| |
|
 |
Dünyayı Kurtarmak İçin Yine Bir Düzine Silaha, Binlerce Kurşuna Ve Yeni Bir Mad Max'e İhtiyaç Var. Kadın Da Olsa…
Alice zombilerden kurtar bizi
Milla Jovovich'in tam anlamıyla döktürdüğü "Ölümcül Deney: İnsanlığın Sonu" (Resident Evil 3: Extinction), 19 Ekim'de gösterime giriyor. Görünen o ki Jovovich zombi avına ve bugünün Mad Max'i olma yoluna kaldığı yerden devam ediyor. Ama bu hali anlamak için işin en başına dönmemiz gerek…
Gizli bir deney, ölümcül bir hata ve ölümlerin en kötüsünü yayan bir virüsOynayanlar bilirArtık efsane olan gelmiş geçmiş en iyi korku oyunu Resident Evil serisiyle cebelleş olmak öyle her video oyunu meraklısının harcı değildi. Ete susamış, bir darbesiyle kanımızı şahrem şahrem akıtan zombilerin karşısında bir kere çok seri ve soğukkanlı olmak gerekiyordu. Özellikle güvende olduğumuzu düşünerek sessiz sessiz ilerlerken karşımıza çıkan zombiler, tüylerimizi hatta bazen saçlarımızı diken diken edebiliyordu. Göz göze geldiğimizdeyse kulaklarımızın en uç noktasındaki titremeyi hissedebiliyorduk. Ama Nemesis'le ilk karşılaşmamız zombilerin ruhuna Fatiha okutacak cinstendi. Nemesis'in bir yaratık olduğunu biliyorduk ve kafamızda bir Nemesis canlandırmıştık. Fakat Capcom's şirketinin hayal gücünün yarattığı Nemesis'i görünce nasıl geri kaçtığımız hemen hemen tüm Resident Evil oyuncularının aklına geliyordur herhalde. Perdeleri sıkı sıkı kapatıp (perdenin arasından biri bakıyor duygusu yüzünden) zombi avına başladığımız Resident Evil'da ilerlerken başka bir şey daha ilgimizi çekmeye başladı. Oyunun kadın kahramanı Alice. Zombilerle göğüs göğse savaşırken mini etek ve askısız bir bluz giymesi tüm Resident Evil oyuncularını derinden etkilemişti. Oyunun diğer ilginç ve güzel özelliği de erkek kahramanla oynamak mümkünken mini etekli ve askısız bluzlu bir kadınla, yani Alice'le oynamak istememizdi. Bu durum video oyun kurtlarının başına Tomb Raider'ın kahramanı Lara Croft'tan sonra ilk kez geliyordu. Hatta Tomb Raider'da Lara Croft'tan başka seçenek olmadığı için Resident Evil'ın kahramanı Alice bu konuda tek sayılır. 2002'de Resident Evil, "Ölümcül Deney" olarak, yönetmen Paul W.S. Anderson marifetiyle beyazperdeye aktarıldığında gerçekten heyecanlandık. Aslında bu durum sinemaseverlerden ziyade Resident Evilseverleri heyecanlandırdı. Zira Alice'i, Milla Jovovich'in canlandırıyordu. Ölümcül Deney hem izleyici hem de Milla Jovovich için bir milat oldu. Film, oyunun çok iyi bir uyarlamasıydı. Umbrella Corporation'ın yaptığı gizli deneylerde yaratılan virüs kontrolden çıkmış ve tüm laboratuar çalışanlarını zombiye çevirmişti. İkinci film "Ölümcül Deney: Kıyamet"te (Resident Evil: Apocalypse) hikâye kaldığı yerden devam ederken yönetmen koltuğuna bu sefer Alexander Witt oturdu. Apocalypse'te virüsü durdurmaya çalışan Alice, Umbrella'nın dünyanın başına açtığı yeni bela Nemesis'le savaşıyordu. İkinci filmin ardından Artık Resident Evil'la özdeşleşen Jovovich'ten filmi üçleme haline dönüştürecek bir açıklama geldi: "Madem seyirci bizi görmek istiyor, biz de devam etmeye karar verdik." Jovovich bu arada iki Resident Evil arası oynadığı Kurt Wimmer'ın gerilim-bilimkurgu filmi "Ultraviolet"in ardından yeni Mad Max olma yolunda tam gaz ilerliyordu. 19 Ekim'de gösterime girecek olan serinin son filmi "Ölümcül Deney 3: İnsanlığın Sonu" (Resident Evil 3: Extinction) için bu sefer kamera arkasına Russel Mulchaly geçti. Serinin üçüncü bölümünde diğer filmlerden farklı olarak Alice kostümü, tavırları ve silahlarıyla artık katıksız bir kadın Mad Max. Üçlemenin son filminin konusu etrafında şöyle birkaç güzel hareket yaparsak Jovovich'in Mad Max halini daha rahat anlatabiliriz sanırım.
| Haberin devamını Yeni Aktüel dergisinin 119. sayısında bulabilirsiniz! |  |
|
 |
|