| 3 | | Bir türkü yükseliyor usulca… |
| | Derginin bağlanarak matbaaya gönderilmek üzere hazırlandığı bir gecenin daha son demleri… Birazdan okuyacağınız yazıları, bakacağınız fotoğrafları yayına hazırlayan arkadaşlarımın bir kısmı yorgunluktan masalarda, koltuklarında sızmış.
|
|
| 12 | | "Hiç faşist olmadım…" |
| | MHP Genel Başkanlığı'na aday olduğunu açıklayan Prof. Ümit Özdağ'a göre Devlet Bahçeli, Atatürk ve Alparslan Türkeş'in çizgisinden koptu. Özdağ, Bahçeli'nin "çiçek bahçesi" benzetmesini eleştirirken "Kim, hangi çiçek diye adama sormazlar mı? Yarın birisi 'Ver benim saksımı, ben gidiyorum' dediğinde ne diyecekler" diyor.
|
|
| 16 | | Ayrıntısı Az, Manşeti Ayıplı Bir Dava! |
| | Adli gündemin son halkası, 92 yaşındaki Sümerolog Muazzez İlmiye Çığ'ın yargılandığı dava oldu. Çığ'ın bu yaşta dava edilmesi çok konuşuldu ama neden dava edildiği konusunda çok fazla ayrıntıya girilmedi. Ahmet Hakan, yazısında bu tuhaflığa dikkat çekti ama esas tuhaflık bir gazetenin 'beraat' manşetindeydi.
|
|
| 20 | | Beyin ameliyatıyla süper zeka! |
| | "Beyin estetiği,yakın bir gelecekte gerçekleşecek ve botoks kadar normal kabul edilecek!" ABD, ünlü beyin cerrahı Dr. Katrina Firlik'in ortaya attığı bu iddiayı tartışıyor. Firlik'e göre, isteyene kafatasında açılacak bir delikle yapılacak estetik müdahale sayesinde modern zamanın insan beyni üzerinde yarattığı tahribat önlenirken, beynin performansı da kat kat arttırılabilecek! İşte insan beyninin çevresel kirlenmeyle imtihanı ve ABD'li isim annesinin ağzından "beyin estetiği"nin teknik ayrıntıları!
|
|
| 26 | | Hayal kahvesi |
| | "Türk dünyası" diye bir dünya yoktur. Yeryüzünde kendini
Türk diye nitelendiren insanlar sadece bu ülkede yaşıyor. Ayrıca Balkanlar'da, Kıbrıs'ta ve Avrupa ile Amerika'nın çeşitli ülkelerinde Türk azınlıklar var. Ama Kazak, Kırgız, Türkmen, Tunguz veya Başkırt'a "Sen Türksün" derseniz, en hafifinden "alınır." Türk'ü aşağı gördüğünden değil, Türk olmadığından.
|
|
| 28 | | 240 komandomu çaldılar! |
| | Kuzey Irak'ta, 1994'te görevlendirilen 151. Komando Alayı'nın komutanı Emekli Kurmay Albay Ahmet Uludağ'ın iddiasına göre, 240 komando emirlere aykırı olarak birliğine gönderilmedi! "Geri hizmete verilen komandoların yerine 148 acemi er 'komando kılığında' 151. Komando Alayı'nda görevlendirildi! Bunun sorumlusu Adapazarı'ndaki 2. Piyade Tugay Komutanı Tuğgeneral Rauf Aydın'dır! Dönemin Genelkurmay Başkanı; Kara Kuvvetleri, 15. Kolordu ve 1. Ordu komutanları da buna göz yumdu! Bu yüzden Kuzey Irak'a eğitim seviyesi ve fiziki kabiliyeti komando taburundan az olan bir iç güvenlik taburu gitti! 240 komandoyu birliğinde tutan Tuğgeneral Rauf Aydın ise Diyarbakır'daki Atmaca Operasyonu'nda 27 şehit verdi. Bu, bir operasyonda bu denli şehit verilen ilk olaydı!"
|
|
| 34 | | 68 yıl önce 10 Kasım |
| | 10 Kasım 1938. Saat 09.05. Atatürk'ün son günlerini geçirdiği Dolmabahçe'de hayata gözlerini yummasıyla, genç cumhuriyet 83 yıllık tarihinde bir daha benzerini yaşayamayacağı türde bir ebedi uğurlamaya sahne oldu. Yüreğine ateş düşmüş mahşeri kalabalık İstanbul'un tüm caddelerini, hatta cami kubbelerini doldurmuş Atatürk'ün ardından gözyaşı döküyordu. Yine bir 10 Kasım… Yine, 68 yıl önceki ruh halinin bugün aynı tazeliği koruduğu vurgulanacak; cümlelerle, şiirlerle… Ama belki de hiçbir söz, o günü bu fotoğraflardaki kadar iyi ifade edemeyecek. Fotoğraflar Hakan Yılmaz Çebi'nin "Atatürk Mason Muydu?" adlı kitabından. Kitapla ilgili bir de küçük not: Kitapta masonların, 10 Ekim 1935'te localarını kapattıran Atatürk'ü zaman içinde kendilerine taraf gösterme çabaları ve bu çabaların aksine Atatürk'ün masonlar ve masonlukla hiçbir ilgisi olmadığı anlatılıyor… |
|
| 38 | | İşte TBMM gizli celse kayıtları |
| | 24 Nisan 1920 tarihli T.B.M.M. Gizli Celse Kayıtları'nda, Ermeniler'le ilgili durum değerlendirmesi yapan Mustafa Kemal Atatürk, Birinci Dünya Savaşı'nda yaşanan tehciri işaret ederek İngiliz ve Amerikalılar'ı aleyhimizde tahrik etmemek için Erivan'daki Müslüman halka yardım bile edemediklerini açıklıyor!
