AKTÜELHepoku    
Her Hafta width=3 Türkiye width=3 Dünya width=3 Toplum width=3 Kültür Sanat width=3
 
   
 

Yabancı Uzmanlardan İbnü'ı Arabi Yorumları

Prof. Dr. William Chittick "yol Gösteren Deniz Feneridir"

New York State Üniversitesi'nde din çalışmaları alanında öğretim üyesi olan Prof Dr. William Chittick, bugüne dek İslam tarihi ve tasavvuf üzerine 30'dan fazla kitap yazdı. 1968'de Tahran Üniversitesi'ndeki doktorasını, İbnü'l Arabi düşünce okulunun en büyük öğrencilerinden Abdurrahman Cami üzerine yazdığı tezle tamamladı. Türkçe'de 1999'da yayımlanan "Hayal Âlemleri-İbn Arabi ve Dinlerin Çeşitliliği Meselesi" kitabında, "Aşkın bir boyuta getirerek aklı korumanın yollarını gösteren İbn Arabi, modern ve post modern düşüncenin çıkmazlarında yol gösteren deniz feneri gibidir" diyen Prof Chittick, "İslam medeniyetinin en büyük filozofu ve teoloğu" olarak tanımladığı İbnü'l Arabi'nin İslami geleneğin Kuran, hadis gibi kaynaklarını temel alarak ve Tanrı'ya giden yolda peygamberin ayak izlerini takip ederek, tüm İslami geleneği, İslami kaynakların sembolik ve mitolojik diliyle sınırlı olmayan bir şekilde yeniden anlamlandırdığını belirtiyor ve ekliyor: "Aklın sınırlarını analiz etti ve akılsallığı, ruhsal deneyim ve hayali anlayış ile tamamlamanın yolunu gösterdi. İnsan varlığının Tanrı, evren, insan ruhu, hayatın amacı, ahlaki ve manevi gelişim gibi tüm kökensel meselelerinin çözümlerine işaret etti. İslami geleneğe, aklın tuzaklarına düşmemek için gerekli olan tüm araçları sağladı". Chittick, İbnü'l Arabi'nin, modern dünyamızın sorunlarına çözüm göstermediğini, çünkü kendi çözümlerimizi bulmamız gerektiğini, ancak bize insanın durumunu anlamak için derinlemesine bir bakış sunduğunu ifade ediyor. Batı'da İbnü'l Arabi'nin "Dinlerin birliğinin savunucusu olarak" bilindiğini söyleyen Chittick, onun bize hakikatin neden birçok peygamber tarafından ifade edilmeye ihtiyaç duyduğunu ve hepsinin kendi içinde doğru olduklarını anlatarak önemli bir bakış açısı kazandırdığının altını çiziyor. İstanbul'daki sempozyumda "Hayvanların Bilgeliği" üzerine bir sunum yapacak olan Chittick'in İbnü'l Arabi'nin hayvanlara bakışı konusundaki sözleri de çarpıcı: "İbn Arabi, hayvanların Allah'a birçok insandan daha yakın olduğunu ve insanların onlardan öğrenecekleri çok şey olduğunu savunur".
Prof. Dr. Stephen Hirtenstein
"din Ve Mezhepler Üstü Bir Bakış Açısı Kazandırır"

