| 16 | | "Avrupa, İslam Rönesansı yapacak ortamı sunuyor" |
| | Almanya'nın Penzberg kentinde yaşayan Müslümanların oluşturduğu "İslami Birlik" teşkilatınınçalışmaları akıllara "Rönesans başlangıcı mı?" sorusunu getiriyor. Kadınların baş örtüsü takmadan girebildiği, cuma namazına geldiği, hatta bazen erkeklerle karşılıklı namaz kıldığı camilerinin ismi bile sıradışı: "İslami Forum". Duvarları, İslam'a karşı önyargıları yıkmak amacıyla camdan yapılmış. Kadınlara Almanca dil kursunun verildiği, öğrencilere Almanca öğretilen, kreşi, kafesi, kütüphanesi bulunan camiyi, Hıristiyanlar akın akın ziyaret ediyor. "Büyük ihtimalle bu ülkede öleceğiz. Artık burayı vatan olarak görmemiz lazım" diyen ve çalışmalarda büyük emeği bulunan İmam Bünyamin İdriz, Alman toplumuyla entegrasyonu çok önemsiyor.
|
|
| 22 | | "Özgürlükçü liberalim" |
| | Bir yazı yazdı, ortalığı birbirine kattı. Kendi deyimiyle "kimi küfretti, kimi 'en düzgün solcu sensin' dedi". En liberal 68'lilerin bile en azından "küstah" bulduğu bir tonda yazmayı sürdüren Rasim Ozan Kütahyalı'yla buluştuk, konuştuk. Farklılığa hoşgörü yerine birlik ve teklikten o denli bezmişim ki, iyi geldi....
|
|
| 28 | | "Ağır çekim darbe amacına ulaşmasın diye" yürüdüler |
| | 21 Haziran'da İstiklâl Caddesi'nde 7 bin kişi "Darbeye hayır" dedi. "Darbeye karşı 70 Milyon Adım" platformunun düzenlediği "Darbeye karşı ses çıkar" yürüyüşü, aralarında Mazlum-Der, LAMBDA, Siyasal Ufuk Hareketi, Küresel Eylem Grubu, Sosyalist Parti Girişimi ve Genç Siviller'in de bulunduğu çok sayıda sivil toplum kuruluşunu biraraya getirdi. Platformun "ağır çekim darbe" ifadesini kullandığı basın açıklaması yapıldıktan hemen sonra oluşan gündem, yürüyüşü daha da ilginç kıldı. Çünkü bir gün önce Taraf gazetesi, Genelkurmay'ın Eylül 2007 tarihli bir "Bilgi Destek Planı ve Faaliyet Çizelgesi" olduğunu duyurmuş, yine aynı gün Genelkurmay Başkanlığı "kayıtlarında komuta katı tarafından onaylanmış böyle bir resmi evrak veya plan bulunmadığı" açıklamasını yapmıştı…
|
|
| 35 | | Organik çocuklar |
| | Anne- babalar çocuklara fırsatların sunulduğu, çabanın değer gördüğü ve çocukların hayal kırıklığına tahammül etme becerisini kazandığı bir ortam sunmakla mükelleftir.
|
|
| 38 | | Kimyasala karşı giysiniz mutfakçıdan |
| | Türkiye, Nükleer-Biyolojik ve Kimyasal (NBC) savaşta kullanılmak üzere giysi üretecek. Bunun için açılan ihaleyi ÇAN Ortak Girişimi kazandı. Ancak dünyada sayılı firmanın üretebildiği bu giysinin yapımı için seçilen konsorsiyumun en büyük ortağı, mutfak ekipmanları üzerine uzman! Diğer ortağı ise müteahhit Atlas İnşaat. Bu firma, Savunma Bakanlığı'nın açtığı ihalelerin gediklisi.
|
|
| 40 | | Cezalar "tuzak"sa fişleme "hak"tır |
| | Garabetimiz tam da burada; jakobenliğe karşı çıkanlarımızın çoğu aslında su katılmadık jakoben. O zaman jandarmanın Meclis'ten, suçun soruşturma aşamasında olduğu gibi suçun önlenmesi aşamasında da ırk, siyasi düşünce, din, özel yaşam gibi konularda kişisel verilerin işlenmesine olanak sağlanmasını talep etmesine şaşırmamak gerekiyor.
|
|
| 42 | | "Farklılıklarını seven bir Türkiye hayal ediyoruz" |
| | İlk albümlerinden bu yana onların müziğiyle ağladık, coştuk, halay çektik hep birlikte. Kardeş Türküler içimizdeki türküyle, bu toprakların çoksesliliğiyle buluşturdu bizi... Geçtiğimiz günlerde 15. yıl konseptli bir konser veren grup, bir de "Kardeş Türküler 15 Yılın Öyküsü" adlı bir kitap hazırladı. Kitap sadece grubun macerasını değil aynı zamanda bu süreçte Türkiye'nin geçirdiği toplumsal kültürel değişimleri de anlatıyor.
