| |
|
 |
Ezel Akay, Anadolu Ortaçağı Üçlemesinin İkincisi "Yargu" İle "Kimlik" Araştırmasını Derinleştiriyor
"Anadolu Ortaçağı Tıpkı 1700'lerin Amerika'sı"
|
|
|
GÖKSAN GÖKTAŞ - Fotoğraflar: BURAK TEOMAN
|
"Hacivat ve Karagöz Neden Öldürüldü" filmiyle Anadolu ortaçağına eğilen yönetmen Ezel Akay, yazar Haldun Çubukçu'yla birlikte kaleme aldığı "Yargu" adlı romanda yine aynı dönemden, Moğollar tarafından yargılanan bir Türkmen aşiretinin hikâyesini anlatıyor. Akay'ın anlattıkları "ırkçı" dalganın yükselişe geçtiği bu dönemde Anadolu'nun çok kültürlü ve renkliliğini göstermesi açısından dikkate değer!
Gözsüz, çıplak adalet putuKaranlığın ortasında dikilenPut, bir şeyler isteyene elini uzatmış, yerdeki Ulu Yargucu Şigi Kutuku'ya. Yakarıyor Yargusu puta: "Ulu Efendim beni bağışla. 'Biz dişi kurt Gökbörü'nün doğurduğu çocuklarızdiyen Moğollar. 'Biz dişi kurt Gökbörü'nün emzirdiği, Bulunmuş Çocuklarız" diye bağıran Karacakızlılar. Şiddete karşı oyunun, hukuka karşı adaletin savaşı Bu sözler kendi tabiriyle Türk sinemasının Ezop'u, bir nevi fantastik tarihçisi Ezel Akay'ın yazar Haldun Çubukçu'yla birlikte kaleme aldığı "Yargu" adlı romanın arka kapağından"Hacivat ve Karagöz Neden Öldürüldü" filmiyle Anadolu'nun ortaçağına eğilen Ezel Akay "Yargu" romanında yine aynı döneme bakıyor. Roman Anadolu'nun Moğol istilasına uğradığı bir dönemde geçiyor. Kural tanımaz, şenlikli bir Türkmen aşireti olan Karacakızlılar Moğollar tarafından yargılanıyor. Fakat sonu en başından belli olan "yargu" sürecini Türkmenler bir oyuna çeviriyor. Anadolu inançları, Türkmen töreleriyle kendine özgü yaşayan Karacakızlılar "kayıp çocuklar"dan oluşan bir kardeşlik cemaatiÇocuk kalmayı başarmış olan bu cemaat gerçeği oyuna dönüştürerek yaşıyor. Roman aslında Türkler'in, Türklüğün kökenine ilişkin de çok şey söylüyor.
"Bugünkü Türkiye'nin kökleri Anadolu ortaçağında" Ezel Akay'ın Türk tarihine detaylı bakması Amerika'da yaşadığı döneme dayanıyor: "Ben burada okulu bitirdikten sonra tiyatro yaptım bir süre. Sonra Amerika'ya gittim. İlgi alanım sinema olduğu için oraya yöneldim. Bir sene çok ciddi bir kütüphane dönemi geçirdim. Haftanın dört-beş günü kütüphaneden çıkmazdım. Orada bir şeyin farkına vardım. Kimlik meselesiyle bunalmış bir toplumuz. Kim olduğumuzu arıyoruz, Cumhuriyet'ten beri. Beni tarihi filmler yapmaya iten, özellikle Anadolu ortaçağına kadar götüren merak da buradan kaynaklanıyor" Yargu, Akay'ın Anadolu ortaçağı üçlemesinin ikincisi. "Bu merak 1240-1330 arası geçen üç hikâye doğurdu. Sonuncusu Hacivat Karagöz, İkincisi Yargu, ilki de Mevlana ve Şems'in tanışmasını anlatan Romalı Celal. Filmlere sondan başladık. Yargu'nun da senaryosu hazır. Yakında çekiyoruz." Akay'a göre Anadolu ortaçağında Türklük kavramına ilişkin keşfedecek çok şey var. Özellikle "Hepimiz Türk'üz" hassasiyetinin arttığı bir dönemde Anadolu kültürünün "çok renkli" yapısını kavramanın "ırkçılığın" önünü kesebileceğini düşünüyor Akay. Ona göre bugün yaşadığımız sorunlar ve kavgaların temelinde bu durumun anlaşılamaması var. "Anadolu ortaçağı bugünün Türkiye'sinin köprülerinin atıldığı bir dönem. Türkiye'nin tarihini Orta Asya'da da aramak mümkün. Moğol döneminde deAma şu kesin ki bu ülkenin yapısını sadece tek bir kimlikle açıklayamayız. Anadolu ortaçağı tıpkı 1700'lerin Amerika'sına benziyor. Haçlılar'dan, Araplar'dan kaçanlar hep burada toplanmış. Kendilerine ait cemaatler oluşturmuşlar. Özellikle 1200 ve 1400 yılları arasında bir uzlaşma dönemi var. Çünkü Bizans çökmüş, Anadolu Selçukluları çökmüş. Dolayısıyla çok parçalı bir yönetim kaosu ortaya çıkmış. Bu kaosta uzlaşmalar yaşanmış. Irklar, kültürler karışmış. Ben bugünkü Türkiye'nin gerçek köklerini o dönemde gördüm" "Ben Türk'üm demek yetmez" Akay'ın özellikle Ermeni yazar Hrant Dink suikastıyla gündeme gelen "milliyetçi" dalgaya ilişkin de söyleyecekleri var: "Hoşgörü çok önemli. Hoşgörü bu toprakların kültüründe. Milliyetçiliği ön plana çıkaranlar neden bu topraklardan çıkan Mevlana'dan, Yunus Emre'den bahsetmezler gençlereOyunları mı bozulur acaba! Romandaki Karacakızlılar cemaati aslında böyle bir önerme. Şiddete karşı hoşgörüyü ön plana çıkaran bir cemaat. Biraz 68 kuşağının hippilerinin tadı, biraz tasavvuf ekollerinin izleri var..."
| Haberin devamını Yeni Aktüel dergisinin 86. sayısında bulabilirsiniz! |  |
|
 |
|