1970'lerin başından beri İbnü'l Arabi üzerine çalışan Stephen Hirtenstein "Muhyiddin Ibn 'Arabi Society" (Muhiddin İbn-i Arabi Derneği) Dergisi'nin editörü ve İbnü'l Arabi ve ekolünden gelenlerin eserleri üzerine çalışmalarda uzmanlaşmış olan "Anqa Yayıncılık"ın da kurucu yöneticisi. Hirtenstein, merkezi İngiltere Oxford'da bulunan, 40'tan fazla ülkeden, birçoğu alanında uzman üyelerinin finansal desteğiyle ayakta duran derneğin, 1977'de İbnü'l Arabi ve takipçilerinin eserlerini daha iyi anlayabilmek amacıyla kurulduğunu belirtiyor. Oxford'da bir kütüphaneye sahip olan ve kısa zaman önce İbnü'l Arabi'nin el yazmalarından oluşan dijital bir arşiv kuran dernek, yılda iki kez İbnü'l Arabi'nin eserlerinin farklı boyutları üzerine sempozyum düzenliyor ve dergisini yayımlıyor. Hirtenstein, İbnü'l Arabi'nin öğretilerinin evrenselliğinin, insan olmanın tüm boyutlarını kapsayan özgün bir ruhsal perspektif arayan herkes için geçerli olduğunu düşünüyor: "O insan varlığının eşsiz kıymetini ve dünyadaki sorumluluğunu özellikle vurgular; yüz yüze olduğumuz ekolojik, sosyal ve ruhsal problemlerle başa çıkabilmek için acilen anlamamız gereken noktalardır bunlar". Batı'da insanların İbnü'l Arabi'ye ilgisinin artmasının nedenini, Arabi'nin insanlara din ve mezhepler üstü bir bakış açısı kazandırmasına bağlıyor. Günümüzdeki yaygın olumsuz düşünce tarzına bir seçenek olarak, İbnü'l Arabi'nin öğretisinin içine sızmış umut ve şefkatiyle özellikle ilgilendiğini belirten Hirtenstein sempozyumda yapacağı "Hayret" başlıklı sunumu ise şöyle özetliyor: "İbnü'l Arabi'nin öğretileri bütünselliğe dair gerçek bir örnek oluşturur. Bu bütünsellikte her parça bütünde gerçek yerini bulur, özellikle birbirinden farklı parçaların veya benliklerin toplamı olan insanın, dünya, diğerleri, kendisi ve kendi gerçekliği açısından fonksiyonunu yerine getirerek 'bütün' olması, yani 'halife' olabilmesi önemli."
Claude Addas: "Ölümünden asIrlar sonra doĞacak problemlere çözümler sunar"
İbnü'l Arabi ve tasavvuf düşüncesindeki yeri üzerine çalışmalarıyla tanınan Fransız uzman Michel Chodkiewicz'in kızı olan Claude Addas, İbnü'l Arabi'ye henüz çocukluk yıllarında başlayan ilgisini babasına borçlu olduğunu söylüyor. Mutasavvıfın eserlerinin Fransızca, İngilizce ve İspanyolca çevirilerini okuyarak eğitimine başlayan ve Arapça öğrenen Addas'ın İbnü'l Arabi'nin yaşamöyküsünü anlattığı "Kibrit-i Ahmer'in Peşinde" kitabı 2003'te Türkçe'de de yayımlandı. Addas, babasının "İbnü'l Arabi'ye yüzyıllardır süren rağbet, her şeye bir cevabının olduğu gerçeğiyle ilgilidir" sözlerini şöyle yorumluyor: "Babamın kastettiği, İbnü'l Arabi'nin öğretisinin dışlayıcı değil, kapsayıcı olması ve sadece mistik veya teolojik değil, hukuki alanı da kapsamasıdır. İlgilendiği konular, inanılmaz büyüklükte bir yelpaze oluşturur ve 13. yy'da yaşayan Müslümanlar için yazarken, ölümünden asırlar sonra doğacak problemlere çözümler sunar". İbnü'l Arabi'nin eserlerinin hiçbir zaman çok satan olmayacağına, çünkü özellikle orijinal Arapça metinlere erişme ve anlama imkânınız yoksa düşünce sistemini kavramanın çok zor olduğuna dikkat çeken Addas, ancak son 30 yıldır Fransa'da ve genel olarak Batı'da ilginin giderek arttığını belirtiyor. Arabi üzerine çalışmalar ve çeviriler ulaşılabilir olsa da, hâlâ yazdıkları üzerine iyi değerlendirmelerin eksikliğinin hissedildiğini düşünen Addas, bu durumun genç araştırmacılar için geniş bir araştırma alanı oluşturduğuna inanıyor.
Prof. Dr. Sachiko Murata: "ı Ching Ve İbn Arabi Gerçekliği Paralel Terimlerle Anlatır"
1975'te Tahran Üniversitesi'nde İslam hukuku üzerine doktora yapan ilk kadın olan ve New York State Üniversitesi'nde din bilimleri dersi veren Sachiko Murata, Çin İslam'ı üzerine çalışmalarıyla tanınıyor. Çince'ye çevrilen ilk üç İslam klasiğinden ikincisi, yani Aziz Nesefi'nin "Maksad-ı Aksa" eserinin İbnü'l Arabi'nin düşüncesinin etkisi altında, üçüncüsü, yani Abdurrahman Cami'nin "Lama'at"ının ise bizzat Arabi'nin düşüncesinin savunması olduğunu, bu yüzden Arabi'nin Çin İslam'ında günümüze dek etkili olduğunu belirtiyor. Murata, "kişinin, farklılıkların yüzeyinden derine bakmayı öğrenince, metafizik, kozmoloji, ruhsal psikoloji ve sosyal harmoniye dair en önemli Çin'ce metin olan, Taocu ve Konfüçyen düşüncenin temellerini oluşturan I Ching ile İbn Arabi'nin gerçekliği paralel terimlerle anlattığını hemen fark edeceğine" dikkat çekiyor.

 
 
Her hafta | Türkiye | Dünya | Toplum | Kültür Sanat | Yazarlar | Künye / İletişim | Bize ulaşın  
width=10
Turkuvaz Medya Grubu Copyright © 2003-2012 Tüm hakları saklıdır.
Turkuvaz Gazete Dergi Basım A.Ş.
Üretim ve Tasarım

Turkuvaz Medya Dijital