AKTÜELHepoku    
Her Hafta width=3 Türkiye width=3 Dünya width=3 Toplum width=3 Kültür Sanat width=3
 
   
 
İlle de Yakuza olsun, ister psikopat olsun!

Yakuza Liderinin Kızı Shoko Tendo, Yeni Aktüel'e Konuştu

İlle de Yakuza olsun, ister psikopat olsun!
BURCU ÜNAL / 


Babasının Yakuza çetelerinden birinin lideri olması nedeniyle hayatı kararan Shoko Tendo, Yakuzalar'ın bugün Japonya'daki yerini, bir Yakuza kızı olmanın yükünü ve tüm vücudunu kaplayan dövmelerinin hikâyesini kitabında anlattı. Kitap Japonya'da 11 baskı yaptı, İngiltere'de çok satanlar listesine girdi…

"1968 kışında bir Yakuza'nın kızı olarak dünyaya geldim." Bu sözler henüz Türkçe'ye çevrilmemiş ama İngiltere'de çok satanlar listesinde yer alan, Kodansha Int. Yayınevi'nden çıkan "Yakuza Moon" (Yakuza Ayı) adlı kitabın yazarına ait. Yazar, Shoko Tendo adında bir kız... Dünyanın en büyük mafya örgütlerinden Japon Yakuzası'ndaki önemli çetelerden birinin liderinin kızı. Seks ticareti, uluslararası porno ve uyuşturucu işlerine bakan Yakuza'ya bağlı çetede Tendo'nun babasının görevi gayri menkul işleriyle ilgilenmekmiş... Aynı zamanda büyük şirketlerde yöneticilik yapmalarıyla bilinen Yakuzalar, Japon toplumsal yapısının bir parçası. Bir bakıma bizdeki külhanbeylerini anımsatan bu "kurum"un farkı bir tarikat gibi organize olması ve uyguladıkları şiddet! Zira Yakuzalar da kendi alanlarını, mahallelerini kontrol ediyor, koruyorlar. Aşırı sağ partiye bağlılar ve siyasi ağırlıkları da var. Shoko Tendo da toplumsal baskıyla Yakuzalar'ın tedavülden kalkmaya başlamasından sonra başta genelevler olmak üzere sokakların yabancıların eline geçtiğini ve asayişin bozulduğunu savunuyor.
Tendo'nun hikâyesiyse gerçek olamayacak derecede Türk filmlerini anımsatıyor: Varlık içinde bir çocukluk, korkulan baba, onu dışlayan ilkokul arkadaşları, iflas, lisede başlanan marihuana, çocuk ıslah evinde bitirilen lise, uyuşturucuya alıştıran bir sevgili, öldüresiye döven bir başkası, evli adamlarla birliktelikler, kaderini kabullenmek adına yaptırılan dövmeler, bir evlilik, parasızlık yüzünden aldırılan bir çocuk ve babanın ölümüyle başlayan yeni bir hayat...

İlk ders: "İnsanlar insafsız ve ikiyüzlü"
Çocukluğunda babasından nefret eden Shoko'ya "Ya baban bir Yakuza olmasaydı" diye soruyoruz. Yanıtı her şeye rağmen babası Hiroyasu Tendo'ya duyduğu derin bağlılığın ve yaşadıklarını kâr olarak gördüğünün kanıtı: "Bir Yakuza'nın kızı olmasaydım diğer gençler gibi kitap okuyup yaşamın tadını çıkaracak, belki de konservatuar mezunu bir sanatçı olacaktım. Ama bir yazar olabilir miydim bilmiyorum, çünkü yazarlığımı babamın verdiği desteğe borçluyum." Şüphesiz ki babasının verdiği tek destek bu değil. O Shoko'nun hayatını "zenginleştirmiş"; hatta iflas etmiş bir Yakuza olarak öldüğünde kızına kaleme alınacak bir hayat miras bırakmış
Shoko ilkokula adım attığı günden beri omuzlarında bir Yakuza kızı olmanın ağırlığını hisseder. Aynı günlerde babası hapse girince altı yaşında hayatla tanışır. "Altı yaşımda ilkokuldayken bir Yakuza'nın kızı olduğum için itilip kakıldım, dışlandım. Fakat bunun nedeni babamın kötü biri olması değildi; diğer çocukların ailelerinin ailem hakkında kötü şeyler anlatmalarıydı. Ve tabii çocuklar da aileleri ne derse inanıyordu." Babası, duygularını kontrol ederek, bir Yakuza kızı olarak yaşamayı öğretir Shoko'ya; böylece altı yaşında kaldıramayacağı bir yük biner omuzlarına... Eve sürekli alkollü olarak, elinde bir kutu kurabiyeyle gelen babasını kırmamak için hiç sevmediği kurabiyeleri yiyip bitiren Shoko'ya şişmanlaması da babasından hatıra kalırAma onu dışlayan, bu haliyle alay eden yaşıtları bile bir kez olsun ağlatamaz Shoko'yu.
Ailesi hakkında gizlice konuşan öğretmenlerinin gördüklerinde yüzüne gülmesi, hayata dair en büyük dersi verir: "İnsanlar yalancı, insafsız ve ikiyüzlüler!"
Önceleri insanlardan kaçmayı bir çözüm olarak görse de ortaokula geldiğinde ablası Maki'yi kendine örnek alır. Shoko gibi bir Yakuza'nın kızı olmanın yükünü taşıyamayan ablası o dönem Japonya'nın en büyük gençlik çetesi olan Yankiler'in üyesidir. Shoko bir yol ayrımındadır: Ablasının, ve dolayısıyla babasının izinden gitmek mi yoksa "ikiyüzlüler" ordusuna katılmak mı? Shoko Yankiler'e katılır. Bu tercih hayatını çıkmaza sürükleyecektir. Ama bugün dahi dönüp baktığında yine şüphe etmeden aynı yolu seçeceğini çünkü "arkadaşlığı" ve varolabilmenin yolunu orada bulduğunu söylüyor. Shoko'nun içinde kalan son güven zerresiyse ortaokuldayken babasının adamlarından birinin taciziyle yok olur. Bu sonun başlangıcıdır. Yaşadıklarının çocuk ruhunda açtığı yaraları kapaması senelerini alır. Sonuçta Nietzsche'nin deyimiyle onu öldürmeyen şeyin güçlendireceğine inanmaktadır.

