| |
|
 |
Sert, Süreksiz Ve Müşfik
Hollanda Kökenli Olmakla Birlikte Avustralya Ve İngiliz Edebiyatlarının Da "Yerlisi" Olarak Anılan Michel Faber, Öykülemenin Hem Uzun Hem Kısa Formlarıyla Ustaca Bir Beceriyle Oynuyor. Faber "Yağmur Yağmalı"da Da Bu Beceriyi Ziyadesiyle Gösteriyor...
Her ne kadar kimilerince edebiyata giriş kapısı olarak görülse de kısa öykü, edebiyat eleştirisinin kısaca değinip geçebildiği bir tür değil. Çünkü bir hâli, olguyu kısaca anlatmak, yazarın ve okurun zihnini derinlemesine keserek birbirine ekleyen bir kurgu becerisi ister. Tehlikelidir de kısa öykü, zira bir önceki cümlede söylediğim şeyi beceremezse dedikoduyu andırır. Keyif alırsınız belki ama çoğu zaman elde edebiyat yoktur. İyi öykü çoğu zaman edebi türler arasındaki sınırları zorlar, gerçeklik duygunuzu sınar, sizi şok eder, minik bir darbeyle rahatınızı kaçırır. Kahramanlarla özdeşlik kuracak kadar vaktiniz yoktur. Ama olup biten her zaman sizinle ilişkilidir. Hollanda kökenli olmakla birlikte Avustralya ve İngiliz edebiyatlarının da "yerlisi" olarak anılan Michel Faber, öykülemenin hem uzun hem kısa formlarıyla ustaca bir beceriyle oynuyor. Kendinden emin ve ne yapmak istediğini biliyor. Aynı zamanda maceraperest. Denemekten, okurunun etrafında dönüp binbir türlü numarayla onu sürekli şaşırtmaktan da geri durmuyor. Hayır, okura yaranmaya çalışmıyor. Aksine, adeta karşılıklı gıdıklamayla başlayan bir oyun, sonunda beklenmedik şoklara açılıyor. "Yağmur Yağmalı"da da bu beceriyi ziyadesiyle gösteriyor (Sel Yayıncılık, Çev: Nurdan Cihanşümül Maral). "Her şey yoluna girecek" ihtiyacı "Yağmur Yağmalı"daki öyküler kimi zaman fantastikler, kimi zaman da katlanmakta zorlanacağınız kadar gerçek. En akılda kalıcı olan sanırım "Balıklar" adlı öykü. Bir şekilde karada yaşamaya başlayan, akıllanan, onlardan beklemediğimiz bir hafıza gücüyle insanoğlundan -belki de dünyaya yaptıklarının- intikamını alan sonsuz sayıda balık şehirleri istila etmişler. Bu istila altında yaşamaya çalışan bir anne ve kız var.
| Haberin devamını Yeni Aktüel dergisinin 225. sayısında bulabilirsiniz! |  |
|
 |
|