| |
|
 |
Dünya Mevlana'dan Sonra Ünlü Mutasavvıf İbnü'l Arabi'yi Keşfediyor
"Parmakla Gösterilmeye Heves Etme"
Fikirleri, felsefesi Osmanlı Devleti'nin kurulmasına vesile olmuş, "Din filozofu" ünlü mutasavvıf İbnü'l Arabi, Şam'daki sempozyum öncesinde 23-24-25 Mayıs'ta İstanbul Teknik Üniversitesi'nde anılacak, fikirleri konuşulup, tartışılacak. İngiltere, Amerika, Singapur ve Çin'den gelecek İbnü'l Arabi konusunda ihtisas yapmış akademisyenler ve yazarların katılımıyla gerçekleşecek sempozyumu düzenleyenler, Matrix serisinden aşina olduğumuz "Aslında kaşık yok" felsefesini yüzyıllar önce dile getiren ve "Bu dünya bir rüya ve rüyada her şey olur" gerçeğini benimsemiş İbnü'l Arabi'nin bugünün insanına söyleyeceği çok şey olduğuna inanıyor!
Yapılan her fiil, her eylem bir 'hat'tır, çünkü o fiil, o eylem ilahi isimlerin, övülmüş sıfatların ve birçok fiillerin bir toplamıdır. Dolayısıyla iş yoğunlaşır, büyür ve âlemde karmaşık suretler gözükür. İki çizgi bir yüzey oluşturur, iki yüzey de bir cisim oluşturur. Her cisim de, bir zattan ve yedi sıfattan meydana gelen mükemmel bir sureti temsil etmek için sekiz öğeden ibarettir. Kim bu süreklilik içinde kendi 'saf'ını, (yol) oluşturursa yaratanlar arasına girecektir" İbnü'l Arabi'nin dünyasına hoş geldiniz! Burada hiçbir şey göründüğü gibi değilBurada eşyaların da dili var. Atomun can verdiği her nesne yaşıyor! O yüzden oturduğunuz koltuğa kötü davranmayın, kalbini kırmayın. Saksınıza bir çiçek daha ekecekseniz, gerçek sahibinden "Sizin yanınıza bir misafir gelecek, izniniz var mı" diye sorun! Yaptığınız iyilik de kötülük de size döner, bunu unutmayın! Ve "büyük yaratıcı"yı "Orada, burada" değil içinizde arayın! Bu âlem bir rüya ve rüyada her şey mümkündür! Yani kaşık aslında yok! Bunu idrak ederseniz onu istediğiniz şekle sokarsınız! Bütün bunlar ne kadar tanıdık ve güncel değil mi? Modern insanın eşyayla, hayatla kurduğu -ya da kuramadığı- ilişkiyi, binlerce yıllık kadim "Kimiz, neyiz, nereye gidiyoruz" sorusunu içinde cevaplarını da barındıran bir üslupla aktaran Matrix serisine, kuantum düşüncesinin "Her şey olabilir, âlem siyah ve beyazdan ibaret değil, grinin de binlerce tonu var" şiarına ne kadar yakın ve içinden değil mi? İşte sevenlerine ve yolundan gidenlere göre dönem, "İbnü'l Arabi" dönemi! Yani tasavvufi tabirle "vakit-saat" geldiYine onun yolundan gidenlere göre onun yüzlerce yıl önce söyledikleri ve yazdıkları zamanın ruhuyla buluştu! Fikirleriyle yalnız çağdaşlarını değil, İslam dünyasında ortaya çıkmış ve kimi günümüze kadar ulaşmış birçok düşünce ekolünü etkilemiş; bu coğrafyadaki devlet geleneğine, sanata, edebiyata, mimariye, toplum ilişkilerine, evren algılayışına ilişkin pek çok unsura yön vermiş bir önemli kilometre taşı olan İslam arif-alimi İbnü'l Arabi, dünyanın dört bir tarafından gelen "Arabi uzmanları" tarafından anılacak ve anlatılacak. Amerika, İngiltere, Fransa, Lübnan, Suriye, Singapur ve hatta Çin'den gelecek