| 16 | | Holding gibi dernekler |
| | Almanya'da bulunan Deniz Feneri e.V derneğinde yaşanan yolsuzluklar gündeme bomba gibi düştü. Yıllık ortalama 200 milyon YTL bağış toplayan yardım dernekleri, yaşanan bu olayın ardından kamuoyunda soru işaretleri ile karşılanmaya başlandı. İslami insani yardım dernekleri nedir? Nasıl bu kadar fazla bağış topluyorlar? Ne gibi faaliyetleri var? Nasıl denetleniyorlar? Bu soruların cevaplarını araştırdık.
|
|
| 20 | | Ergenekon bu "kapağın" altında |
| | Derin Devletin Peşinde kitabı 2001'de yayımlandı. Necdet Açan-Serhan Yediğ imzasını taşıyan kitap ağırlıklı olarak Susurluk Skandalı'yla ilgili yazılara yer veriyor. Ancak kitapta öyle detaylar var ki, sanki yıllar öncesinden Ergenekon Davası'nı haber vermiş. "Sisi Özel Örgütü", "İşte İkinci Yeşil", "Turancı Dev-Genç" bu dosyalardan sadece birkaçı.
|
|
| 24 | | "Sen benim yedek babamsın" |
| | Başbakanlık Aile ve Sosyal Araştırmalar Genel Müdürlüğü bünyesinde yayımlanan Aile ve Toplum dergisindeki bir makalede, dizilerdeki Makbule, Ferhunde gibi karakterlerin Türk ailesine risk oluşturduğu yazılınca tartışma başladı. Oysa makalenin gözden kaçırdığı bir gerçek vardı: Türk ailesinin yapısındaki değişiklikler! Modern dünyada boşanmalar artsa da, evlilik hâlâ gözde. Yeni oluşan ailelerde, farklı anne veya babaya sahip çocuklar aynı ortamda yetişiyor, yani aslında Türk ailesi büyüyor. Yeni Aktüel yeni "büyük aile"lerle konuştu…
|
|
| 30 | | Çöpteki tehlikeli servet |
| | Bilgisayarlar, televizyonlar, çamaşır makineleri, cep telefonları, ütüler, buzdolapları, DVD oynatıcılar, fırınlar… Hepsinin evinize ilk giriş anını düşünün. Pırıl pırıl halleriyle hiç atılmayacak, hep bir işe yarayacak gibi dururlar. Ancak teknolojik ürünlerin ışıltıları, bazen peşi sıra çıkan yeni modeller ile bazen de ucuz teknolojinin sonucu çabucak gelen arızalarla bozuluyor. Sadece ABD'deki yıllık elektronik atık miktarı 5-7 milyon ton! İçerdikleri altın, gümüş, bakır, demir, çinko, kalay, nikel gibi değerli hammaddeler yanında elektronik atıkların barındırdıkları kurşun, cıva, kadmiyum, fosfor, baryum, krom, berilyum, plastikler ve ozon tüketiciler gibi tehlikeli kimyasallar da insan ve çevre sağlığını tehdit eder nitelikte. Türkiye'de ve dünyada bu atıkların nasıl değerlendirildiğini araştırdığımızda ilginç bilgilere ulaştık…
|
|
| 34 | | Yalan CV'nin ömrü yatsıya kadar… |
| | "Background Check" (Özgeçmiş Araştırması) uzun yıllardır Avrupa, Amerika ve Uzakdoğu'da yaygın olarak yapılıyor. Türkiye'de geçen ay hayata geçen uygulamayla işveren, çalışanlarının özgeçmiş bilgilerini kontrol ettirebilecek; böylece işe aldığı elemanın başvuru sırasında yalan söyleyip söylemediğinden emin olacak. Özgeçmiş Araştırması'nı Türkiye'ye getiren Indus Danışmanlık Şirketi'yle uygulamanın detaylarını konuştuk ve ortaya çıkarttıkları komik özgeçmiş yalanlarını öğrendik.
