| |
|
 |
"Yasaklı Rumi" Kitabından "şems'e Aşk Mektubu"
"A kavuşması bir an, ayrılığı yıllar süren dost, çabucak yükünü, dengini deveye yükleyen sevgili, Şimdicek gece oldu; fakat o güneş yüzlünün ayrılığıyla kapkaranlık geceye de depremler düştü. Sen gidiyordun, bense gözlerim açık, susakalmış, öylece donmuştum şaşkınlıktan. Şaşırıp kalmasaydım, o anda yüzüm kanlara bulanırdı, feryadım yılları yırtardı. Yol başında acıman için yalvarır, canımı yüzlerce defa kurban ederdim sana; mal da nedir ki? Karanlık gecede ateş gibi feryat ederdim, kıyamet gününün korkuları belirirdi. ( A efendim Şemseddin, Ay gibi ışıklar tertemiz canın için, n'olur kırma ümitleri. Sonu bulunmayan bir denizin incisine benzer sözlerin, taşları lal haline getirmiştir, herkese haller vermiştir." (Cilt 7-2, Gazel 29, s.353)
|
 |
|