akademisyenler, yazarlar, 'yerli' ilahiyat uzmanlarıyla; son ayağı, İbnü'l Arabi'nin türbesinin bulunduğu Şam'da olmak üzere, 23-24-25-26 Mayıs tarihlerinde İTÜ'de düzenlenecek "Modern Çağ ve İbnü'l Arabi" sempozyumunda biraraya gelecek. Yöneticiliğini, Rıfai geleneğinin temsilcisi Cemalnur Sargut'un yaptığı TÜRKKAD (Türk Kadınları Kültür Derneği) öncülüğünde, Kültür ve Turizm Bakanlığı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve İstanbul Teknik Üniversitesi desteğiyle gerçekleşecek sempozyumun konuşmacı listesi hayli ilginç ve renkli! ABD / Stony Brook Üniversitesi'nden dünyanın en tanınmış İbnü'l Arabi uzmanlarından Willam Chittick, Sachiko Murata, İspanya / Sevilla Üniversitesi'nden Pablo Beneito Arias, İngiltere / Exeter Üniversitesi'nnden Suha Taji Farouki sempozyuma katılacak yabancı isimlerden birkaçı. Projenin danışmanı ve isim babası olan Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mahmut Erol Kılıç ve Prof. Dr. Mustafa Tarhanlı da konuşmacı ve oturum yöneticisi olarak sempozyuma katılacak. Oturum başlıkları da ilginç: "İbn'ül Arabi'yle Zamanın Ruhunu Okumak, Hayvanların İrfânı, İbn'ül Arabi Yeni Çağla buluşuyor mu? Çağdaş Batı'da Tasavvuf ve Tasavvuf Maneviyatı, Modern Çağda Tahayyül Gücünü Yeniden Keşfetmek: İbnü'l Arabi'ye göre Hayalin Ontolojik Ve Epistemolojik Gerçekliği". İbnü'l Arabi bazı ilahiyatçılara göre mistik bir din filozofu, bazılarına göreyse şekli kuralları, ritüelleri olmayan ve ilahi önderliğini her devirde kendisinin yaptığı "başka türlü bir tarikat" şeyhi! Sempozyumun danışmanı Prof. Dr. Mahmut Erol Kılıç ise İbnü'l Arabi'nin "mistik" yönü dışında Osmanlı İmpatorluğu'nun kuruluşunda ve 800 senelik egemenliğinde rol oynayan bir fikir adamı olduğunu söylüyor: "İbnü'l Arabi Selçuklu devrinde yaşıyor. Yani Osmanlı kurulmadan çok önce. Ama Osmanlı Devleti'nin nasıl kurulacağına, ne kadar süre muammer olup nasıl sona ereceğine ilişkin bir kitap yazdığı söylenir. Kitap yazılmış mıdır, yazılmamış mıdır? Bu tartışma konusu. Ama bu tür menkıbeler bir medeniyetin oluşmasında güzel mistik unsurlardır. Kitabın adı Osmanlı Devleti / Numan'ın Soy KütüğüNuman, Hanefi mezhebinin kurucusu Ebu Hanife'dir. İbnü'l Arabi Osmanlı'nın kuruluşunu görmemiştir ama Osmanlı Devleti bütün erkanıyla sultandan en ufak görevlisine varıncaya kadar, devlet sistemi olarak İbnü'l Arabi'ye her zaman referansta bulunmuştur. Osmanlı'nın kurucu figürü olan Osman Gazi'nin manevi rehberi olan Şeyh Edebalı'nın İbnü'l Arabi'nin yaşadığı ve türbesinin bulunduğu Şam'da eğitim gördüğü bilinir. Edebalı hem arif hem alim bir zattır! Arabi'nin ders halkalarına katılmış ve onunla manevi irtibat kurmuştur. İznik'e döndüğünde Osman Gazi'ye bu manevi hırkayı verdiği, eğitime tabi tuttuğu söylenir. Mesele sadece bu menkıbelerle sınırlı değil. Osmanlı medreselerinde yüzyıllar boyu İbnü'l Arabi okutulmuş, şerhleri hazırlanmıştır."
| Haberin devamını Yeni Aktüel dergisinin 150. sayısında bulabilirsiniz! |  |
|
 |
|