![]() ![]() |
![]() |
|
||||||||||||||
|
|||||||||||||||
![]() |
Şarkıcı Filmlerinin Unutulmaz Yönetmeni
Henüz 24 yaşında sinemaya stüdyo emekçisi olarak başladı. Bir yıl sonra "Dikkat Kan Aranıyor" filmiyle genç yönetmen olarak parladı. Yılmaz Güney, "İzin" filmini ona teslim etti. Kadir İnanır'dan Hülya Koçyiğit'e kadar bütün starlarla çalıştı. Ama sonunda "ihale" onun üzerine kaldı. Temel Gürsu, şarkıcı filmlerinin unutulmaz yönetmeniydi artık. "İbrahim Tatlıses, 'Marlon Brando filminde şarkı söylüyor mu? Ben de söylemeyeceğim' dedi ama Güya sinema okumak için gittiğim Londra'dan yeni dönmüştüm. Birkaç okulun arka kapısından tüymüşüm ama yine de kendimi Fellini gibi hissediyorum. Türk sinemasının "tu kaka" olduğunu düşündüğüm günlerde tanıştım Temel Gürsu'yla İkimiz de 24-25 yaşlarındayız. Temel ilk filmi "Dikkat Kan Aranıyor"u çekmiş, epey de sükse yapmış. Bekârlık günleri ve zamparalık çabaları bizi hemen kaynaştırdı. Her akşam Sarıyer'deki Mustafa'nın meyhanesindeyiz. Bir gün nasıl olduysa "üst düzey" iki kızla tanıştım. Onları yemeğe çıkaracağız ama bu kez Mustafa'nın meyhanesi olmaz. Tarabya'daki lüks restoranlardan birine girdik. Muhabbetin ilk dakikalarında, başımıza dikilen garson önce salataları sayamaya başladı. Hangisini istermişiz? "Karışık salata, roka, böcek" Ben "böcek" deyiverdim, Temel mosmor oldu. O yaşta "böcek"in ne olduğunu hâlâ öğrenememişim demek ki. Az sonra masamıza bir metreye yakın dev bir ıstakoz tepsisi gelince acı gerçek anlaşıldı. Bulaşıkları yıkamadan oradan nasıl kurtulduğumuzu hatırlamıyorum ama o dostluğun, geleceğin Fellini'si Arda'ya nasıl bir tuzak hazırladığını da o günlerde bilmiyordum. TEMEL GÜRSU: O zamanlar çok tatlı bir arkadaş gurubumuz vardı, hatırlasana. Rahmetli Samim Değer, Müjde (Ar) ile evli... Biz gecelere takılmadan önce onlara uğrarızMüjde bize kuru fasulye, pilav pişirir, ayakkabılarımızı nerdeyse apartman kapısının önünde çıkarttırır - Kadir İnanır da vardı o grupta Kadir yeni parlamış. O da Karadenizli. Anneme rica eder, Karadeniz yemekleri pişirtir. Bir ara üçümüz hiç ayrılmaz olmuştuk. Mustafa'nın meyhanesinde aynı masada üç yıl arayla çekilmiş resimlerimiz var bende. Üçümüz de çok yakışıklıymışız. - Beni karıştırma... İnternette adımı tıklıyorum ilk cümle "Dünyanın dört çirkin erkeğinden biridir" diyor. Karımın bir yazısından almışlar. Bu durumda ne yazık ki yakışıklı olarak bir tek Kadir kaldı. Birlikte kaç film yaptınız? ÇokMüjde'nin ilk filmi olan "Baldız"la başladık. Son yıllarda atv'ye "Azap Yolu" diye bir dizi çektik. Onun senaryosunu da sen yazmıştın. - Sinemaya tam anlamıyla çıraklıktan başlamışsın Liseyi bitirdikten sonra Acar Film Stüdyoları'na girdim. Bir negatifi kutudan çıkarıp, perdede oynayacak hâle gelene kadarki bütün stüdyo işlemlerinin ustası olmuştum kısa zamanda. Metin Erksan, Memduh Ün, Atıf Yılmaz gibi ustalar filmlerini bana teslim ederlerdi. - O arada ağabeyin Tanju Gürsu, Türkiye'nin en ünlü jönlerinden biri Ağabeyim Artist Dergisi'nin yarışmasında birinci seçildiği sene Filiz Akın da kadınlarda birinci olmuştu. Ben o yıllarda montajcıyım. Bir buçuk yıl sonra Ülkü Erakalın asistanlık teklif etti. Senede 10-15 film çekiyordu. - O da "aşk filmlerinin unutulmaz yönetmeni"ydi TabiiBir yıl içinde Türkan Şoray, Ayhan Işık, Cüneyt Arkın gibi dönemin en ünlü oyuncularıyla 13 filmde Ülkü Bey'e asistanlık yaptım. - Sonra Ertem Eğilmez'in yanına, Arzu Film'e geçiyorsun. Ve olanlar oluyor. Orası tam bir ekolmüş Tam bir okulduDaha doğrusu bir dergâh. O günlerde Hülya Koçyiğit Yunanistan'da büyük bir star. Ertem Ağabey'le Atina'ya gittik. Oranın ünlü stüdyolarından birinin sahibi bize Hülya ile bir film ısmarladı1940'larda çekilmiş, Yunanistan'da "Orea Pera" diye oynamış. Türkçe adı "Beyoğlu Güzeli". Hikâyeyi anlattı. Döndük, hemen çekimlere başlayacağız. Sadık Şendil senaryoyu yazdı. İlk ben okudum. "Nasıl?" diye sordu Ertem Ağabey, "Eh işte" dedimKüplere bindi, "Çekmeyecek miyiz yani filmi?" dedi. "Sizin daha önce Türkan Şoray'la yaptığınız 'Sürtük'ü çeksek bundan iyi" dedim. "Ben bir çektiğim filmi bir daha çekmem" diye bağırdı, senaryoyu fırlattı, gitti. - Ertem Eğilmez çok küfür edermiş Ama kimseye batmazdı. Bir gün Yıldız Kenter ile çalışıyoruz. Ondan çekiniyor, küfür edemiyor. Sıkıntı içinde. Yıldız Hanım "Ertem Bey, sizin nasıl konuştuğunuzu biliyorum, lütfen benim için kendinizi sıkmayın" deyince yerinden sevinçle fırladı, "ASiY" diye neşe içinde bağırıyor, bir yandan da "Oh be" diyor. - Beyoğlu Güzeli'ne dönersek Ertesi sabah Ertem Ağabey geldi. Beş karış surat. Sürtük'ün senaryosunu masanın üzerine attı. "İki gün içinde adapte edin, başlıyoruz" dediO film, yılın en iyi iş yapan filmi oldu. Arzu Film'i bir ekonomik dar boğazdan kurtardı, "Hababam Sınıf"ları, "Tarkan"lar ondan sonra geldi. |
|
|||||||||||||
|
|||||||||||||||
|
|||||||||||||||
| Her hafta | Türkiye | Dünya | Toplum | Kültür Sanat | Yazarlar | Künye / İletişim | Bize ulaşın | |||
|