AKTÜELHepoku    
Her Hafta width=3 Türkiye width=3 Dünya width=3 Toplum width=3 Kültür Sanat width=3
 
   
 
Lojistik asfaltta eriyor



Lojistik asfaltta eriyor
SİNEM BARKIN 


Lojistik sektörü gelişmiş ülkelerde gayri safi yurtiçi hasılanın yüzde 10'unu oluşturuyor. Ülkemizdeyse bu oran yüzde 5'i geçmiyor. Oysa 3,5 milyar dolarlık iş hacmi yaratan bu pazar ekonominin gelişmesi için önemli bir fırsat.

Ülkemizde lojistik sektörü parlak bir dönem yaşıyor. Sektör her yıl yüzde 20 - 25 büyüme kapasitesine sahip. Türkiye coğrafi konumu dolayısıyla da sektörde büyük avantaj yakalamış durumda. İskenderun ve Mersin limanlarının özelleştirme ihalelerine gösterilen talep bu konuda en iyi gösterge. Global-Hutchison, Dubai Ports Authority, Port Authority of Singapore gibi dünyanın en büyük şirketlerinin bu limanlara gözünü dikmesi, Türkiye'nin gelecekte bölgenin lojistik üslerinden biri olacağının da sinyallerini veriyor.
Ancak geleceğe dair beklentilerin gerçekleşmesi için sektörün gelişimini yavaşlatan engellerin kaldırılması şart. Limanlarda ve demiryollarında şimdiye kadar ertelenen yatırımların hayata geçirilmesi, karayolu taşımacılığına belli standartlar getirilmesi önemli. Sektörün en büyük sorunu ise özelleştirme kapsamına alınan limanların durumunun belirsizliğini koruyor olması. TCDD'nin işlettiği İskenderun, Mersin, İzmir, Derince, Bandırma ve Samsun olmak üzere altı limanı 2004 yılında Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nın portföyüne alınmıştı. Limanların 12 ay içinde özelleştirilmesi kararlaştırılmasına rağmen bugüne kadar sadece Mersin ve İskenderun limanları için ihale yapılabildi. İskenderun Limanı ihalesi rekabet kurulunun itirazı üzerine iptal edildi. Mersin Limanı'yla ilgili süreç ise Danıştay kararı beklendiği için belirsiz.
Kısacası lojistik tüm dünyada dinamik, hızlı gelişen ve teknolojinin hakim olduğu bir sektör olmasına rağmen, bizde hâlâ kaplumbağa hızında ilerleniyor. Türkiye'de lojistiğin arzulanan seviyeye ulaşması için, öncelikle limanlarımızın dünya çapında rekabet eder duruma gelmesi gerekiyor. İş limanlarla da bitmiyor; limana ulaşımın da külfetli karayolları yerine çok daha ekonomik ve pratik bir yol olan demiryolları ile yapılması şart.
Öte yandan sevindirici gelişmeler de yok değil; Galata Taşımacılık, MNG Kargo, Yurtiçi Kargo, Setrans, Arkas, Ekol, Ceva, Dhl, Tnt, Borusan Lojistik gibi birçok firma sektöre katkı sağlayan yatırımlarıyla öne çıkıyor.

Sektörün kalbi İstanbul'da atıyor
Türkiye'nin yıllık yaklaşık 30 milyar dolar tutarındaki lojistik hareketlerinin yüzde 60'ı İstanbul'da gerçekleşiyor. Meyve ve sebze halleri, katı atık toplama merkezleri, nakliye ambarları, organize sanayi bölgeleri, perakendeciler, limanlar, konteynır depo alanları, TIR parkları, antrepolar, gümrükler, demiryolu işletmecileri ve uluslararası taşımacıların yarattığı bu lojistik hareket şehre aynı zamanda büyük bir yük getiriyor.
Bu konuda uzmanlaşma olmaması, mali külfetin yanı sıra şehir trafiğini de olumsuz etkiliyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi bünyesinde yer alan 'İstanbul Metropoliten Planlama ve Kentsel Tasarım Merkezi'nin lojistik üzerine çalışmaları mevcut. Merkezin Lojistik Grubu, ticaret ve sanayi sektörleri başta olmak üzere tüm sektörlerin daha hızlı, düşük maliyetli, esnek, standart ve kaliteli hizmet sunabilmeleri için gerekli ortamı hazırlamaya yönelik temel altyapının kuruması için çalışmalar yapıyor.

Haberin devamını Yeni Aktüel dergisinin 95. sayısında bulabilirsiniz!


 
 
Her hafta | Türkiye | Dünya | Toplum | Kültür Sanat | Yazarlar | Künye / İletişim | Bize ulaşın  
width=10
Turkuvaz Medya Grubu Copyright © 2003-2012 Tüm hakları saklıdır.
Turkuvaz Gazete Dergi Basım A.Ş.
Üretim ve Tasarım

Turkuvaz Medya Dijital