AKTÜELHepoku    
Her Hafta width=3 Türkiye width=3 Dünya width=3 Toplum width=3 Kültür Sanat width=3
 
   
 
Aldatmaya

Karısını Aldattığı İçin Suçluluk Hisseden Erkek Cezasını Kendi Veriyor

Aldatmaya "cürmümeşhut" terapisi!
ÖZSEL TORTOP  


Sevdiği kadını anneleştiren erkeğin "erotik sevgi ihtiyacı" buharlaşınca çıkışı avlanarak bulacağını, yani aldatacağını söylüyor psikiyatr Dr. Ümit Yazman. Evliliğini bozmak istemeyen ama aldatan erkek bilinçaltında suçluluk hissediyor, suçun yükünden kurtulmak için de kendini cezalandırıyor. Nasıl? Kimi zaman eşinin yüklü alışveriş masraflarına göz yumarak, kimi zaman da suçüstünde yakalanarak!

Aldatan erkek farkında bile olmadan yakalanmayı göze alır mı? Hele ki, evliliğini bozmayı düşünmeyen bir erkek için yakalanmak her şeyin sonu demek değil midir? Dr. Yazman, bunun bilinçli bir davranış olmadığının altını özellikle çiziyor ve ekliyor. "Aman tanrım, nasıl olur da işe giderken cep telefonumu evde bıraktım' veya 'Hep çok dikkat ederdim ama o gün mesajları silmeyi unutmuşum', 'O mesajı sevgilime göndereyim derken nasıl karıma gönderdiğimi hâlâ anlamış değilim' gibi istenmeden oluşmuş ama cezaya çarptırılmanın alt yapısını oluşturan olaylara sık rastlanır. Görünmeyen ama aslında çekilen en büyük ceza, erkeğin aldatma eylemi içinde aslında kendi kendisini aldattığı ve bununla yüzleşemediği gerçeğidir. Bu gerçekle yüzleşinceye kadar, kazandığını sanırken kaybetmeye devam edecektir."

"Bilinçaltında yakalanma isteği yatıyor"
Dr. Ümit Yazman'a göre magazin programlarında aynı mekândan ayrı ayrı çıkan sevgililerin kameralara yakalanma nedeni de bu. "Birçok gizli kalması gereken ilişki, kapısında gazetecilerin beklediği yerlerde yaşanıyor. Size bu hiç enteresan gelmiyor mu? İnsanlar bunu ısrarla neden böyle yaşar; sonra da oradan ayrı ayrı kaçmaya çalışır? Dışarıdan bunları seyrederken çok gülümsüyorum."
Dr. Yazman'a göre bütün bu davranışların altında gerçekte yakalanma isteği yatıyor. "O kadar enteresan ki, insanlar bir yandan gizli bir şeyler yapmayı, yaşamayı çok heyecanlı, dürtükleyici, provokatif bulur. Ama biz psikiyatrlar biliyoruz ki temelinde bir taraftan da bilinme arzusu vardır. Bulunamayan ve ifade edilemeyen saklı şey eksik kalır. Mekândan ayrı ayrı çıkarak 'saklanmayı sürdürüyorum' mesajı veriliyor. Evet, bu müthiş bir duygu ama eğer hakikaten hep saklanıp hiç bulunmuyorsam çok sıkıcı, korkutucu bir şey."
Bir de bu işin kendini cezalandırma tarafı var tabiiAldatan, bir noktadan sonra 'Bunu yaptıysam yakalanmayı hak ettim' diye düşünmeye başlayarak etik açıdan hal ve gidişini kendince düzeltmeye çalışabiliyor. Ya da aldatılan eşin yüzüne karşı durumu açıklama, doğrudan söyleme cesareti bulunamayan durumlarda, yakalanmak durumu açıklayıp tutarlı bir hayata dönüş için kestirme bir yöntem bile olabiliyor!
Magazin dünyasının "basılan" erkeklerine de bakılınca durum daha net anlaşılıyor aslında. Öyle ya, Hülya Avşar'ın eski eşi Kaya Çilingiroğlu değil miydi İstanbul'un en ünlü mekanında sevgilisi Feraye Tanyolaç ile yemek yerken görüntülenip çıkışta da "Ferrari"yi "Feraye" anlayarak magazincilere ve tüm Türkiye'ye "Karımı aldatıyorum" mesajı veren? Ve Tamer KaradağlıAldatma mevzusunda zaten adı kara listede olan Karadağlı, rol arkadaşı Deniz Uğur ile her yerde beraber görüntülenmekten imtina etmemişti. Daha da geçmişe gidersek geçen yılın aldatma skandalının başrol erkek oyuncusu Kudret Sabancı, Sanem Çelik ile gecenin bir saati şehrin göbeğindeki bir çay bahçesinde basılmamış mıydı?

Haberin devamını Yeni Aktüel dergisinin 97. sayısında bulabilirsiniz!


 
 
Her hafta | Türkiye | Dünya | Toplum | Kültür Sanat | Yazarlar | Künye / İletişim | Bize ulaşın  
width=10
Turkuvaz Medya Grubu Copyright © 2003-2012 Tüm hakları saklıdır.
Turkuvaz Gazete Dergi Basım A.Ş.
Üretim ve Tasarım

Turkuvaz Medya Dijital