|
|
| 37 | | Dindarın şüphesi |
| | "Nefsi dininin elinde kar gibi erimeyen kişinin dini, nefsinin elinde kar gibi erir"
|
|
| 38 | | Bir güfte ve 44 kayıp beste |
| | Göben Zırhlısı "Yavuz" adı verilerek İmparatorluk tarafından satın alındığında devir teslim töreninde, Almanlar milli marşlarını söyledikten sonra sıra Osmanlılara geldiğinde doğan milli marş sıkıntısı "Ay dede ay dede / çerağın (durağın) nerede" şarkısının söylenmesiyle atlatılmış. Bugün hep bir ağızdan söylenen İstiklal Marşı, 1921'de düzenlenen bir yarışmaya katılan çok sayıda besteden sadece biri. Araştırmacı-yazar Mehmet Altun'un ve Tefken Vakfı'nın yaptığı araştırmalarla kayıp 55 İstiklal Marşı bestesinden 11'i bulundu ve 87 yıl sonra da olsa ilk kez seslendirilecekler.
|
|
| 42 | | Babalık mesleğinin profesörü... |
| | Etrafımız, kendi çocuklarıyla ilişkisini başaramamış "başarılı" erkeklerle dolu. Böyle bir dünyada benim asıl kahramanlarım, babalıklarını kariyerlerinin önüne koyabilmiş o nadir insanlardır. Prof. Mim Kemal Öke, okuduğum tek bir cümlesiyle ("öncelikli mesleğim babalık") benim bütün eleştirel süngülerimi yerle yeksan etmiş durumda.
|
|
| 44 | | Adaletin bu mu dünya? |
| | İstanbul Bilgi Üniversitesi, mahkemelerin vatandaşın gözünde nasıl değerlendirildiği sorusuna yanıt aramak için "Adalet Gözet" adlı bir araştırma projesi başlattı. Araştırma, adliyelerin fiziki yapısının insanları daha baştan tedirgin ettiğini gösteriyor. Duruşmalar çoğunlukla zamanında başlamıyor. Kadınlar erkeklere, fakirler zenginlere, eğitimsizler ise eğitimlilere göre mahkemelere daha çok inanıyor…
|
|
| 47 | | Eşitsizlik ve intikam duygusu |
| | Muhafazakâr kesimin kapitalizmle imtihanı, kadınların artan talepleri ve değişen kadın erkek ilişkileri, tüketim kültürüne eklemlenme, Deniz Feneri. Yozlaşmanın ayak sesleri mi? Bu tablonun ardındaki motivasyon yıllardır sınıfsal, siyasi ve cinsiyetçi dışlanmalara maruz kalan kitlelerin giderek saldırganlaşan eşitlik özlemleri olabilir mi?
|
|
| 48 | | Pisuvarım tasarım, hem işer hem çoşarım |
| | Tasarımcılar, erkeklerin sıklıkla ziyaret ettiği pisuvarların önünde sıkılmamaları için kolları sıvadı. Saksafondan futbol sahasına, kadın dudağından rahibeye kadar birbirinden ilginç formlarıyla yeni nesil pisuvarlar, erkek tuvaletlerini oyun parkına çevirirken, erkeklerin, üzerinde ince bir uzmanlık geliştirdiği sıçratma meselesine de nokta koyuyor: Beyler, kenara değil, tam ortaya!
