AKTÜELHepoku    
Her Hafta width=3 Türkiye width=3 Dünya width=3 Toplum width=3 Kültür Sanat width=3
 
   
 
Kuzey Irak'ta yol ikiye ayrılıyor!

Prof. Dr. Beril Dedeoğlu'na Göre Türkiye'nin Önünde İki Seçenek Var: Batı İçinde Yeniden Yer Ve Mevzi Almak Ya Da Rusya - Çin Eksenine Kaymak!..

Kuzey Irak'ta yol ikiye ayrılıyor!
SEMİN GÜMÜŞEL 


Türkiye'nin Kuzey Irak'a operasyon ihtimali üzerine yaşadıklarının uluslararası politikadaki anlamı ne? Son günlerde olan bitenleri "ordu - hükümet arası bir gerginlik" ya da sadece "Türkiye'nin terörle mücadelesi" şeklinde değerlendirmek doğru mu? Prof. Dr. Beril Dedeoğlu'na göre olanlar, Rusya - ABD - AB üçgenindeki ilişkilerle çok bağlantılı; Türkiye, Kuzey Irak'a girdiği takdirde karşısında ABD ve Avrupa'yı bulacak! Emekli tümgeneral Rıza Küçükoğlu'na göreyse ABD'nin asıl sorunu Türkiye - İran yakınlaşması: "ABD, İran'la ilgili sorununda Türkiye'nin yanında yer alması için tüm ortamı hazırlıyor."

6 Haziran 2007, saat 18.05'te uluslararası haber ajansı AP, bir Türk askeri yetkiliye dayanarak tek cümleyle duyurdu haberi: "Türkiye birkaç bin askerle Kuzey Irak'a geçti!" Birkaç heyecan dolu saatin ardından önce Pentagon'un haberi doğruladığı bilgisi geldi, ardından da yalanlamalar"Uluslararası ilişkilerde hiçbir şey tesadüf değildir" der alanın uzmanlarıGelişmeleri bu açıdan değerlendirmekte fayda var. Kerkük ve Kuzey Irak'a sınır ötesi askeri operasyon düzenlenmesi ilk kez 2007 başlarında tartışılmaya başladı. Baharda, mayına çarpan askeri birliklerin verdiği şehitler arttıkça PKK kamplarına askeri operasyon düzenlenmesi yeniden gündeme geldi. Özellikle son birkaç aydır askerler hemen her ortamda, böyle bir harekâtın kesinlikle gerekli olduğunu ve hükümetin bu yöndeki kararını beklediklerini dile getiriyordu.

"Türkiye'nin Kuzey Irak'ta tuzağımıza düşmesini umuyoruz!"
Son 15 günde yaşanan gelişmeler ise, hem siyasette hem toplumsal alanda gerginliği artırdı. Erken seçim kararının alınmasının hemen ardından, 22 Mayıs'ta Ankara Ulus'taki bombalama yaşandı. "Kuzey Irak'a harekât" çağrıları yapılırken, 24 Mayıs'ta ABD savaş uçakları dört dakika süreyle Türkiye hava sahasını ihlal etti. 25 Mayıs'ta Bingöl'de bir yük treni PKK eylemi sonucu raydan çıkınca, İran'dan yüklendiği ve Suriye'ye gittiği iddia edilen birtakım silahlar ve cephane ele geçirildi. 1 Haziran'da Süleymaniye'de Bölgesel Kürt Yönetimi'ne bağlı Peşmergeler sivil Türk askerlerine silah çekti. 4 Haziran'daysa, PKK Tunceli'de bir askeri karakola saldırı düzenledi, 7 asker şehit oldu. Ancak Türkiye'yi hızla Kuzey Irak'a çeken bu olaylar zinciri sürpriz değil. Zira Yeni Aktüel'in 97. sayısında, Kandil Dağı'ndaki PKK'lıların şok iddiaları yer almıştı: "Türkiye'nin Kuzey Irak'ta tuzağımıza düşmesini umuyoruz!" Erken seçim arifesinde, muhtemel meclis senaryolarını bile gölgede bırakan operasyon tartışmalarının uluslararası boyutuna ise pek az değiniliyor. Bu tablonun sadece Türkiye, Kuzey Irak ve ABD'yi ilgilendirmediği de ortada. Bu yüzden operasyonun sonuçlarını şimdiden öngörmek büyük önem taşıyor.

