| |
|
 |
Modern Dünyada "büyük Aile"nin, Üvey Anne Ve Babanın Tanımı Değişiyor
"Sen Benim Yedek Babamsın"
Başbakanlık Aile ve Sosyal Araştırmalar Genel Müdürlüğü bünyesinde yayımlanan Aile ve Toplum dergisindeki bir makalede, dizilerdeki Makbule, Ferhunde gibi karakterlerin Türk ailesine risk oluşturduğu yazılınca tartışma başladı. Oysa makalenin gözden kaçırdığı bir gerçek vardı: Türk ailesinin yapısındaki değişiklikler! Modern dünyada boşanmalar artsa da, evlilik hâlâ gözde. Yeni oluşan ailelerde, farklı anne veya babaya sahip çocuklar aynı ortamda yetişiyor, yani aslında Türk ailesi büyüyor. Yeni Aktüel yeni "büyük aile"lerle konuştu…
"İzlenme rekorları kırarak popülerleşen dizilerin büyük bölümünde boşanma, yalnız yaşama ve 'sivil evlilik' diye tanıtılan nikâhsız birliktelikler olağanmış gibi gösterilmekte ve bu durumların diğer yönleri dikkate alınmamaktadır. Bu aile kurumuna yönelik olumsuz sonuçlarıyla beliren riskli oluşumları 'normalleştirmektedir'. Kahramanların boşanmış, eşinden ayrı yaşayan, bekâr kalan, çocuklarıyla yaşamını sürdüren ve nikâhsız yaşayan sözümona kendi başına yeten kişilerden oluşması, arzu edilmeyen davranış modelleri yaratarak toplumsal yaşamı riske sokmaktadır." Başbakanlık Aile ve Sosyal Araştırmalar Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan Aile ve Toplum dergisinin Nisan-Mayıs-Haziran sayısında yer alan, İnönü Üniversitesi Sosyoloji Bölümü'nden Dr. Ünal Şentürk'ün "Aile Kurumuna Yönelik Güncel Riskler" başlıklı makalesinden alıntıladığımız bu sözler büyük bir tartışma yarattı. Makaleye göre, Yaprak Dökümü'nün "Ferhunde"si, Avrupa Yakası'nın "Makbule"si "toplumsal yaşamı riske sokan" karakterler. Ancak biz makalede yer almayan başka bir dizi ve karakterlerine dikkatinizi çekelim: "Binbir Gece" dizisindeki Onur ve Şehrazat; onların iki çocukla kurdukları yeni aile! Diziyi izleyenler bilir, günümüzde ailenin yaşadığı değişime örnek oluşturan bu yeni "büyük aile"de, farklı sorunlar yaşanıyor. Örneğin Şehrazat, yaramazlık yapan iki çocuğa da sesini yükselttiğinde, Onur alınmıştı. Oysa Şehrazat ayrım yapmadan, sadece çocuklarına disiplin uygulamaya çalışıyordu. Türkiye'de Binbir Gece dizisinde örneklenen ailelerin sayısı giderek artıyor. Modern dünyada boşanmaların sayısı yükselse de, evlilik gözden düşmüyor. Boşanmış ve çocuklu çiftler yeniden evlenince, klasik tabirle "üvey" anne, baba, büyükanne ve dedelerden oluşan, karmaşık bir ilişkiler ağına sahip aileler oluşuyor. Yurtdışında böyle aileler, "Patchwork family" yani "eklenmiş aile" olarak adlandırılıyor. Ülkemizde ise henüz yeni bir tanım yok, ancak, büyük bir evde, anne, baba, amca, hala, dayı, teyze, büyükanne ve dedelerin birarada yaşadığı "büyük aile"nin bizce tanımı değişiyor. Türk ailesi yeniden büyüyor ancak farklı bir yapı kazanıyor. Peki bu ailelerde neler yaşanıyor? Yeni Aktüel ünlü "büyük aile"leri araştırdı, görüşlerini aldı, bu ailelerde yaşanan sorunları uzmanlara danışarak ele aldıİşte ayrıntılar "Çocuklarımın velisi Sulhi Bey'dir" Sibel Can ve Sulhi Aksüt ailesi Türkiye'deki "büyük aile"lerden biri. Can'ın yeni eşi Sulhi Aksüt'le evliliği dokuz yıldır sürüyor. Can, kendi ailesiyle ilgili şunları anlatıyor: "Babalarıyla ayrıldığımda ve yeni eşim Sulhi Aksüt'le evlendiğimizde Melisa ve Engincan çok küçüktü. Kendi babalarından daha uzun süre Sulhi Bey ile birlikte yaşadılar". Bu süreçte Can eşiyle hiçbir problem yaşamadıklarını, birbirlerine destek olduklarını anlatıyor. Bu yüzden çocukları arasındaki ilişkiler de gayet iyi gelişmiş: "Melisa ve Engincan yeni kardeşlerine çok düşkünler, çok iyi anlaşıyorlar. Aralarında hiçbir ayrım yok. Çok iyi bir aile ortamında büyüyorlar. Sakin ve düzenli bir hayatları var". Can, eşinin çocuklarının her türlü sorunuyla çok yakından ilgilendiğini, hatta hepsinin okulda velisinin yıllardır Sulhi Aksüt olduğunu ekliyor. Bennu Gerede ve Ahmet Ağaoğlu çifti de yeni büyük aileye örnek oluşturuyorlar, üstelik evli olmadan. İki buçuk senelik birlikteliklerinden 11 aylık bir erkek çocukları var. Gerede'nin fotoğrafçı Koray Erkaya ile olan evliliğinden üç çocuğu var ve şimdi dört çocuklu yeni bir aile oldular. Bennu Hanım, bu ailenin nasıl kurulduğunu şöyle anlatıyor: "Aslında her şey çok yumuşak geçti. Koray'dan ayrılığımı, evliliğin noktalama sürecinin öncesindeki kavgalarımızı hiçbir zaman yansıtmadık çocuklara. Hep dost gibi davrandık; ayrılmamız da dostane olduğu için çocuklar, bana sorarsan, dramatize olmadılar. Tabii 10 sene sonra da aynı şeyi söyler miyim, bilemem. 20 sene sonra tutup beni suçlayabilirler; 'Sen babamı yok ettin' diyebilirler. Onu şimdiden bilemiyorum." Gerede'nin çocukları yeni bebeği çok olumlu karşılamışlar. "Onları da benim hamileliğime dahil ettik; 'İster misiniz kardeş?' diye sorduk. Karnımın büyümesi hoşlarına gitti, beraber duşlar aldık. Hatta doğuma bile girdiler neredeyse. Şimdi tapıyorlar bebeğe. Oynuyorlar, gezdiriyorlar, yıkıyorlar; şahane üç tane bakıcım var, diyebilirim. Kai da onlara bayılıyor."
| Haberin devamını Yeni Aktüel dergisinin 170. sayısında bulabilirsiniz! |  |
|
 |
|