| |
|
 |
Yan Yana Duran Ateşle Barut: Karşı Cinsten "kanka"lar
Sevişmeden, Birlikte Uyuyanlar
Kankalık bağları taraflardan biri evlenip diğerini ihmal etse de yıpranmaz. Yıllarca sevgili yakıştırması yapılan Nihat Odabaşı ve Gülben Ergen'e bir bakın; Ergen evlenip çocuk sahibi olsa da bu durum Odabaşı ile ilişkisine sekte vurmadı. Kankalık bağları sağlamlaştıkça cinsel kimliklerin nasıl ikinci plana atıldığını Nihat Odabaşı'na sorduk. Cevap bizi hiç şaşırtmadı: "Bir insanla yakın olmak için cinsiyet önem taşımaz. Dostunun kadın ya da erkek olması hiç fark etmez. Sağlam bir dostluk kurmak kolay değil, bunu da uzun süreli ve sürekli tutabilmek çaba gerektirir. Dostluğu özel kılan bu çabadır, emektir. Gülben Ergen ile 10 yıldan fazla zamandır dostuz birçok kez tartıştık, birçok kez birbirimize kırıldık. Ama her seferinde yola devam etmeyi becerdik. Kadın ve erkeğin sevgili olmadan dost kalamayacağı inancı çok eski bir zihniyet. Dostluğun cinsiyeti olmaz. Sizin kafanız salimse, aklınız, kalbiniz temizse cinsiyet ayrımı ortadan kalkar. Dostluk iyi gününde de zor gününde de sorgusuz sualsiz yanında olmayı başarmaktır. Biz bunu başardık." Deniz Sivrikaya da kankasıyla sevgili yakıştırmalarından muzdarip. "Ahmet ile tanıştığımız günden beri insanlar bu kadar iyi anlaşıyorsunuz neden sevgili olmadınız diye sorarlar, bizi birbirimize yakıştırırlar. İkimizin de cevabı; sevgili olabilsek olurduk, ama tanıştığımız ilk andan beri öyle bir elektrik hiç olmadı. Ama çok çok daha iyisi oldu; kanka olduk ve ölene kadar birlikteyiz, oldu. Gerçek kankadan sevgili olmaz. Eskiden sevgilin olan bir insanla da kanka olunabileceğine inanmıyorum, çünkü bitmiş ilişkiler her zaman pişmanlıkları, kıskançlıkları ve hep eski aşk kırıntılarını içinde barındırır. "
| Haberin devamını Yeni Aktüel dergisinin 194. sayısında bulabilirsiniz! |  |
|
 |
|