![]() ![]() |
![]() |
|
||||||||||||||
|
|||||||||||||||
![]() |
Arnavut Nihat Gibi Ünlü Tutuklulara, İsyanlara, Çatışmalara Ve Yakın Tarihin En Kalın Suç Dosyasına Sahip Olan Cezaevi Son Kez Kilitlenecek Bayrampaşa'nın Cezası Doldu!
Birçok ünlüyü ağırlayan Bayrampaşa Cezaevi önümüzdeki ay 5500 tutuklusuyla birlikte Silivri'ye nakledilecek. Mancınık yöntemiyle uyuşturucu ve silah sokulan, karşısında kiralanan dükkânlardan adam kaçırmak için tünel kazılan cezaevinin bulunduğu Bayrampaşa ilçesinin tutukluğu da bir anlamda son bulacak! Şimdi arsa spekülatörlerinin türediği mahallede esnafın bir bölümüyse isyanlara, çatışmalara sahne olan cezaevinin gitmesinden hiç hoşnut değil! Hamdi Alkan'ın ilk yönetmenlik deneyimi olan, oyuncu kadrosu mahkûm ve gardiyanlardan oluşan "Bayrampaşa Ben Fazla Kalmayacağım" vizyona giriyor. Semtleri adına bir film çekilmesi Bayrampaşalıları heyecanlandırıyor kuşkusuz. Daha ilginciyse Bayrampaşa Cezaevi'nin önümüzdeki ay kapılarının son kez kilitlenecek olması: Yaklaşık 5500 mahkûm Silivri'de yapılan yeni ve modern L Tipi cezaevine sevk edilecek. Adı isyanlar, silahlı çatışmalar ve ünlü tutuklularıyla hafızalara kazınan, koğuşlarında mafya babalarının volta attığı Bayrampaşa Cezaevi'nin tarih sayfasındaki yerini alacak olmasına İsmetpaşa Mahallesi sakinlerinden büyük bölümü seviniyor, ama üzülenler de var! İşte cezaevine bakan kısmında cep telefonları çekmeyen, postal sesleri eksik olmayan, badanası bile doğru dürüst yapılmamış hapishane manzaralı evlerin mahallesi İsmetpaşa'da son durum! 40 yıllık ceza doluyor! En son 6 Aralık 2007'de müşahede koğuşunda kalan bir tutuklunun yatağını tutuşturarak çıkardığı yangınla gündeme gelen cezaevinin tahliye edilmesiyle mahallelinin de 40 yıllık cezası doluyor! Çünkü İsmetpaşa'da yaşayanlar cezaevini semtin prestijini düşürmekle suçluyor, "Cezaevinin adı bile soğuk" diyor. Haklılar! Mahalleye girer girmez cezaevinin ağır, soğuk havası tokat gibi yüzünüze çarpıyor; yoğun bir grilik, dağınıklık, eskilik, özensizlik sokaklarda volta atıyorTozlu bir mahalle burası! Cezaevinin hemen karşısındaki kahvehanede alışılmışın aksine yalnız erkekler değil, kadınlar ve çocuklar da oturuyor. Hepsi tutuklu yakını. Görüş için bekliyorlar. Cezaevi önündeyse uzun bir kuyruk var. İsmetpaşa Mahallesi muhtarı Makedonya göçmeni Semih Çelebi, güler yüzle karşılıyor bizi. Cezaevinin kaldırılacağı açıklanınca mahallede arsa spekülatörleri türemiş. Halkı 'buraları yıkıp kamulaştıracaklar' diyerek kandıran spekülatörler, evleri sahiplerinden çok ucuz fiyata alma peşindeymiş. "Benim mahallelim yıllarca buranın kahrını çekti. Şimdi tam sefasını sürecek, ellerinden almaya çalışıyorlar bu fırsatı" diyen Çelebi kararlı konuşuyor: "Yedirtmem! Allah çarpar, günahtır!" Muhtarlık seçimleri mahkûmlara emanet Mahalledeki muhtarlık seçimini de cezaevi belirliyor! Cezaevindeki seçmen sayısı 3 ile 5 bin arasında değişiyor ve gardiyanlar hangi adayın adını söylerse oylar ona gidiyor. Muhtar olmak için gardiyanlarla samimi olmak yeterli. Ama Çelebi, kendisinin muhtar seçilmesinde gardiyanların etkisinin olmadığını, sekiz adaya da eşit oy geldiğini söylüyor: "Cezaevi yönetiminden Bahtışen Bey ve arkadaşları çok adil davrandı." Çelebi'ye göre, tutukluların seçmen olması çok saçma "Bayrampaşa ceza infaz yeri değil, tutukevi. Mahkemede cezası kesilen buradan gider. Üç, beş ay kalıyor