AKTÜELHepoku    
Her Hafta width=3 Türkiye width=3 Dünya width=3 Toplum width=3 Kültür Sanat width=3
 
   
 

12 Eylül Darbesinin Sembol İsmi, 17 Yaşında İdam Edilen Erdal Eren'in Son Fotoğrafının, "Son Bakış"ın Birbirine Geçen Öyküleri

"O Fotoğraf"ın Hikâyesi
Hakan Dilek 


12 Eylül Darbesinin Hemen Ardından Henüz 17 Yaşındaki Erdal Eren İdam Edildi. Hücresinin Önündeki Son Fotoğrafını Savaş Ay Çekti. Son Röportajını Emin Çölaşan Yaptı. "Önce İnsanım Sonra Gazeteci" Kitabına İlham Kaynağı Oldu. Sezen Aksu, Aysel Gürel Ve Onno Tunç Fotoğraftaki Bakıştan Etkilenip "Son Bakış" Şarkısını Yaptı. Yıllar Sonra Teoman "17" Şarkısını Bu Fotoğrafa Yazdı. bir Fotoğraf Etrafında Dönen Birçok Öykü Okuyacaksınız

Siyah-beyaz bir fotoğrafYakası kürklü paltosuyla bir "çocuk" koğuşun kapısında dimdik ayakta duruyor. Belli ki hava her anlamda "soğuk", çok "soğuk"Bakışlarında öyle yüksek perdeden bir "kahramanlık" da yok, pişmanlık da, korku daAma ağır dozda hüzün var, okuyabileneFotoğraf, çekildiği tarihten bir gün sonra asılacak; "12 Eylül karanlık tablosu"nun sembol isimlerinden Erdal Eren'e ait. O anı ölümsüzleştirense dönemin genç foto-muhabiri Savaş Ay
Eren'e biçilen suç "bir eri öldürmek" . Oysa tutanaklar "kurşununun yakından sıkıldığını" gösteriyor. Eren "Evet, ben de o tarafa doğru sıktım ama uzaktan, üstelik er öne doğru düştü. Belli ki arkadan ateş edilmişti" diyor. Tutanaklar da aynı şeyi söylüyor. Ama çare yokDönem karanlık, tablo karanlık, Eren'in talihi de17 yaşında ama daha önce aileyi ilgilendiren bir arazi davası için yaşı mahkeme kararıyla bir sene büyütülmüş. "Kemik raporu" 17'yi gösterse de kâr etmiyorŞartlar uygun, "uydurulmuş"Kalem kırılmış
İç içe geçen öyküler
Savaş Ay'ın Emin Çölaşan'la, sol ve sağ görüşlü mahkûmları "kaynaştırmak" için uygulanan "karıştır-barıştır" koğuş sistemini haberleştirmek için gittiği Mamak Cezaevi'nde çektiği o kare sadece bir dönemi anlatmakla kalmadı, şarkılara ilham kaynağı oldu, kitaplaştıEmin Çölaşan'ın "Önce İnsanım Sonra Gazeteci" kitabı, Sezen Aksu-Aysel Gürel-Onno Tunç üçlüsünün "Son Bakış" şarkısı hep o fotoğrafın ilhamıyla yazıldıTeoman'ın "17"si deSavaş Ay'la çektiği bu tarihi fotoğrafın hikâyesini ve "o dönemde" gazeteci olmayı konuştuk
- Savaş Abi, biraz geriye gidelim. Erdal Eren'in hücresine yolculuk nasıl başladı?
25-26 yaşlarındaydım. Milliyet'te çalışıyorum o zamanlarFolklor yarışmaları var. Oteldeyiz. Gösterimiz bitmiş otururken garson elinde bir kâğıtla geldi. "Telefon var, sizi arıyorlar" dedi. Gazeteden santralci Hasan arıyor; "Abi hemen gazeteye gelmeniz lazım"... Geceyi bıraktım, fırladım gittim. Eren Güvener şöyle dedi bana: "Yarın sabah en yeni elbiselerini giyip, en yeni makinelerinle havaalanına gidiyorsun. Saat 7 uçağıyla Ankara'ya gideceksin." Ankara'ya vardıktan az sonra Emin Çölaşan geldi. Çok teknik konularda çok iyi kalem oynatıyordu. Yeni bir yazardı ve beğeniliyordu. Bürokraside sıkı tanıdıkları vardı.
- İşin rengi biraz belli oldu yani
Araçla Ankara dışına çıkıyoruz. "Emin Abi nereye gidiyoruz?" diye soruyorum, aldığım yanıt şu: "Gidiyoruz, gidiyoruz!" Bir zaman sonra Mamak Muhabere Okulu önüne geldik. Nizamiye Kapısı'nda subaylar karşıladılar bizi. Üstümüz, başımız, çantalarımız... Her şey arandı. Ve dediler ki; "İçeri soktuğunuz ne varsa dışarı çıkarken ne bir eksik ne bir fazla olacak"Emin Çölaşan o zaman söyledi: "Karıştır-Barıştır öyküsünü yazacağız".

Haberin devamını Yeni Aktüel dergisinin 225. sayısında bulabilirsiniz!


1   2   3   4   5  
6   7   8  
 
 
Her hafta | Türkiye | Dünya | Toplum | Kültür Sanat | Yazarlar | Künye / İletişim | Bize ulaşın  
width=10
Turkuvaz Medya Grubu Copyright © 2003-2012 Tüm hakları saklıdır.
Turkuvaz Gazete Dergi Basım A.Ş.
Üretim ve Tasarım

Turkuvaz Medya Dijital