| |
|
 |
Atatürk'ün Hediyesi, Anadolu'nun İlk Planlı Ve Kendine Yetebilen "modern" Köyü Zamana Ve Zihniyete Kurban Gidiyor
Temelli'de modern zamanlar
İnanmayabilirsiniz ama, öz kaynaklarıyla kendine yetebilen yerleşim alanları daha Cumhuriyet'in ilk yıllarında, Atatürk'ün emriyle kurulmuştu. Temelli Köyü bunun ilk örneği… Dönemin ve bir liderin planlı, modern ve sürdürülebilir "vatan" anlayışının da vücut bulmuş hali; ve nasıl bir "kör talih" ki, yok oluyor… Bölgenin koruma altına alınmasını öneren ODTÜ Mimarlık Fakültesi akademisyenleri endişeli, zira "Atatürk'ün hediyesi"nin sadece zamana değil, zihniyete karşı da bir mücadele vermesi gerekiyor. İşte tam bir "modern zamanlar" öyküsü!
Ankara'nın Temelli İlçesi'ndeki Atatürk Mahallesi, bir zamanlar Anadolu'nun en modern köyüydü. Evlerin tuvaleti içeride, tandırı mutfaktaydı... Yarım daire planı havadan bakıldığında ay-yıldızı andırıyordu. Romanya ve Bulgaristan göçmeni ailelere verilmek üzere Atatürk'ün emriyle yaptırılmıştı. Muhacirler evlerinin Atatürk'ün hediyesi olduğunu, anahtarını onun elinden aldıklarını kuşaktan kuşağa aktardılar. Başlangıçta 26 taneydiler, şimdi 20'ye düştüler. Bugün ilçe halkının "Atatürk'ün evi" dediği evler gölgesinde kaldıkları apartmanların yanında, zamana karşı direnmeye çalışıyor. Ankara'nın 45 kilometre batısındaki ilçeye girerken "Buralar hep savaş alanıydı" diyor, ODTÜ Mimarlık Fakültesi'nden Doç. Dr Ali Kılıçkan. Sakarya Meydan Savaşı'nda Yunan askerinin püskürtüldüğü noktada kurulan "Anadolu'nun ilk planlı köyü" Temelli, bir ülkenin de modernleşme yolunda attığı ilk adımlardan biri aslında. Atatürk'ün idealindeki modern Türkiye Cumhuriyeti'nin simgesi gibi; planlı, sürdürülebilir, kendine yeten. Mübadeleyle gelen vatandaşlar için kurulan köylerden ilki olan Temelli, aslında bugünün metropollerini utandıracak bir yerleşim ve yaşam planına sahip. ODTÜ Mimarlık Fakültesi hem tarihi hem mimari değer taşıyan köy evlerinin koruma altına alınmasını istiyor. Doç. Dr. Ali Kılıçkan'ın "Arc 713-714 Housing Research and Design I-II" derslerinde ele alınan Temelli Köyü'nün hikâyesi Kurtuluş Savaşı yıllarına ve ardından gelen mübadeleye dayanıyor. 18 Ekim 1925 tarihli Türk-Bulgar İkâmet Sözleşmesi'ne dayanarak devam eden mübadelenin beraberinde getirdiği sorunların başında konut ihtiyacı geliyordu. Mübadele, İmar-İskân Bakanlığı kuruldu ve harekete geçildi. Yeni yerleşim alanları kurulacak; buralara yerleştirilen göçmenlerin kendi geçimlerini bu yerleşim alanlarından dışarı çıkma ihtiyacı duymadan sağlamaları için kaynak sağlanacaktı. Kendine yetebilen, sürdürülebilir "İdeal Cumhuriyet Köyleri"nin hikâyesi de böyle başladı. Köylerin ilki Ankara'ya 45 km. uzaklıktaki Temelli'de (bugünün Temelli İlçesi) ve ardından Ankara'yla bütünleşen Etimesgut ile Sincan'da kuruldu. Etimesgut ve Sincan'da bugün köy evlerinden eser kalmadı. Temelli'de ise "İdeal Cumhuriyet Köyü" evlerinin örnekleri bahçelerinde yükselen apartmanlara rağmen varlığını koruyor.
Kendine yetmek zor değildi Evlerin en önemli özelliği, kendine yetebilir ve sürdürülebilir olması. Bugün Atatürk Mahallesi adıyla anılan Temelli Köyü geleneksel Anadolu köylerindekilerden farklı, o döneme göre modern, büyütülüp sürdürülebilir tasarlanmış; köyün ekonomisi kendine yetebilir şekilde planlanmıştı. Köy, her biri zamanında 3 bin 600 liraya mal olan, toplam 26 parsele kurulan 26 evden oluşuyordu. Demiryolu ve karayolu ulaşımına yakın, tarım arazilerinden, akarsulardan ve doğal kaynaklardan yararlanabilen bir yerleşim alanı olması hedeflenmiş; proje bu şekilde gerçekleştirilmişti. İlk yerleşimcileri 1929 Bulgaristan muhacirleri, bahçesindeki doğal foseptikle bağlantılı tuvalet ve lavaboyu ev içinde buldu. Evler modern bir anlayışın sonucu olarak, aile içinde genişleme ve bölünmeye yanıt verebilen, zamanla değişen ihtiyaçları mekânsal olarak karşılamaya ve güne uyarlamaya açıktı. Evin özellikleri üniversitenin araştırma sonuçlarında şöyle anlatılıyor:
|
 |
|