|
|
| 48 | | "Türkiye'de parti kurmak turşu kurmaktan kolaydır" |
| | Türkiye'de siyaset bir süredir AKP'nin kapatma davasına kilitlendi. Ankara kulislerinde en çok konuşulan konuların başında partinin kapatılıp kapatılmayacağı, kimlere siyasi yasak geleceği ve AKP'nin yerine yeni parti kurulup kurulmayacağı geliyor. Biz de AKP'nin ikinci adamı Dengir Mir Mehmet Fırat'ın kapısını çaldık ve bu konuların yanı sıra, dava nedeniyle rafa kaldırdıkları demokratikleşme paketinden Paksüt-Başbuğ buluşmasına, Anayasa Mahkemesi'nin son kararından Başbakan'ın "Bu trenden inen bir daha binemez" sözlerine kadar gündemdeki diğer konuları konuştuk.
|
|
| 52 | | "Vicdani retçilerin 'asker toplum'dan çekeceği var" |
| | Türkiye, "vicdani ret" kavramıyla 1989'da Tayfun Gönül ve Vedat Zencir'in Sokak Dergisi'ne yaptığı "Askerlik yapmayı reddediyoruz" açıklaması ile tanışmıştı. Fakat 1996'da İzmir Savaş Karşıtları Derneği Başkanı Osman Murat Ülke'nin askere gitmeyeceğini açıkladıktan sonra tutuklanması ve askeri cezaevinde işkenceye maruz kalması, Türkiye'yi geri dönülmez biçimde vicdani ret kavramıyla yüzleşmeye zorladı, zorluyor. 1996'dan beri, tutuklu veya tutuksuz pek çok vicdani retçinin gönüllü avukatlığını üstlenen Suna Coşkun şu sıralarda, tutuklanıp işkence gören vicdani retçi Mehmet Bal'ın davasıyla uğraşıyor.
|
|
| 56 | | Son "Baba"mız? Barak Obama'mız? |
| | Ne zamandır, Türkiye hakkında kim ağzını açsa ülkenin "Obama ihtiyacı"ndan söz ediyor; herkesi kucaklamaya çalışan politik söylemini düşündüğümüzde, akla hemen Derviş'in adı geliyor. Sorun şurada: Obama olmadan önce politikacı olmak gerek, Derviş ise politikayı hiç sevmiyor.
|
|
| 58 | | Euro 2008 bereketi |
| | Avrupa Futbol Şampiyonası başladıktan sonra
futbol dört bir yanımızı kuşatırken bazı ürünlerin satışlarında da büyük artış yaşanıyor. Kupa maçlarını televizyonlarından seyreden Türk futbolseverler özellikle bira, meşrubat, cips, kuruyemiş, milli forma ve televizyon satışlarını patlattı.
|
|
| 62 | | Beyoğlu buram buram! |
| | Beyoğlu'nda tam bir ocakbaşı patlaması yaşanıyor.Yeni açılanlarla birlikte ocakbaşı nüfusu iyice arttı. Bu yaz sıcağında bile her gece dolup taşmalarından belli ki kimsenin bundan şikâyeti yok. En eskileri ve en yenileri test ettik.
|
|
| 68 | | "Müzik, hislerin transferidir" |
| | Ukraynalı, Rus ve İsrailli müzisyenlerden oluşan, eğlenceli Balkan müziği ritimleriyle ortamdaki herkesi tabanları şişene kadar zıplatma yeteneğine sahip bir topluluk Gogol Bordello. Müziklerinin yanı sıra delilik sınırlarında gezinen sahne şovlarıyla dikkat çeken, "Çingene punk" ekolünün medar-ı iftiharı bu ilginç topluluğun kurucusu ve solisti Eugene Hütz'le geçen hafta sonu Efes Pilsen One Love Festival'de ortalığı tozu dumana katmadan önce konuştuk…
|
|
| 72 | | Üç film birden |
| | Bu hafta sinemalarda ne ararsan var. Yeni Aktüel, sinemasever okuyucusunu sıcaktan koruyacak en gölge filmleri seçti. Biri olmazsa diğeri, öteki olmazsa beriki sinemasever okuyucuyu ihya edecek.
