![]() ![]() |
![]() |
|
||||||||||||||
|
|||||||||||||||
![]() |
Dünyada Bin Doğumdan 3'ü Böyle Gerçekleşiyor… Hamile olduğunu doğururken anlayan kadınlar!
"Hep düzensiz, bu ay da regl olmadım", "Menopoza giriyorum galiba, reglden mi kesiliyorum ne", "Bu ara biraz kilo aldım, rejime gireyim" cümlelerini kuranlar, dikkat! Belki de hamilesiniz, haberiniz yok. En iyisi, bir jinekologdan randevu alın ve muayene olun. Yoksa hiç beklemediğiniz bir anda gerçek bir Tanrı misafiriyle karşılaşmanız mümkün. Çünkü dünyada bin doğumdan 3'ü böyle gerçekleşiyor… 40 yaşındaki G.A.'nın böbreklerinde iltihap vardı. Ayrıca yüksek tansiyon hastasıydı ve psikolojik sorunları olduğu için depresyon tedavisi görüyordu. Günde yaklaşık sekiz ilaç içmesinin nedeni buydu. Bir gün şiddetli bir ağrıyla kıvranmaya başladı. Böbrek ağrısı zannedip ağrı kesici alması için eşini eczaneye gönderdi. Ama bir anda, bacaklarından aşağıya yuvarlak bir şeyin düştüğünü hissetti. Düşen bir kız bebekti! Doğum yapmıştı. İyi ama nasıl? Hamile değildi ki! Daha önce de iki doğum yaptığı için biliyordu; göbek bağını makasla kesti, bir diş ipiyle de ucuna düğüm attı. Eczaneye giden eşi döndüğünde gördüğü manzara karşısında şok oldu. Bebeği çarşafa sardılar, doğruca hastaneye gittiler. Hemen ameliyathaneye alındı G.A., zira göbek bağını kendi imkânlarıyla kestiğinden kanaması olmuştu; zehirlenme riski taşıyordu. Ameliyatın ardından iki gün hastanede yattı. Ardından da 3 kilo 500 gram doğan, hiçbir sağlık sorunu olmayan bebeği C. ile mutlu mesut evinin yolunu tuttu. Bebek C., bugün bir yaşında ve hiçbir sağlık sorunu yok. Üstüne üstlük IQ'su yüksek bir çocuk. Uzmanlar, C.'nin dört yaşında ilkokula başlayabileceğini söylüyor. İlk birkaç hafta yaşadığı şoktan çıkamayan G.A., yaptığı doğuma inanmayanlara kızdığı için ismini vermek istemiyor ve sürekli şöyle savunuyor kendini: "Ben doğuracağımı bilsem çocuğa kıyafet hazırlamaz mıydım, çarşafa sardık da götürdük hastaneye!" Peki nasıl oldu da, hamile olduğunu bilmeden doğum yaptı G.A.? Zira kendi ifadesine göre dokuz ay boyunca ne kilosunda kayda değer bir değişiklik olmuştu ne de karnı şişmişti. Hiçbir hamilelik belirtisi olmadığı gibi üstüne üstlük regl (âdet) olduğunu, her zamanki gibi yine evlere temizliğe gidip ağır işler yaptığını belirtiyor. G.A., ne Türkiye'de ne de dünyada tek. Ama bu şekilde yapılan doğumun tıpta bir ismi bile yok. Jinekolog Dr. Nadire Çakmak, SSK Hastanesi'nde son yirmi yılda bu tip dört-beş vakayla karşılaştığını söylüyor. "Örneğin bir hastam apandisit sancısı çektiğini sanarak hastaneye gelmişti, doğuma aldık. Bir tanesi de geldiğinde yedi aylık hamileydi. Nedeninin bilgisizlik ve imkânsızlık olduğunu düşünüyorum." Jinekolog Op. Dr. Kağan Kocatepe de, son zamanlarda bu doğumları daha sık duymaya başladığını söylüyor ve nedenini şöyle açıklıyor: "Menopoza yakın dönemde veya ergenlik çağının başlarında bu tür şeylerle çok karşılaşıyoruz. Nedeni, hamileliğin kondurulamaması. Ergenlik döneminde düzensiz adet gören genç kız adetinin geciktiğini düşünüyor ve ilgilenmiyor. Menopoza yakın dönemdeki kadın da menopoza girdiğini sanıyor, kontrole gitmiyor. İçindeki kıpırtıları da gaz sanıyor veya belki de hiç hissetmiyor." Dr. Kocatepe'ye göre obez eğilimi olan kadınlarda da sık rastlanabiliyor bu duruma. Bu iki grup dışında bir de bilinçli olması gereken bir grup daha var: Polikistik hastaları. Yani yumurtlama düzensizliği olan kadınlar"Geçen yıl iki hastam vardı. İkisi de daha önce birer doğum yapmış, polikistik hastasıydı. Doktorları hamile kalamazsın demiş ikisine de. Biri geldiğinde altı aylık hamileydi, öteki ise sekiz. Sekiz aylık olan kadın menopoza da çok yakın yaşlarda. Hafif bir kanaması olunca bir jinekoloğa gözükeyim diyor. Geldiğinde rahim ağzı beş santim açıktı, hemen doğumhaneye aldık. Tatil için geldiği Türkiye'den ülkesi İtalya'ya bir çocukla ve ağzı kulaklarında döndü!" Prof. Dr. Teksen Çamlıbel ise, meslek hayatı boyunca bu tür bir vakayla hiç karşılaşmadığını söylüyor ve farkında olmadan geçen dokuz aylık hamilelik döneminde regl olmamayı biraz şüpheli buluyor. "Dokuz ay boyunca tıkır tıkır adet olan kadın görmedim. Bu hikâyelere inanmıyorum. Ya derin bir şizofreni ya da algılama eksikliği olabilir."
|
||||||||||||
|
|||||||||||||
| Her hafta | Türkiye | Dünya | Toplum | Kültür Sanat | Yazarlar | Künye / İletişim | Bize ulaşın | |||
|