AKTÜELHepoku    
Her Hafta width=3 Türkiye width=3 Dünya width=3 Toplum width=3 Kültür Sanat width=3 Yazarlar
 
   
 
Lokal Anestezik Aşı'm Ağrısız Başım!
Migrenden Fibromiyaljiye Her Türlü Ağrıya Son!

Lokal Anestezik Aşı'm Ağrısız Başım!
Aslı Ortakmaç 



Sezaryenden sonra kâbus
İşte bu noktada iğneler devreye giriyor. Çünkü, nöral terapide insülin iğnesi veya ince siyah uçlu enjektörlerle yapılan uygulamalarda çok küçük dozlardaki lokal anestezi ilaçları bedendeki ağrı bölgelerine ve ağrının kaynaklandığı kısımlara enjekte ediliyor. Dr. Demet Erdoğan yöntemin işleyişini "İlaç, uygulamanın yapıldığı yerde, çevresinde ve o bölgenin etkilediği organda bulunan sinir sisteminin aktifleştirilmesini sağlar. Önce hücre düzeyinde bir etki başlar. Hücre zarının elektriksel potansiyeli normale dönüştürülür, bu şekilde iletişimin düzelmesi sağlanır" sözleriyle anlatıyor. Aslında halk arasında kulunç adı verilen ve ağrı yapan fibrozitlere düşük dozda lokal anestezi ilaçlarının enjekte edilmesi, fizik tedavi uzmanlarının uzun süredir başvurduğu bir yöntem. Böylece ağrılı bölgede genel bir rahatlama sağlanırken, kan dolaşımının düzenli hale gelmesiyle fibrozitler tedavi ediliyor. Ama Dr. Demet Erdoğan, fizik tedavi uzmanlarınca uygulanan lokal anestezi enjeksiyonlarıyla nöral terapi tekniği arasında ciddi farklar bulunduğunu belirtiyor: "Her iki teknikte de lokal anestezi ilaçları ağrılı bölgedeki kan akımını, oksijen düzeyini arttırır ve kaslar üzerindeki iletişimi sağlayan sinir sistemini düzenler. Ama kesin tedavi için bu yeterli değildir. Fizik tedavi uzmanları sadece ağrılı bölgeye enjeksiyon uygularken, nöral terapi uzmanları o ağrılara kaynaklık eden bozucu alanları da araştırır ve bu bölgelere de lokal anestezi uygular. Çünkü ağrılı kısma enjeksiyonla hasta iki ay rahat etse bile bozucu alandaki sinyaller kesilmezse ağrılar iki ay sonra tekrarlar."
Nöral terapi tedavisinde belki de en önemli kısmı "bozucu alanlar" oluşturuyor.
Uzmanların haberimizin başında da belirttiği üzere bel, boyun, sırt gibi bölgelerdeki şiddetli ağrılar, migren, fibromiyalji gibi hayatı kâbusa çeviren rahatsızlıklar ve daha pek çok hastalık çoğunlukla ameliyat, ilaç kullanımı ya da büyük bir ruhsal travma gibi geçmişte maruz kalınan durumlardan kaynaklanıyor. Dr. Nazlıkul bu bağlantıyı şöyle açıklıyor: "Herhangi bir ameliyat nedeniyle oluşan kesiler, diş tedavileri ya da dış etkenlerin yol açtığı hücre bozuklukları, birbiriyle iletişim halinde olan sinir uçları arasında kopukluğa sebep oluyor. Bu kopukluğun bulunduğu yere bozucu alan adı veriliyor. Bozucu alandan kaynaklanan iletişim kopukluğu ya da yanlış ileti gönderimiyse bedenin başka bir bölgesinde problemlere yol açıyor."
Uzmanlara göre son günlerde kadınlarda görülen pek çok ağrı ve fiziksel rahatsızlığın sebebi, sezaryen. "Sezaryenden sonra yaşamları kâbusa dönen binlerce kadın var; migrenler, baş ağrıları, kronik kabızlık." O güne kadar normal çalışan bir organizma bir kesiye uğradıktan sonra vücut iletişimini sağlayamıyor ve bu sorunlar başgösteriyor" diyor Dr. Erdoğan. İşte nöral terapi uygulamalarında öncelikle bozucu alanı bulmaya yönelik araştırmalar yapılıyor. Bu amaçla ilk başta hastanın hayat hikâyesi ayrıntılarıyla dinleniyor. Sonra not edilen ipuçlarından yola çıkılarak, nöral terapiye özgü metotlar ve bugün tıpta kullanılan diğer teşhis ve görüntüleme teknikleriyle bozucu alan tespiti yapılıyor. Ardından hem ağrılı kısımlara hem de bozucu alan ve çevresine enjeksiyon uygulanarak, vücuttaki sinir sistemi iletişimi düzenleniyor.

Haberin devamını Yeni Aktüel dergisinin 137. sayısında bulabilirsiniz!


spacer
 
1  2  
 
spacer
1   2   3  
 
Her hafta | Türkiye | Dünya | Toplum | Kültür Sanat | Yazarlar | Künye / İletişim | Bize ulaşın  
width=10
Turkuvaz Medya Grubu Copyright © 2003-2010 Tüm hakları saklıdır.
Turkuvaz Gazete Dergi Basım A.Ş.
Üretim ve Tasarım

Turkuvaz Medya Dijital