|
|
| 54 | | "Akıllı" olmanın yolu "bulanık mantıktan"tan geçiyor |
| | Kullandığı su ve deterjan miktarını çamaşırın kirlilik derecesine göre kendiliğinden azaltan ya da çoğaltan "akıllı" çamaşır makineleri, "Peynir bitti" diye uyaran "akıllı" buzdolapları, ses tanıma sistemleri, kendi kendine odaklanan fotoğraf makineleri vb… her yanımızı saran "akıllı" teknoloji ürünlerinin aslında Nasreddin Hoca'nın "Sen de haklısın" felsefesiyle, yani "Bulanık Mantık" düşünme sistemiyle temellendirildiğini biliyor muydunuz? Bu düşünce sisteminin kullanım alanı sadece teknolojiyle sınırlı değil, siyasetten sanata tüm alanlar bu düşünce sisteminin etkisini taşıyor. Uzmanlara, günlük hayatımızın çoğumuzun farkında olmadığı gerçeklerinden olan "Bulanık Mantık" konusunu netleştirecek sorular yönelttik.
|
|
| 58 | | İlahi patron, ne kadar da komiksin! |
| | Araştırma konularında sınır tanımayan bilim, bu sefer de kahkahamıza el attı. Maryland Üniversitesi'nden Prof. Robert R. Provine'ın aklına kötü esprilere neden güldüğümüz takıldı ve mevzuyu araştırdı, yüzyıllardır filozofların da kafa yorduğu "gülmek" başka bir anlam daha kazandı: Kötü esprilere gülüyoruz, çünkü içgüdüsel olarak üstlerimizin karşısında kibar olmaya çalışıyoruz. Yani espriden çok, o espriyi kimin yaptığı önem kazanıyor gülmemiz için…
|
|
| 62 | | "Türkiye'nin 28 yılı boşa geçti" |
| | Haluk Bilginer, "Nerede Kalmıştık" adlı diziyle televizyon ekranlarına tekrar "merhaba" diyor. Usta oyuncu, dizide 12 Eylül darbesinden bir gün önce kafasını yere çarpıp komaya girerek, 28 yıl uykuda kalan Ateş karakterini canlandıracak. Bilginer'le 9 Ekim'de Turkmax ekranlarında başlayacak olan yeni dizisi, 12 Eylül ve darbeden bugüne geçen 28 yıl üzerine konuştuk.
|
|
| 66 | | Burjuvayı proleter giydirdi |
| | Ospop (One Small Point of Pride-Küçük Bir Gurur Noktası) isimli mağaza, Çinli işçilerin ayakkabılarına göz dikti. İki dolarlık lastik ayakkabıyı alladı, pulladı şimdi 76 dolara satıyor. Bu akıl almaz fiyat artışı moda takipçilerine pek şaşırtıcı gelmeyecektir. Zira, moda tarihi dedikleri, bir dönem yüzüne dahi bakılmayan giysilerin keşfediliş ve değere biniş hikâyeleriyle dolu. İşte o hikâyelerden bir demet.
|
|
| 70 | | Mimikler yalan söylemez |
| | "En büyük hayaliniz", "En son kime hediye aldınız", "En son kimden hediye aldınız", "Hiç âşık oldunuz mu", "En çok eleştirdiğiniz yönünüz" ve "Hayatınızda en çok olmasını istediğiniz şey"… Bir kamera ve uzatılan mikrofona, bu basit altı sorunun cevabını 2004-2005 yılları arasında, Beyoğlu ve civarında "ayaküstü" yanıtlayan 150 kişiden biriyseniz haberimizi sonuna kadar okumanızda büyük yarar var. Neden mi? Gazeteci Tuluhan Tekelioğlu'nun yaptığı bu sokak röportajları, bir video enstalasyonu olarak sergileniyor da ondan. 15 Ekim-1 Kasım tarihleri arasında gezebileceğiniz "Ayaküstü Cevaplar", aynı zamanda Milli Reasürans Sanat Galerisi'nin bu yılki açılış sergisi…
|
|
| 73 | | "Pop din" |
| | Ramazan boyunca, nadide İran halıları gibi ayaklarımızın altına serilen tevazuun ipeklerine bakarken, hep ilmek ilmek işlenmiş, hatta kördüğümlerle örülü kibir desenleri, gurur resimleri gördüm.
