AKTÜELHepoku    
Her Hafta width=3 Türkiye width=3 Dünya width=3 Toplum width=3 Kültür Sanat width=3
 
   
 
Hayalhane'den bir masal



Hayalhane'den bir masal

Hayalhane üst tarafında Hayal'in bir roman yazarken içinden geçtiği aşk, akıl ve can deneyimini, ama bana kalırsa derininde sözün bir gazetecinin sınırlarıyla edebin sonsuzluğu arasında yaşadığı gerilimi ifşa ediyor.

Yaşadıklarımızı anlamlı kılan onları anlamlandırmak için kurduğumuz evrendir biraz da. Anlar ve anılar birbirleri ardı sıra zaman denen o incecik ama kopmaz ipe sıralanırken, salınıp duranlara, o anların birbirleriyle kurdukları iletişime, temaslarına ve birbirlerinden kaçışlarına şöyle bir baktığımızda bir atmosfer şekillenir etrafımızda. Aslında içinde nefes alıp verdiğimiz yer, ciğerlerimizi ve ruhumuzu dolduran şey tam da o atmosferdir. Herkes yapar hata ve tabii herkesin olur hayatında gurur duyduğu şeyler... Ama tam da yatağa girilip yalnız kalındığında, bir kalem bir defter alınıp karalanmaya başlandığında, olanlardan akılda kalanlar dile döküldüğünde insan kendisinin hem sağındaki hem solundaki meleklere dönüşür. Bu eyleme nitelikli bir yalnızlık eşlik ediyorsa hem günahları hem sevapları yazan melekler alabildiğine dürüsttür. Evren dilin kendisidir.
Berrin Karakaş Sidre-Tül-Münteha'sının (Sidre ve Tül ilk iki kitabı, Hayalhane üçüncü, sırada Münteha var) son adımından önce oturup şöyle bir bakıvermiş askıdaki anlarına... Bir Hayalhane'ye kapatmış kendini, sağındaki ve solundaki meleklere gün saydırmış, gün içinde olanları kalemine yazdırmış. İlk sayfalarında, görünür yalnızlığın bulandırdığı bakışını, sıradakileri tek tek elden geçirmenin yorgunluğuyla demlendirip, en tazesinden karanfilli, tarçınlı bir bardak çayın buharında yeniden şekillendirmiş. Belli ki yazarken kanının donduğu da olmuş, sıcacık aktığı da...
Böyle olunca Hayalhane (Merkez Kitaplar) içinde yaşananlar bir kalemde özetlenecek bir hikâye olmaktan çıkmış. Hesaba kitaba biraz Allah, çokça aşk, yeşil sigaralar, beyaz uzaklıklar ve doğunun şiiri karışınca ortaya çıkan şey tam anlamıyla bir roman olmamış. Zaten gerek de yokmuş. Söz akmış şiir olmuş, mektup olup yola çıkmış, büyü olup kanatmış, kuş olup uçmuş, haz olup kilitlemiş; Nokta olup bitirmiş hikâyeyi, bir yenisi başlasın diye, her şey sanki bir an sonra yaşanacakları hazırlasın diye olmuş.
Berrin Karakaş aslında bir gazeteci, ne var ki edebiyata/söze ve onun taşıyıcısı dile/gönüle bir gazeteciden beklenenden hayli fazla bulaşmış. Yapılacak bir şey yok, profesyonel bir gazeteci olarak dille kurulan ilişkiyle, sözün edepli hali arasında hayati bir gerilim olması çok doğal. Hayalhane üst tarafında Hayal'in bir roman yazarken içinden geçtiği aşk, akıl ve can deneyimini, ama bana kalırsa derininde sözün bir gazetecinin sınırlarıyla edebin sonsuzluğu arasında yaşadığı gerilimi ifşa ediyor. Hayal bir yandan aşık olur, sığınır, kendi geçmişine gider; heykellere, kuşlara, taşlara, şehirlere isimler kor, onları dile getirir, hesabını kitabını edebin dilinden kurmaya çalışırken; diğer yandan bilgiyi mala, sözü cilaya dönüştüren mesleğinin sınırlarını yine dil/gönül içinden aşmaya uğraşır. Bir "köşecik yazarı"nın İstanbul'un bir semti hakkında yaptığı haberi "bu mahalleri modalaştırıyorlar" diye yaptığı eleştiriye, şiirli bir karşılık verir Hayal, çünkü "köşecik yazarı"nın belki de bir alışkanlıkla yaptığı eleştirinin hedefi olan kendisini savunma ihtiyacında. Nasıl olmasın ki, kendisine yarattığı asıl evren ve atmosferle, "köşecik yazarı"nın gördüğü ve onu değerlendirdiği evren arasında koskoca uçurumlar var ve Hayal o uçurumları aşmak için her harekete geçtiğinde canından can gidiyor neredeyse: "Gazetecilik duruyor bir tarafında da. Ne de olsa yazıyorum yine. Yazı kutsaldır. İhanet etmemek gerekir. İşime böyle bakıyorum ben... Siz bilirsiniz; edebiyatla gerçek yan yana durur mu, durdurur mu yoksa birbirini, yoksa durulur mu birinden biri bir gün, durulmadan edebiyat denizleri... Edebiyatın inadını bildiğinizi varsayarak iyi günler diliyorum."

Haberin devamını Yeni Aktüel dergisinin 95. sayısında bulabilirsiniz!


1   2  
 
 
Her hafta | Türkiye | Dünya | Toplum | Kültür Sanat | Yazarlar | Künye / İletişim | Bize ulaşın  
width=10
Turkuvaz Medya Grubu Copyright © 2003-2012 Tüm hakları saklıdır.
Turkuvaz Gazete Dergi Basım A.Ş.
Üretim ve Tasarım

Turkuvaz Medya Dijital