AKTÜELHepoku    
Her Hafta width=3 Türkiye width=3 Dünya width=3 Toplum width=3 Kültür Sanat width=3
 
   
 
'Sekiz Yıl Öğretmenlik Yaptım!'

Şöhret'in Gülşen'i Şöhretini Anlattı

'Sekiz Yıl Öğretmenlik Yaptım!'
Özsel Tortop 


Dikkatimi çekmesi herkes gibi "Bir İstanbul Masalı"na denk geliyor; ve hafızamda nedense 1977 doğumlu bu genç kadın, hanım hanımcık, ağzından kerpetenle laf alınabilen bir kız olarak yer etmiş. Ama röportaj için biraraya geldiğimizde anlıyorum ki, fena halde yanılmışım. Meğer o da en az benim kadar meraklı, unutkan ve gevezeymiş... O kadar çok seviyor ki konuşmayı, dublaja yetişmesi gerektiği için ilk gün yarıda kesip ertesi gün devam ettik röportaja. Ve ben günler süren röportaj kaydını deşifre etmekten bitap düştüm! İşte o röportaj!

Keşfedilme hikâyenizde hep üniversitede fizik okurken birden tiyatrocu olmak istediğiniz, ardından Müjdat Gezen Sanat Merkezi'ne girdiğiniz ve devamında "Bir İstanbul Masalı" var. Neden hakkınızda daha çok şey bilmiyoruz?
Çocukluğumu ya da aile hayatımı hiç anlatmıyorum. İşim, sadece oyunculukla sınırlı. İnsanların, şunu nasıl oynamış diye bakması, iyi ya da kötü eleştirmesiOnun dışında özel hayatım kimseyi ilgilendirmiyor.
- Sormak istediğim de bu zaten. Neden böyle bir set çekiyorsunuz?
Bu set değil, öyle olması gerektiğine inanıyorum. Özel hayat denen şeyin sevgiliyle kısıtlı olmadığını düşünüyorum. Sabah yaptığım kahvaltı, arkadaşlarım, onlarla gittiğim yerler de benim özel hayatım. Kendime saklamak istiyorum ki, bir nevi özel hayatımdan faydalanıp oyunculuğuma bir şeyler ekleyeyim. Her şeyi anlatıp etrafa saçarsam, bana bir şey kalmaz.
- Ama siz ünlü bir oyuncusunuz. İnsanlar haliyle merak ediyor. Saklayarak oyunculuğunuza ne katıyorsunuz ki?
Evet, ama onların merak etme hakkı olduğu gibi benim de söylememe hakkım var. Bir de bu durum çok işime geliyor.
- Nasıl?
Mesela bir magazin programında çok ünlü biri, bir arkadaşıyla sohbet ediyor ve biz onu kameranın çektiği şekilde görüyoruz; nasıl oturuyor, nasıl sohbet ediyorMesela şu an konuşurken, sürekli ellerimi hareket ettiriyorum, kullanıyorum. Ama dizide, canlandırdığım karakteri oynarken böyle yapmıyorum. Normal hayatta o kişinin yemek yerken nasıl davrandığını, jestlerini görüyorsun. Daha sonra onun yaptığı işi seyrediyorsun ve diyorsun ki, "Aa, bu gerçek hayattaki gibi." Ama benim için bunu söyleyemiyor kimse. Böyle bir avantajım var, daha inandırıcı oluyor yaptığım iş.
- İyi de oyuncu dediğiniz zaten her role bürünebilmeli. Siz elinizi gerçek hayatta Ahu Türkpençe olarak farklı kaldırırsınız, Gülşen olarak çok daha farklı hareket ettirebilmelisiniz
Öyle ama bu daha inandırıcı oluyor. Seni hiç tanımadıkları için sunduğun şeyi daha kolay kabul ediyor seyirci. Tıpkı bir yönetmenin tanınmayan bir simayı tercih edip oynatması gibiBen kendi hayatımdaki gibi oynuyorum demiyorum ama daha da inandırıcı geliyor. Sonra kırılacak bu gerçi; bir süre sonra kendimi ne kadar kasarsam kasayım, tanıdık geleceğim izleyene. Ama bunun süresini uzatmak oyunculuk için işime geliyor.
- Böyle bir hayat özel bir çaba gerektirmiyor mu ?
Hayır. Bu tür sorulara cevap vermediğimi herkes biliyor artık. Bunun dışında da gizlenmiyorum. Yine gittiğim yerlere gidiyorum, yediğim şeyleri yiyorum. Ama benim gittiğim yerler magazincilerin gittiği yerler değil.

Haberin devamını Yeni Aktüel dergisinin 70. sayısında bulabilirsiniz!


spacer
 
1  2  
 
spacer
1   2   3  
 
 
Her hafta | Türkiye | Dünya | Toplum | Kültür Sanat | Yazarlar | Künye / İletişim | Bize ulaşın  
width=10
Turkuvaz Medya Grubu Copyright © 2003-2012 Tüm hakları saklıdır.
Turkuvaz Gazete Dergi Basım A.Ş.
Üretim ve Tasarım

Turkuvaz Medya Dijital