline sahipti de Başak, insanın kanını donduran bu cinayeti işledi? İşte yakınlarının gözünden Başak Aydıntuğ'un yalnız dünyası…
|
|
| 36 | | "Erdoğan siyasetin maço rock starı" |
| | Refah ve Fazilet Partisi'nin 90'lı yıllardaki başarısını Ümraniye'de araştıran ABD'li antropolog Doç. Dr. Jenny White'ın ülkesinde 2002'de yayınlanan kitabı, 'Türkiye'de İslamcı Kitle Seferberliği' adıyla birkaç ay önce Türkçe'ye çevrildi. Günümüzde yaşananları anlamak açısından rehber niteliği taşıyan kitapta White başarının, dinde değil yerli siyasette yattığını iddia ediyor. Farklı bir araştırma için Türkiye'de bulunan ve Yeni Aktüel'in sorularını cevaplayan White'a göre Türkiye'de artık İslamcı siyaset yok; fakat sinsi muhafazakârlık, hoşgörüsüzlük ve ataerkillik artıyor. Kitapta "Tayyip Erdoğan Türk siyasetinin rock yıldızıydı" diyen White, onun liderliğinin AKP için hayati önemde olduğunu düşünüyor.
|
|
| 41 | | Hayat, teselli bulmaktır |
| | Sağlık sistemimiz hastayı dinlemek üzerine kurulu değil. On dakikada tanı, ilaç ve sıradaki hasta... Oysa gerek ruhsal gerek bedensel hastalıklardan yakınan insanlar,
bir hastane veya hekime geliyorlarsa, anlatmak istedikleri bir hikâye vardır.
|
|
| 42 | | 333'den 301'e, Aysun kayacı! |
| | "Vergi vermeyen çobanla, vergi kaçıranla benim oyum niye eşit" sözünden dolayı günlerdir tartışılan Aysun Kayacı, 'sarışın'lığına da atıfta bulunularak ağır şekilde eleştirildi. Elbette eşit oy hakkını sorgulaması ve üslubu mazur görülecek gibi değildi, ama serzenişi külliyen mi yanlıştı? Prof. Eser Karakaş'a göre, Türkiye'de seçmenlerin yüzde 80'i vergi vermiyor ve devletin finansmanına katılmıyor ama aynı çoğunluk on yıllardır iktidarları belirliyor. İşte öncesinde çocukluk travmalarından türbanı araştırmaya kalkmasına kadar ilginç bir Aysun Kayacı portresi; akabinde Prof. Eser Karakaş'tan Aysun-çoban tartışmasının yanlışları ve doğruları…
|
|
| 48 | | Bir gizli bildiği mi var? |
| | "Hepinize iyi niyetle gülümsüyorum / Hiçbirinizle dövüşemem / Siz ne derseniz deyin / Benim bir gizli bildiğim var..." Halinde, tavrında, en çok da bakışlarında bize böyle seslenir gibi değil midir? Bence var bir gizli bildiği ama bize hiç anlatmayacak; çünkü Münir Özkul, "anlatmadan anlaşılmaya âşık" o insanların kategorisinden…
|
|
| 50 | | "Zico Fenerbahçe'yi olgunlaştırdı" |
| | Fenerbahçe tarihinde bir ilke imza attı ve beşinci kez katıldığı Avrupa Şampiyonlar Ligi'nde çeyrek finale yükseldi! Daha önce grup ikincisi bile olamayan Fenerbahçe bu başarısını neye borçlu? Son yıllarda kurumsallaşma adına önemli adımlar atan Fenerbahçe'nin Şampiyonlar Ligi'ndeki başarısının sırrını takımın eski ve sevilen futbolcularından Hollandalı Pierre Van Hooijdonk değerlendirdi.
İşte Van Hooijdonk'un yorumları ve Fenerbahçe'nin Şampiyonlar Ligi maçlarından özel kareler...
|
|
| 56 | | Esas problem toplumsal Ergenekon! |
| | Bir yıl önce bu günlerde Nokta Dergisi, 2004'te iki darbe hazırlandığına ilişkin bilgilerin bulunduğu "Darbe Günlükleri"ni yayımladı. Derginin Yayın Yönetmeni Alper Görmüş hakkında iftira ve hakaret davası açıldı, dergi kapandı. Geçen hafta, günlüklerin emekli Oramiral Özden Örnek'in bilgisayarından çıktığının Emniyet tarafından belirlendiği haberi yer aldı… Ergenekon soruşturmasını yürüten Savcı Zekeriya Öz'ün
7 Mart'ta bilgisine başvurduğu Alper Görmüş Ergenekon, AKP ve Türkiye'de demokrasiyle ilgili sorularımızı yanıtladı.
|
|
| 60 | | Mehmetçiğe Afgan cephesinden kartpostal! |
| | 2-4 Nisan'da Bükreş'te yapılan zirvede NATO ülkeleri Afganistan'a yaklaşık 2 bin yeni asker gönderme konusunda mutabık olurken; afyon ekiminin ve sivil-askeri kayıpların arttığı Afganistan'da yabancı asker varlığına tepki de büyüyor. NATO'nun, kökleri dışarıda olan problemlerin sadece Afganistan içindeki dallarıyla ilgilendiğini söyleyen Kabil merkezli Cheragh Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni S. Najibullah Hashimi; Afganistan'da yaşananları, Türkiye'nin tutumunu ve ülkenin geleceğini Yeni Aktüel'e değerlendirdi.