"ABD'nin asıl sorunu, Türkiye - İran yakınlaşması!"
Strateji alanındaki çalışmalarıyla da tanınan emekli Tümgeneral Rıza Küçükoğlu olayları ABD - İran sorunu üzerinden değerlendiriyor: "ABD'nin gerçek derdi, Kuzey Irak ya da Irak - Türkiye ilişkisi değil, Büyük Ortadoğu Projesi! Yani en başta enerji güvenliğini ve akışını sağlamak, bölgedeki güvenli dostu İsrail için de Ortadoğu'da gerekli koşulları sağlamakBu amaçla, ilk defa, SENDCOM'a (Merkez Komutanlığı) amiral göndererek Basra Körfezi'nde de iki dev deniz gücünü bulunduruyor. ABD'nin Türkiye'ye bakışını İran meselesiyle bağdaştırıyorum. Çünkü Avrupalı ya da Amerikalı yabancılarla konuştuğunuzda, Türkiye'nin İran'la ilgili yansızlığından söz ettiğiniz anda tepkileri değişiyor. Nükleer sorunda Türkiye'nin tarafsız olmasını kabullenemiyorlar. ABD, İran'la ilgili sorununda bölgenin en önemli ülkesi olan Türkiye'yi yanına almak için için tüm ortamı hazırlıyor."
Küçükoğlu'na göre Türkiye, ABD'ye "İran'la konjonktürel sorunum kalmadı, bana rejim ihracından vazgeçti, PKK'yı korumuyor, aksine PEJAK'la ortak mücadele ve bilgi alışverişinde, ayrıca ticaretim de gelişti" dediği anda, bunun bedelini kesinlikle bekleyeceğiz! "ABD bunu bir anlamda 1 Mart krizi gibi sunacak. Baker - Hamilton raporunda yer alan 'Kuzey Irak'ta bir boşluk olursa, komşu ülkeler bunu doldurmaya kalkar ve Türkiye de Kuzey Irak'ı işgal eder' şeklindeki paranoya, hem kendi toplumunda hem Kürdistan hayalleri olan Kürtler'de iyice yayılacak". Küçükoğlu, Bingöl'de PKK bombasıyla devrilen yük trenini de PKK'nın taşeronluğunda, İran'la ilişkileri bozma amacını taşıyan bir hareket olarak tanımlıyor.

Rusya ile flört!
Konuya ilişkin bir diğer görüş ise, Galatasaray Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Prof. Dr. Beril Dededoğlu'na ait. "Kuzey Irak'a operasyon" tartışmalarının ardındaki tablonun çok daha önemli olduğu kanısındaki Dedeoğlu'na göre, konu Kuzey Irak - Türkiye meselesi değil! Önümüzde iki seçenek olduğunu belirten Dedeoğlu "Türkiye Batı içerisinde yeniden yer ve mevzi alma ya da Rusya - Çin eksenine kayma arasında bir seçim yapmak durumunda" diyor. Türkiye - Rusya arasındaki yakınlaşma başta ABD olmak üzere herkesin dikkatini çekiyor. Rusya Devlet Başkanı Putin'in ünlü "anti-Amerikancı konuşması"nın Genelkurmay web sayfasına konması, Putin ve Büyükanıt'ın söylemlerindeki benzerlikler, Milliyet'in Washington muhabiri Yasemin Çongar'ın bir röportajında dile getirdiği "Amerikalılar, Türkiye'de Rusya'nın etki alanına girmiş asker ve sivil kafalar var diye düşünüyor" gibi ifadeler bu yakınlaşmayı da, ABD'nin Türkiye'ye yönelik endişelerini de berraklaştırıyor.
Kuzey Irak Ortadoğu'dan nasıl görünüyor? Koç Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nde ders veren Irak asıllı ABD'li araştırmacı İbrahim El Maraşi, süreci şu sözlerle değerlendiriyor: "Bu gerilim, ABD'nin dört yıldır Irak'ta sürdürdüğü ataletin sonucu. Türkiye'nin yaşadığı kriz, 2003 nisanında Bağdat'ta Saddam Hüseyin'in heykelinin yıkılmasıyla başlayan olaylar zincirinin bir parçası! Türkiye'nin önündeki mesele, Ortadoğu politikalarında bir dönüş. 1998'de Türkiye, Suriye sınırına askerlerini yığdığında, bu hareket Şam'ın Öcalan'ı sınırdışı etmesi için yeterliydi. Bugünse Türkiye'nin Irak sınırındaki birlikleri, Kürt liderleri PKK'yı kovmak için harekete geçirmiyor. Çünkü bugün Kürt liderlerin arkasında ABD var. ABD, Irak'taki asker gücü sayesinde Ortadoğu politikalarında çok daha etkin! Ancak terörle savaş konusunda çelişki içerisindeKendisi 2001'de terörist El Kaide'yi vurmak için Afganistan'a saldırdı ama Türkiye'den Irak'ta PKK'ya karşı bir harekette bulunmamasını istiyor. Türkiye, Ortadoğu'da sorunsuz bir politika yürüttü ama 2003 sonrası yaşananlar Türkiye'nin artık bölgesel tehditler karşısında kendini izole edemeyeceği bir hal yarattı. ABD'nin faaliyetleri Türkiye'yi Ortadoğu'daki rolünü tekrar düşünmek zorunda bıraktı."

Haberin devamını Yeni Aktüel dergisinin 101. sayısında bulabilirsiniz!


1   2  
 
 
Her hafta | Türkiye | Dünya | Toplum | Kültür Sanat | Yazarlar | Künye / İletişim | Bize ulaşın  
width=10
Turkuvaz Medya Grubu Copyright © 2003-2012 Tüm hakları saklıdır.
Turkuvaz Gazete Dergi Basım A.Ş.
Üretim ve Tasarım

Turkuvaz Medya Dijital