adam burada, niye benim seçmenim olsun! Onun benim mahallemle ne ilgisi var!" Mamafih15 sene evvel birkaç ay Bayrampaşa'da kalan bir tutuklu bile hâlâ seçmen listesindeymiş. Trikotaj atölyesinden tünel! Gözlemimiz o ki, mahallelinin büyük bölümü alışmış cezaevine. Ünlü bir baba tahliye edilirken yaşanan davul zurnalı kutlamalar normal onlar için. On metre ötelerinde bağırış, çağırış, kavga, gürültü olsa da dönüp bakmıyorlarmış artık. Bunları sıradan kılan o kadar çok anı var ki! Mahallenin berberi Engin Vatansever anlatıyor: "On yıl önce Türkiye İhtilalci Komünistler Birliği siyasi suçluları içeriden çıkarmak için bir trikotaj atölyesi tutmuştu. Atölye paravan, aslında tünel kazıyorlar içeride, cezaevine doğru. 200 metre, B Blok'a kadar kazmışlar. Yol çöktü de öyle ortaya çıktı olay. Gündüz kazıp gece atıyorlarmış toprakları. Suyu çekmek için su pompası kullanmışlar. Dikkat çekmemek için de kapılarına 'Bayrampaşa Belediyesi'nden alınan izinle restorasyon çalışması yapıldığını' gösteren bir tabela asmışlardı. Bu olaydan önce aynı istikamette başka bir tünel kazma olayı daha yaşanmıştı." Tuhafiyeci Cengiz Hoş ise taşınma haberinden son derece memnun. "Her türlü insan geliyor bu cezaevi yüzünden buraya. Suçluların arkadaşları falanHırsızlık, kapkaç, para vermeden 'verdim' deyip para üstü isteme gibi birçok olayla karşılaşıyoruz esnaf olarak. Bir şey demeye kalksan dört, beş kişi üstüne yürüyor. Böyle yerler şehir dışında olmalı" diyor. Bir olay olduğunda yolların kapatılmasından yakınan büfeci Mustafa Çelik ise bu yüzden evlerine, dükkânlarına rahat girip çıkamadıklarını söylüyor. "Bazen polisler hapishaneye getirirken tutukluyu ellerinden kaçırıyor ve mahalle arasında silahlar konuşuyor!" Mancınık çocuklara kötü örnek! Ferit Hocalar, cezaevinin 40 metre aşağısında oturuyor. "Saçlarım bu cezaevi yüzünden beyazladı" diyor espriyle karışık. Çok çektiklerini söylüyor. "Suçlu yakınları geceleri arabalarla gelir, son ses müzik açıp turlar, bağırıp çağırır, olay çıkarırlar. Bir tutuklu getirecekleri zaman trafik kapanır, daha cezaevine yaklaşmadan siren sesleri gelmeye başlar. Çok gürültülü bir mahalle" diyor ve ekliyor; "Eskiden isyanlar yüzünden korkulacak bir mahalleydi. Gerçi 40 senedir alıştık. Bir olay oluyor, kameralar çekime geliyor, ünlü bir baba çıkıyor veya içeri giriyor mesela ama biz kahvede oturuyoruz, normalleşmiş artık bizim için". Hocalar, her çeşit insan gelmesinden de mahalleli olarak rahatsızlık duyduklarını ifade ediyor. Eskiden cezaevi alanının sevgililerin baş başa kalma mekânı olduğunu da hatırlayan Hocalar, "Cezaevi olduktan sonra bir kere girdim, o da başçavuş bir arkadaşımla jandarma lojmanlarına maç izlemeye" diyor. Bakkal Gürol Vardar "Mancınık denen bir olay var. Yüzü, gözü atkılarla sarılmış kişiler arabaların içinden cezaevine doğru birtakım paketler sallıyorlar. Bu paketlerin içinde ya uyuşturucu ya da silah oluyor. Birkaç günde bir mancınık olayı yaşanır burada. Taşınma haberine sevindik o yüzden. Çoluğumuza çocuğumuza kötü örnek oluyorlar" diyor. "Cep telefonlarımız burada çekmiyor. Mahkûmların cezasını biz de çekiyoruz. Artık rahatlayacağız" diyen Vardar cezaevinin paralelindeki Kenar Sokak'ta telekomünikasyon sorunundan yakınıyor.
|
||||||||||||||||
|
|||||||||||||||||
| Her hafta | Türkiye | Dünya | Toplum | Kültür Sanat | Yazarlar | Künye / İletişim | Bize ulaşın | |||
|