"Yakuza olmak nerede bırakacağını bilmektir"
Bir Yakuza çetesi liderinin kızı olmak bu kadar zorken, "emekli" bir Yakuza'nın kızı olmak Shoko'nun hayatını cehenneme çevirir. "Yakuza olmak nerede bırakacağını bilmektir" diyen Shoko'ya göre babasının hastalığı nedeniyle Yakuzalığı bırakması cesur bir karar. Ama o bunun bedelini gençliğiyle öder; tüm ailenin hayatı sil baştan değişir. "Eğer bir borca Yakuza kefilse o borç ödenecek demektir!" İşte Tendo ailesinin sonunu hazırlayan da bu söz olur. "16 yaşımdayken, babam çok hastalandı ve zamanının çoğunu hastanede geçiriyordu. İşlerinin başında olamadığı için zarar da etmeye başladı. Gücünü yitirdiği için Yakuza'yı da bırakmıştı. Ayrıca bir tanıdığın borcuna kefil oldu ve arkadaşı borcunu ödemeden kaçtı. O andan sonra ev masraflarını karşılamak çok güçleşti, kıt kanaat geçiniyorduk ve sonunda iflas ettik." Shoko ise olup bitenler için ağlayıp sızlanmamayı henüz ilkokuldayken öğrenmiştir ve artık ailesine yük olmamak için kendi parasını kazanmaya karar verir. "Emekli" bir Yakuza kızı olarak iş anlamında hayatta çok da seçeneği yoktur. Bir barda garsonluk yapmaya başlar. Garsonluğun ardından da fahişeliğe...

İkinci kadınlar ve Yakuza sevgililer...
Shoko, aslında her şeye rağmen kızların babaları gibi bir eş aradıkları söyleminin en güçlü kanıtı! Çünkü Shoko hayatına giren erkeklerin çoğunu ve hatta eski eşini de "Yakuza"lar arasından seçer.
Babasının geceleri eve getirdiği kadınlardan tiksinen Shoko, ileride kendisi de aynı "yol"a düşünce kadınlara hak verir. Kitabında satır aralarında küçük bir çocukken onlar hakkında düşündüklerinden ötürü özür diler. Çünkü artık barlarda garson olarak çalışmakta, zengin sarhoş müşterilerini memnun etmek için mesai yapmaktadır. Hatta hayatını kazanmak uğruna en nefret ettiği işi yaptığı için kendisiyle gurur duyar. Bir süre sonra kaderin tanıdık cilvelerinden biriyle küçükken lanet okuduğu kadınlar gibi evli Yakuzalar'ın sevgilisi olur. Bu durum evlenene kadar sürer.
"Japonya'da evli bir Yakuza'nın ilişkisi olması çok normal ve olağan bir şey. Fakat bu olağanlığına rağmen, eşlerin bu durumu kesinlikle bilmemesi gerekiyor çünkü aile her şeye rağmen Japonya'daki en kutsal şey!"

Haberin devamını Yeni Aktüel dergisinin 119. sayısında bulabilirsiniz!


1   2   3  
 
 
Her hafta | Türkiye | Dünya | Toplum | Kültür Sanat | Yazarlar | Künye / İletişim | Bize ulaşın  
width=10
Turkuvaz Medya Grubu Copyright © 2003-2012 Tüm hakları saklıdır.
Turkuvaz Gazete Dergi Basım A.Ş.
Üretim ve Tasarım

Turkuvaz Medya Dijital