|
|
| 76 | | "Dibi görünmeyen tastan su içme!" |
| | Küresel ısınma yağmur dualarını boşa çıkardı, bu yaz da susuzuz. Geçtiğimiz kış, beklenen kar yağmadı, Güneydoğu'da yağışlar geçen yıla göre yüzde 50 azaldı…
Üç büyük kentin belediye başkanlarına su durumunu ve suyumuzun ne kadar temiz olduğunu sorduk. Tasarrufa devam edersek bu yaz musluklardan su akacağa benziyor, ama içinde neler olduğu çok tartışmalı. Yeni Aktüel'in 130'uncu sayısanda
yer verdiği Amerikan Rice Üniversitesi'nde, sudaki arseniği kolay ve ucuza yok edecek "Kir Mıknatısı" adlı buluşu hayata geçiren ekibin içerisinde yer alan Dr. Cafer Yavuz'sa Türkiye'den kendilerine herhangi bir başvuru olmadığını söylüyor.
|
|
| 81 | | Benim güzel ve yalnız Türkiye'm! Hayır, asıl benim güzel ve yalnız Türkiye'm! |
| | Milli sevincimiz bile (ki "Milli" ve "Ulusal" diye ikiye ayrılır ve neredeyse ikisinin de ayrı ayrı marşları vardır!) çekilip ikiye ayrılmadan yerleşemiyor kalplerimize.
|
|
| 82 | | "Harika" Salih Robinson Crusoe'ya karşı! |
| | "Issız bir adaya düşseniz…" diye başlayan klişeye çok uygundu durum ve gazeteler haberi "Robinson Crusoe olmak varmış" diye verdi. Karayolu bağlantısının bulunmadığı ıssız bir yarımadada, Tavşanbükü'nde, elektriksiz, telefonsuz yaşamayı seçen bir çiftti Salih ve Fatma Varol bu haberlere göre. Merak ettik bu çağdaş Robinson yaşantısını ve yola düştük ama karşımızda, ıssız adada yaşamayı "seçen" değil de adadaki diğer haneler göç ettiği için ıssızda kalmış bir çift bulduk. Dönüş yolunda okuduğumuz gazetelerde "DPT'nin çarpıcı göç araştırması" başlıkları vardı. 1965-2000 döneminde tam 21 milyon 100 bin kişi katılmıştı göç kervanına. İşte göçlerin Robinson yalnızlığına terk ettiklerinden ikisinin öyküsü…
|
|
| 88 | | Estetikte karbon devri |
| | Estetik ve karbon deyince aklınıza son yıllarda estetikte popüler olan karbondioksit gazı tedavilerinden biri gelmesin sakın. Zira sözünü ettiğimiz, kimyasal element olan, kimyada "C" ile sembolize edilen karbon. Hani şu en arı (katışıksız) biçimleri elmas ve grafit olan, daha düşük arılık derecelerinde maden kömürünün, kok kömürünün ve odun kömürünün bileşeni olarak bulunan karbon. Ve şimdi medikal estetikte peeling (derinin en üst tabakasının soyulması işlemi) uygulamasında kullanılıyor.
|
|
| 92 | | "Amacım görsellikle körsellik arasında köprü kurmak" |
| | Annesinin düşük yapma çabası gözlerine mal olmuş! İstenmeyen bir çocuk olarak inatla gelmiş dünyaya. "Diplomat olup dünya barışı için falan uğraşırım" niyetiyle uluslararası ilişkiler okumuş ama "Diplomat olmak için aristokrat olmak gerekiyormuş" deyip dönmüş o yoldan! Sinemacı olmak istemiş, "Senin işin değil bu, kendine başka bir iş seç" demişler ama o inatla sinema okumaya, yönetmen-senarist olma hayallerinin peşinde koşmaya devam ediyor…
|
|
| 96 | | Uluslararası bakalorya diploması (IB) |
| | 16-19 yaş arası lise öğrencilerine okulun son iki yılında sunulan IB programının amacı; sorgulayan, araştıran, bağımsız düşünebilen ve uluslararası akademik
ortama uyum sağlayabilecek öğrenciler yetiştirmek.
|
|
| 98 | | "Şu yalan dünyayı aşksız geçirme" |
| | Halini "Biraz kül biraz duman, o benim işte" diye özetlemiş, rotasını çizerken akıl yerine kalp enstrümanında karar kılmış bir musiki ustasını anlatmaya çalışmak eskilerin tabiriyle "beyhude" bir çaba değil mi? Hele bu usta ruhunu "İçimdeki sazlar başka, söz başka" mührüyle sırlamışsa! Söz konusu 20'inci yüzyılın en iyi "Klasik Türk Müziği" şarkılarına imza atmış Avni Anıl'sa denemeye değer. Menzile varamasak da yolda olmak güzel!
|
|
| 102 | | Ankara'nın İstanbul İmtihanı |
| | Karl Klinghardt, 1924'te kaleme aldığı Ankara-İstanbul Arası İktidar Kavgası'nda o yılların siyasi iklimini bir Batılı gözüyle aktarıyor. Yazarın nereye varacağını kestiremediği Ankara'nın başkent oluş sürecini Galatasaray Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü öğretim üyelerinden Ahmet Kuyaş'a sorduk.
|
|