|
|
| 40 | | 'Sekiz yıl öğretmenlik yaptım!' |
| | Dikkatimi çekmesi herkes gibi "Bir İstanbul Masalı"na denk geliyor; ve hafızamda nedense 1977 doğumlu bu genç kadın, hanım hanımcık, ağzından kerpetenle laf alınabilen bir kız olarak yer etmiş. Ama röportaj için biraraya geldiğimizde anlıyorum ki, fena halde yanılmışım. Meğer o da en az benim kadar meraklı, unutkan ve gevezeymiş... O kadar çok seviyor ki konuşmayı, dublaja yetişmesi gerektiği için ilk gün yarıda kesip ertesi gün devam ettik röportaja. Ve ben günler süren röportaj kaydını deşifre etmekten bitap düştüm! İşte o öportaj! |
|
| 45 | | Çocuk ve gölge |
| | İnsan ilişkilerinin pek azının uzun ömürlü olduğu bir zamanda, çocuk müstesna bir duygusal eş olarak görünüyor. Önceleri evlilik, hayat arkadaşlığı, dostluk veya ideolojik dayanışmadan beklenen güven, bugün daha çok çocuktan isteniyor.
|
|
| 46 | | Hazine'deki IMF'cilere laf anlatmak zordu! |
| | Üç dönem milletvekilliği yapan ANAP'ın prenslerinden Yüksel Yalova, 2001'de devlet bakanıyken, tütün yasasıyla ilgili açıklamasına hükümetin tepki gösterince istifa etmişti. O günden beri ilk kez Yeni Aktüel'e konuşan Yüksel Yalova istifa sürecini anlattı, son özelleştirme uygulamalarıyla ilgili açıklamalarda bulundu: "Erdoğan 17 Aralık öncesi Fransa'da Arcelor'un başkanıyla görüşünce Ereğli Demir Çelik'in satış planı değiştirildi!"
|
|
| 52 | | Aborijinler'in soyu tükeniyor! |
| | Ormanda yaşayan, çıplak, yabani, yüzleri boyalı, sağ elinde mızrak, sol elinde bumerang taşıyan Aborijinler'i görmek için Avustralya'ya gidenler hayal kırıklığına uğrar! Onlar da, efsaneleri de kaybolmuş! Tıpkı Kızılderililer gibi Aborijinler de "beyaz adam" tarafından sömürgeleştirilmiş. Resmi izin olmadan girilemeyen gettolarda, çöplerin arasında feci koşullarda yaşıyorlar. İlkel inanışlarının yeriniyse alkol almış.
|
|
| 58 | | Eşref Bitlis'in son toplantısı! |
| | Emekli astsubay Hüseyin Oğuz, MİT muhbiri Tarık Ümit'in kaybolmasıyla ilgili jandarmanın hazırladığı soruşturma dosyasının nasıl kaybolduğunu ve Jandarma Genel Komutanı Eşref Bitlis'in ölümüyle ilgili iddialarını ilk kez açıklıyor…
|
|
| 62 | | Yeşil'in ekibi, TİT'i faaliyete geçirdi! |
| | Susurluk sürecinde ortadan kaybolan Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım'ın eski ekibi yeniden örgütlendi. Türk İntikam Tugayı (TİT), Esir Türkleri Kurtarma Ordusu (ETKO) ve Türkiye Ülkücü Şeriatçı Komando Ordusu (TÜŞKO) adlı örgütleri faaliyete geçiren ekibin lideri Susurluk Raporu'nda da adı geçen Kürşad kod adlı Gültekin S.! "Elazığlılar Grubu" olarak adlandırılan ekip özellikle Kıbrıs'ta haraç amaçlı eylemler gerçekleştiriyor.
