AKTÜELHepoku    
Her Hafta width=3 Türkiye width=3 Dünya width=3 Toplum width=3 Kültür Sanat width=3
 
   
 

Galatasaray Lisesi'nin İlk Kadın Müdürü Meral Mercan İlk Kez Yeni Aktüel'e Konuştu

"Galatasaray'dan mezun olmamak büyük üzüntü kaynağım"
ÖZSEL TORTOP 


Meral Mercan, kökleri 526 yıl öncesine dayanan, bir zamanlar Tevfik Fikret'in müdürlük koltuğuna oturduğu Galatasaray Lisesi'nin ilk kadın müdürü. İki ay önce göreve getirildiğinde, deyim yerindeyse Galatasaray camiası ikiye bölündü. Hem kadın, hem akademisyen değil hem de Galatasaray Lisesi mezunu değildi! Bugüne dek susmayı tercih eden Fransızca öğretmeni Müdür Meral Mercan eleştirilere yanıt verdi...

Daha odasına adım atar atmaz hissediliyor otoritesiHayır, çatık kaşlı değil; bakışları da tedirgin etmiyor. Aksine daima gülümseyen bir çift göz var karşımda. Üstelik tedirgin. Yılların eğitimcisi, adeta sınava girecek öğrenci gibi "Röportajdan vazgeçelim" desek sevinçten havalara uçacak
Galatasaray Lisesi'ne ilk giren dokuz kız öğrenciden biri Meral Mercan. İlkokuldan sonra, 1966'da adım atar ağabeyinin de okuduğu, hayallerini süsleyen okula. O kadar çok ister ki, okulun önünden geçerken hep "Niye erkek değilim, burada okuyamıyorum" der içinden, talihin ona neler sunacağını bilmeden. Gazetelerde "Galatasaray Lisesi'ne kız öğrenci alınacak" ilanlarını görür görmez sınav tarihini takip etmeye başlar. O dönem İstanbul Erkek Lisesi ve diğer köklü eğitim kurumları da sınavla kız öğrenci almaktadır ama onun tek isteği Galatasaray'dır.
Sınava girip de kazandığını öğrenince mutluluktan havalara uçar. Lise tarihindeki bu ilk, dönemin medyası tarafından da ilgiyle takip edilir. Dokuz küçük kızın mutluluk fotoğrafları gazetelerde boy boy yer alır.
Okulun ilk günü, Ortaköy binasının avlusunda toplandıkları an hâlâ hatırında. "Bir arkadaşımla el ele tutuştuk ve o hâlâ benim en yakın arkadaşım."
Hazırlık sınıfında erkek öğrencilerle sorun yaşamaz dokuz kız öğrenci ama ertesi yıl hayalini kurduğu binaya geçince işler hafiften değişir. "Koskoca okulda her taraf erkek öğrenci. Bayağı bir komando eğitimi yaptık tabii. Onun için bugünlere geldim belki de."
"Çok güzel, önemli ve bizi biz yapan" diye tanımladığı yıllarda, en çok bazı öğretmenlerin ve müdürün dik bakışlarından ürker. "Bu yüzden korkunç bir dayanışma vardı kızlar arasında."
Gelenektir Galatasaray Lisesi'nde, uzun yıllar da geçse her öğrenci lakabıyla anılır. "Lakabım yoktu" diyor Meral Mercan, "demek ki vasat biriydim, takmamışlar". Sahi nasıl bir öğrenciydi bugün yönettiği okulun sıralarında oturduğu yıllar? "Vasattım. O zamanlar 10 üzerindendi notlar. 'Dört buçuğu aşma, beşten şaşma' derlerdi. Öyleydim" diyor ve ekliyor: "Üniversiteden sonra, meslek hayatımda parladım."

"O kadar hızlı koşuyordum ki çelme takanları fark etmedim"
Müdürlük koltuğuna oturur oturmaz hakkında çıkan haberlerden biri de liseden mezun olmamasıydı. "Evet" diyor, "Mezun değilim. O zaman böyle kolay geçme yoktu, şimdi geçmeyeni dövüyorlar. Kompozisyon dersimiz Fransızca'ydı ve çeyrek puan yüzünden kalmak üzereydim. Kalıp sınıf kaybetmemek için başka bir normal liseden mezun oldum." Hangi lise olduğunu soruyorum, konuşmak istemiyor. "Bu konu çok büyük üzüntü kaynağımdır. Geçmişle ilgili konuşmak beni üzüyor. Şimdiki aklım olsa yapmam ama o dönem haksızlık edildiğini düşünüyordum. Kızgınlıkla oldu, yanlıştı. Hemen pişman oldum ama iş işten geçmişti."
Mezun olmasa da, kendini Galatasaray Liseli hissediyor. "Galatasaray Lisesi'ne girmiş, bir gün bile okumuş, numara almış herkes Galatasaray Liseli'dir. Burada bu böyledir."
Kompozisyon dersi yüzünden Galatasaray Lisesi'nden mezun olamamak kamçılar Mercan'ı. Sırf bu nedenden Fransızca öğretmeni olmak için İstanbul Üniversitesi Fransız Filolojisi Bölümü'ne girer. Ama üzücü olaylar peş peşe gelir. Üniversiteye başladığı yıl babasını, bitirmek üzereyken annesini kaybeder. "Bu zorluklara rağmen ayakta kalabildiysem, bunu Galatasaray'a borçluyum. Galatasaray bize özgüven verdi, bizi biz yaptı. Birey olma özelliğini ilk günden beri aşıladı. Burada olaylara karşı dirençli olmak öğrenilir."
Üniversiteden mezun olduğunda cebinde anadili gibi konuştuğu üç dil vardır: Fransızca, İtalyanca ve Yunanca. İş hayatına, sınavla girdiği İş Bankası'nın "dış işler" bölümünde başlar. Ama akacak kan damarda durmaz, kısa süre sonra öğretmen olmak için müracaat eder. Görev yaptığı ilk okul Anadoluhisarı Ticaret Lisesi, ardından doktor eşinin mecburi hizmeti nedeniyle sırasıyla Ayancık Lisesi, Cağaloğlu Anadolu Lisesi ve 1987'de atandığı Kabataş Erkek Lisesi olur. Aynı lisede 1992'de müdür yardımcılığı ve müdür başyardımcılığı yapar. "İşin mutfağında çok çalışarak geldim. Eğitim yöneticisiyim. Bunun okulu yok. Yeni yeni başlıyor. Ustam Kabataş Erkek Lisesi eski müdürü Korel Haksun'dur."
Kadın olmak, hele ki önemli bir mevkide olmak zordur. Çelme takmaya çalışan da olur, çekemeyen de. "Zorluk yaşamadım. Çelme takmaya çalışan olmuştur belki ama o kadar hızlı koşuyordum ki, fark etmedim. Fark etmek de istemedim zaten. Ne gerek var? Sadece çalışırım, görevimi yaparım."

Haberin devamını Yeni Aktüel dergisinin 130. sayısında bulabilirsiniz!


 
 
Her hafta | Türkiye | Dünya | Toplum | Kültür Sanat | Yazarlar | Künye / İletişim | Bize ulaşın  
width=10
Turkuvaz Medya Grubu Copyright © 2003-2012 Tüm hakları saklıdır.
Turkuvaz Gazete Dergi Basım A.Ş.
Üretim ve Tasarım

Turkuvaz Medya Dijital