|
|
| 66 | | Şizofrene arsa yok! |
| | Gündüz bakımevleri şizofrenlerin hastane sonrası tedavisini toplumdan kopmadan sürdürmeleri bakımından son derece önemli. Batı'da çok sayıda bulunan gündüz bakımevlerinden Türkiye'de sadece iki tane var! Yaklaşık 150 bin şizofreni hastası olduğu tahmin edilen İstanbul'da ikinci gündüz bakımevini kurmak için çalışan Şizofreni Gönüllüleri Derneği, arsa bulmak için belediyelere başvurdu ama hiçbir sonuç alamadı.
|
|
| 71 | | Eşitsizliğin kutsanması |
| | Eşit oy hakkı gibi kapanmış bir konuyu tartışma başarısını gösteren Aysun Kayacı ve Müjde Ar çoktan barışmıştır. Fakat insanları eşit kılan şeyleri yüceltmek mi, eşitsizliği kutsamak mı tartışması Rousseau ve Nietzsche'yi sonsuza dek ayırmıştı.
|
|
| 72 | | Deniz Akkaya "Tiyatroya saygı duyan bir insanım!" |
| | Deniz Akkaya, geçen hafta 'Sadece Arkadaşız' adlı oyunla ilk kez tiyatro sahnesine çıktı. Hâl böyle olunca biz de oyun provası öncesi Tiyatro Şenay'ın Ali Poyrazoğlu'ndan emanet aldığı sahnenin fuayesinde randevu kesip Deniz Akkaya ve sahne arkadaşlarıyla 'nedir bu işin sırrı' kabilinden bir söyleşi yaptık.
|
|
| 77 | | Yanlış! |
| | Aysun Kayacı yanlış. Çoban yanlış. Kanada yanlış. Foklar yanlış. Sopa yanlış.
Katil yanlış. Maktul yanlış. Hayat yanlış. Kadın yanlış…
|
|
| 78 | | "İlker'den hamileyim" dedİ. Kız saĞa gitti, ben sola… |
| | Türk popüler müzik âleminden bir ozan, bir "zamane dervişi" geçti! Ruhu bedenine büyük gelenler taifesinden olduğu için taşıdığı camdan kalbi korumak için yüzde yüz kendi dizayn ettiği Deli Aysel zırhıyla tanıdık onu. Ama "İçindeki sazlar başka söz başkaydı"… Gürel'in bugüne kadar bestelenmemiş şiirleri Sezen Aksu'dan Nilüfer'e, Yavuz Bingöl'den Timur Selçuk'a popüler müziğin değerli isimleri tarafından seslendirildi ve Çınar adında bir "saygı albümü" ortaya çıktı. Projenin gizli kahramanı, Gürel'in "manevi oğlum" dediği, albümün genel koordinatörü müzisyen İlker Özdemir yanında büyüdüğü Aysel'in iç dünyasını ve albümün hikâyesini anlattı!
|
|
| 83 | | "Work and Travel" -1 |
| | "Work and Travel" programı, gelişme çağındaki gençler için, hem hayatlarının
iplerini ellerine almak adına hem de dünya üzerindeki akranlarını
tanımaları açısından yıllardır yürüyen oturmuş bir program.
|
|
| 84 | | Küçük Mauro faşizme karşı! |
| | Gelecek yılların önemli yönetmenlerinden biri olacağına inandığımız Cao Hamburger, "Annemler Tatilde"nin (The Year My Parents Went On Vacation) kahramanı 10 yaşındaki Mauro'nun eliyle 1970'lerin Brezilya askeri rejimine esaslı bir şaplak patlatıyor. "Annemler Tatilde" Brezilya sinemasının sefalet ve acıklı Kemalettin Tuğcu-Küçük Emrah arasında kalmış hikâyelerine benzeyen filmlerinin arasından sıyrılarak 11 Nisan'da sinemaseverlerle buluşuyor.
|
|
| 86 | | Keleş'in güzelliği |
| | Günışığı Kitaplığı, Semih Gümüş'ün editörlüğünde
yeni bir dizi yayımlamaya başladı. Dizinin başlığı
"Köprü Kitaplar" ve amacı da çocuklarla gençler arasında edebiyat aracılığıyla bir köprü kurmak. Bu babda yayımlanan ilk kitap ise Necati Tosuner'in
Keleş Osman'ı. Okurken, Tosuner'in bir yazar olarak tam da kendisinin okumak isteyeceği türden hikâyeler yazdığını düşündüm.
|
|