|
|
| 76 | | "Cam silmemi beğenen kadın oğluna istemeye geldi"atv'de yeni bir program… |
| | Bir izdivaç programı… Bir damat adayı, damat adayının ailesi ve sekiz gelin adayı… Buraya kadar her şey normal gibi gözüküyor değil mi? Siz öyle zannedin. Başrolde Huysuz Virjin varsa, işler değişir. Niye mi? Gelin adaylarının amacı, damat adayı ve ailesine kendisini beğendirebilmek. Tabii Huysuz Virjin'in sınavından geçerken bildiklerini de unutmazlarsa!
|
|
| 80 | | Ahmet Kaya'dan emanet |
| | Ahmet Kaya'nın yeğeni Simge Bağdatlı ile beş yıl önce Türk Star yarışmasında tanışmıştık. Anlattığına göre, yarışmayı ikinci olarak tamamlayan Simge'ye imzalanan sözleşme gereği yapılması gereken albüm, jüri üyesi ve Doğan Music Company (DMC) Genel Müdürü Ercan Saatçi'nin özel çabalarıyla engellenmiş. Bu sözün tutulmayacağını anlayan Simge, sonunda kendi albümünü çıkarmaya karar vermiş. Dayısı Ahmet Kaya'nın 11 şarkısını seslendirdiği albümün yapımcısı da Ahmet Kaya'nın eşi Gülten Kaya.
|
|
| 82 | | Ne tür bir "büyük aile" ebeveyni olurdunuz? |
| | "Büyük aile" ebeveyni. Yani sizin ve evlendiğiniz kişinin çocukları var, ayrıca ortak çocuğunuz ya da çocuklarınız oluyor. Böyle bir durumda ebeveynlik alışılagelmiş olandan biraz farklı oluyor. Peki siz, "büyük aile" ebeveyni olmaya yatkın mısınız, eğer olsaydınız nasıl bir ebeveyn olurdunuz? Bilmek istiyorsanız, buyurun teste!
|
|
| 84 | | Sahilde bir "yalnız" kadın… |
| | Caddebostan sahilinde denize kuşbakışı bakmayan, düzayak bir "plastik kulübe" var.
Sahibi Nuran Çalışkanoğlu tam 22 yıldır orada yaşıyor. Kulübenin bahçesi bitkilerle dolu. O bitkilerin gölgesinde miskinlik yapan üç köpek var, iki de kedi. Nuran Hanım'ın hayatında çiçeklerinden ve hayvanlarından başka bir şey yok yaşayan. Zaten onunki de bildiğiniz gibi bir yaşamak değil, bildiğiniz gibi bir yalnızlık hiç değil.
|
|
| 84 | | "Siyah-beyaz değil renkli bir ülke" |
| | Dünyanın en büyük kitap fuarı olan Frankfurt Kitap Fuarı 15 Ekim'de başlıyor. Fuarın bu yılki onur konuğu Türkiye. Bir grup yazarın "AKP iktidarına ve onun Kültür Turizm Bakanı'na güvenmedikleri ve yazar örgütlerinin fuar katılım sürecinde şeffaf olmadığı" gerekçesiyle katılmama kararı aldığı fuara günler kala tartışmalar devam ediyor. Frankfurt Kitap Fuarı Türkiye Ulusal Yürütme Komitesi Eşbaşkanı ve Metis Yayınları Genel Yayın Yönetmeni Müge Gürsoy Sökmen'le tartışmaları, fuar hazırlıklarını ve beklentilerini konuştuk.
|
|
| 87 | | Auster'ın iç savaşı |
| | Paul Auster'in kurgusal bir iç savaş ABD'siyle, Irak'ı işgal eden ABD'nin öyküleri arasında gidip gelerek anlattığı "Karanlıktaki Adam"ın en önemli eksikliği; samimiyet ve kendine karşı dürüstlük
|
|