|
|
| 64 | | Green, Eva Green! |
| | Bu genç yaşında Arsene Lüpen ve Cennet Krallığı filmleriyle sinemadaki yerini sağlamlaştıran Fransız güzel Eva Green'in yıldızı, Bond kızı olduktan sonra iyice parlayacak! Tıpkı selefleri Ursula Andress, Sophie Marceau, Kim Basinger gibi... Bu haberi bir solukta okumanız için sizi ateşleyecek küçük dedikoduya gelince: Yeni Bond kızı Green, Casino Royale'de yeni Bond Daniel Craig'den de önde! |
|
| 67 | | Kötülüğün sıradanlığı |
| | Her tür kötülüğün kaynağı sıradanlıktır belki; birçok 'kötü'ye ve 'kötülük' biçimine yaklaşabilir, onları anlamaya çalışabiliriz. Sonucu 'ölüm' ve 'acı' getiren yıkımların failleriyle bile empati kurmayı başarabiliriz. |
|
| 68 | | Fevzi Bey, hoş adam! |
| | Barbie Operasyonu'nda ifadesine başvurulan mağdur kadınlardan biri de, 24 yaşındaki Bahar Öğmen'di. Ama ismi hiçbir zaman operasyonda adı geçen ünlü kadınlar kadar zikredilmedi. Ta ki gazeteci-yazar Emrullah Erdinç'in operasyonun iç yüzünü anlattığı "Etiler'in Oyuncak Bebekleri" adlı kitabı çıkana kadar... Kitapta kadın satıcısı olduğu iddia edilen Dinçer Dinçsoy'un, bir siyasetçi ve sermaye olarak çalıştırıldığı savunulan, mağdur Bahar Öğmen ile yaptığı telefon görüşmelerine yer verilince, cep telefonunun sahibi olarak AKP Bingöl Milletvekili Fevzi Berdibek'in adı zikredildi… |
|
| 74 | | Önemli olan gençlerin 'Korkmayın, biz varız' diyebilmesi! |
| | Pazar günü kaybettiğimiz eski başbakanlardan Bülent Ecevit nisan ayında iki kez görüştü Yeni Aktüel ile. İlkinde Şemdinli olayı ve derin devletle ilgili soruları yanıtladı; Türkiye'nin durumunu değerlendirdi ve "Gençlerde büyük bir bilgi birikimi var. Ama bu gençleri kullanmak için gerekli birikim çok az" dedi. Röportaj sayfalarımıza sığmayacak kadar uzundu ve şimdi anlıyoruz ki siyasi vasiyeti niteliğindeydi. İşte röportajın devamı şimdi okuyacağınız özel Bülent Ecevit dosyasında… |
|
| 79 | | "Early Action" |
| | ABD üniversitelerine başvuru koşulları; erken başvurunun ne anlama geldiği, avantajları ve dezavantajlarını bu hafta da sürdürüyoruz. |
|
| 80 | | Yeni 19 Sırları Nutuk'ta saklı metinler |
| | Muammer Yüksel ve Erhan Kızıltan adlı doktorlar Nutuk'taki kelimelerin kullanım sıklığında mesajlar saklı olduğunu söylüyor. Hatta onlara göre Atatürk Nutuk'a yerleştirdiği "gizli metinlerle" Kürt sorununun günümüzdeki şekline işaret ediyor ve Gençliğe Hitabe'de belirtilen görevlerin ne zaman yerine getirileceğini kodluyor. İşte Nutuk'ta gizlendiği iddia edilen kehânetler! |
|
| 82 | | Bana edebiyat yap! |
| | İki yıl önce yazar Ahmet Altan'ı transfer ederek kitaplarını ucuz fiyatla satışa sunan Alkım Yayınları, haftalık edebiyat dergisi yayımlayarak bir "ilk"i daha gerçekleştirdi. Edebiyat dünyasının kuytularına giren K Dergisi, ilgi çekici konuları herkesin anlayabileceği bir dille anlatıyor. Denemesi 1 YTL... |
|
| 84 | | Aşk Şarabı İçmesi Hoştur Şaşkın |
| | Radyo programında duyduğun sese göre seçersen eğer hayatının aşkını, sonuçlarına da katlanacaksın. Ya da öbür taraftan bakarsak; ya hiç tanımadığınız bir erkek sesinizden aldığı gazla dağları tepeleri aşıp yanınıza geldiğini söylerse! Ama iflah olmaz bir romantik gibi düşünürsek, aşk bazen tahmin edemeyeceğiniz kadar yakınımızdadır. Ama gerçekten bazen… Şahin Alparslan'ın ilk sinema filmi "Şaşkın" işte bu mevzular etrafında dönüyor. |
|
| 86 | | Bir Osmanlı masalı |
| | İngiliz kökenli tarihçi ve seyyah Jason Goodwin'in Yeniçeri Ağacı adlı romanı tam bir kurgu ustalığı ürünü. Sağlam bir tarih bilgisiyle desteklenen ve dekor olarak II. Mahmut döneminin Osmanlı sarayının kullanıldığı roman polisiye tütsüsü sayesinde okurun ilgisine süreklilik kazandırıyor. |
|
| 91 | | Kopya çekmek |
| | Hatırlarsınız; geçtiğimiz ay bir yardımcı doçent sınavda kopya çekerken yakalandı. Haberi okuyanlar gösterdikleri tepkiye göre iki farklı gruba ayrıldılar. Bir bölümü dehşet içinde, "Bilim insanı da kopya çeker mi? Ne günlere geldik" diye düşünürken, bir bölümü de, "Hepimiz kopya çekerken, yardımcı doçent niye çekmesin" diyerek vicdanını rahatlattı. |
|