| |
|
 |
Eski Basın Yayın Ve Enformasyon Genel Müdürü Kaya Toperi:
"Özal Torumtay'ın İstifasından Sonra 'Korkmayın Türkiye'de Darbe Dönemi Kapanmıştır' Dedi"
- O günlerde KYB ve KDP liderlerine Çankaya'nın inisiyatifinde kırmızı pasaport verildiği ve değişik kanallardan ilişkiler kurulduğu bugün artık açık bir bilgi Talabani ve Barzani ile temasa gelince, 1990 Ağustos ayı başında Saddam Kuveyt'i işgal etti. Ondan sonra Türkiye bu Körfez Krizi'nde son derece aktif rol oynadı. Özal-Bush telefon görüşmeleri başladı ve görüşmeler devam etti. Bu arada yabancı basın Özal ile sık sık mülakat yapıyordu. El Hayat'ın Londra temsilcisi, şu an Talabani'nin özel kalem müdürü, Iraklı Kürt Karman Karadağı Özal'la mülakat yaptı. Mülakattan sonra Özal dedi ki; "Türkiye mini Amerika gibidir. Türkiye'de Bosna'dakinden fazla Boşnak, Çeçenistan'dakinden fazla Çeçen, Çerkez, Arnavut, Arap, Kürt, Süryani, Ermeni, Yahudi vardır. Mesela benim babaannem Pötürgeli. Pötürge'de Kürtler yaşarmış. Belki babaannem bile Kürt olabilir". Bunun üzerine Karadağı bir saat sonra beni aradı. Sayın cumhurbaşkanı ile görüşmesini hem Talabani hem de Barzani'ye naklettiğini, ikisinin de Özal'la görüşmek istediklerini söyledi. - O dönem için bunlar gizli bilgi Evet evet, ben de gittim, "Sayın cumhurbaşkanım Karadağı, Talabani ve Barzani'nin sizle görüşmek istediğini söyledi" dedim. Özal, "Benim görüşmem olmaz, sen görüş" dedi. "Ben de Cumhurbaşkanlığı sayılırım, dışişleriyle görüşsünler" dedim. Bir hazırlık yapıldı, dışişleri bakanlığı ve dışişleri kisvesi altında MİT, Emniyet, Genelkurmay yetkilileri. Talabani geldi. Barzani'nin de sağ kolu, evvelden de Saddam hükümetinde maliye bakanlığı yapmış Muhsin Dızai geldi. Bunlarla konuşulmaya başlandı. ABD Büyükelçiliği Müsteşarı Marc Grossman ile de görüşüyorlardı. Devamlı geldiler. Bize PKK kamplarının olabileceği yerleri harita üzerinde gösterdiler. İnsani yardım gönderiyorduk. Talabani rica etti, Ankara'da bir temsilcilik açtı, açılmasına izin verildi, daha sonra Barzani de burada bir ofis açtı. Bunlar Irak'tan çıkıp ABD'ye, İngiltere'ye, Avrupa'ya gitmek istiyorlardı ve her çıkışta da bizden ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan randevu için yardım istiyorlardı. Bu arada da Körfez Savaşı hızla devam ediyor, Türkiye'de PKK terörizmi tırmanış gösteriyordu. Talabani ve Barzani bizim diğer makamlarla temastaydı; Jandarma Genel Komutanı Eşref Bitlis mesela. Eşref Bitlis'in vefatından üzülenlerin başında Talabani, Barzani geliyordu. Özal'a son derece acıklı birer taziye mektubu göndermişlerdi, bu pek usulden değildir. O vakitler bunlara diplomatik pasaport verildiğini duydum ama talimatı kimin verdiğini, nasıl verildiğini bilemiyorum ama kırmızı pasaportla çıktıklarını duydum. Ne olduğunu bilmiyorum, servis mi, hususi mi, diplomatik mi? Bir kırmızı pasaport lafı dolaşıyordu ama bizim yardımlarımızla dışarı çıkıyorlardı.
| Haberin devamını Yeni Aktüel dergisinin 210. sayısında bulabilirsiniz! |  |
|
 |
|