| |
|
 |
Tarihi Olmayan Ülkenin İki Ayrı Tarifi
Bir tarafta gizemli efsaneler üzerine kurulu tarihi ve kamera şakası gibi kahramanları; bir tarafta 'yabancı' vatandaşlarını ulusal güvenliğe tehdit sayıp zorla alıkoyarak, gözaltına alan, olmadı denizaşırı hapishanelerde sorgulama yapan bir ABD tarihi. Amerika'nın ne menem bir memleket olduğunu anlatan iki film; "Büyük Hazine: Sırlar Kitabı" (National Treasure: The Book of Secrets) ve "Yargısız İnfaz" (Rendition) 4 Ocak'ta büyük olasılıkla aynı çatı altındaki salonlarda gösterime giriyor.
Amerikan sinemasının şu hayatta olmasını istediğimiz her şeyi var: Teknik olarak nasıl gerçekleştirildiğini aylarca konuşsak bitiremeyeceğimiz filmleri, dâhi önadlı yönetmenleri, bize göre müthiş imkânları olan senaristleri, kameraları, görüntü yönetmenleri, oyuncuları ve dahi sabırsızlıkla bekleyen izleyicileriAma memleketin gerçek bir tarihi olmaması bizi sadece bu imkânlarla çekilen aksiyon ya da bilim kurgu filmlerine hayran bırakıyor. Yani Battal Gazi, Tarkan ve dahi Kara Murat gibi filmlerle bir nevi sinemanın karma aşısını daha çocuk yaşta yaptıran sinemaseverlerde, Amerikan tarihiyle ilgili çekilen filmler genelde yavan bir tat bırakıyor. Örneğin "Korkak Robert Ford'un Jesse James Suikastı" ve "Büyük Hazine: Sırlar Kitabı""Koskoca Amerikan tarihi" bu iki filmin içine rahat rahat sığıyor. İşte bu hafta sinemaseverler böyle bir filmle cebelleş olacak. Nicolas Cage ve Hollywood'un usta isimlerinden oluşan arkadaşları, olmayan bir tarihi yeniden yazmak, gizemden gizeme koşmak için bir kez daha geri dönüyor. Yavan "Indiana Jones", çakma "Da Vinci Şifresi" kıvamındaki "Büyük Hazine"nin devamı niteliğindeki "Sırlar Kitabı" bir filmden fazla bir şey beklemeyen, eğlencelik arayışındaki izleyici için 4 Ocak'ta beyazperdede arzı endam edecek. Geçen yıl bu zamanlarda gösterime giren ilk film sadece Kuzey Amerika'da 170 milyon dolarlık gişe hasılatına ulaşmıştı; dünya sinema hasılatı ise 347 milyon dolardı. Bu durum "Hazine Avcısı" yapımcıların gözünü karartmış olacak ki bir yıl içinde ikinci filmi de dolaşıma soktular. Jon Turteltaub'un yönettiği ve Nicolas Cage, Diane Kruger, Justin Bartha, Jon Voight, Helen Mirren, Ed Harris ile Harvey Keitel'in oynadığı "Sırlar Kitabı" suikastçı John Wilkes Booth'un günlüğünden kaybolan 18 sayfanın izini sürerek Abraham Lincoln'ün öldürülmesinin ardındaki sır perdesini kaldırmaya çalışıyor. Sözün özü "Büyük Hazine: Sırlar Kitabı"nı daha önemli bir işiniz yoksa mutlaka izleyin deriz. Ve fakat böyle durumlarda insanın mutlaka önemli bir işi oluyor. Yazıyı fazla uzatmadan 4 Ocak'ta gösterime girecek başka bir filme geçelim ve bu bahsi kapatalım. Hayali bir tarihten gerçek olması kuvvetle muhtemel bir hikâyeye geçiş yapalım.
Amerika'nın gerçek tarihi Tsotsi filmiyle tanıdığımız yönetmen Gavin Hood'un yönettiği "Yargısız İnfaz"ın (Rendition) başrollerini Jake Gyllenhaal, Reese Witherspoon, Peter Sarsgaard ile Alan Arkin paylaşıyor. Politik gerilim diye tanımlanabilecek film, 'yabancı' vatandaşlarını ulusal güvenliğe bir tehdit olarak algılayıp gözaltına alan ve gizli denizaşırı hapishanelerde sorgulama yapan Amerikan Hükümeti'nin "sıradışı hüküm" ilkesine ve politik sorunlarına "provokatif" bir bakış açısı getiriyor.
| Haberin devamını Yeni Aktüel dergisinin 130. sayısında bulabilirsiniz! |  |
|
 |
|