AKTÜELHepoku    
Her Hafta width=3 Türkiye width=3 Dünya width=3 Toplum width=3 Kültür Sanat width=3
 
   
 
Yargıtay

'Türkiye'nin Birlik Ve Bütünlüğü Kuzey Irak'tan Başlar!'

Yargıtay "KDP bizden" dedi!
SEMİN GÜMÜŞEL / 


Türkiye, Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) lideri Mesud Barzani'ye tepkili! Ancak KDP - TSK ilişkisinin her zaman böyle sorunlu olmadığı, bir PKK üyesinin 2004'te başlayan ve hâlâ süren davası görülürken hatırlandı! Genelkurmay'ın "1997'de gerçekleştirilen Şafak Operasyonu'nda KDP peşmergelerinden istifade edildi" bilgisi üzerine, Yargıtay, o dönemde Türk askeri ile değil ama sadece KDP ile silahlı çatışmaya girdiğini savunan PKK'lı Abdulcabbar Güngen için "Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma" suçlamasıyla ağırlaştırılmış müebbet hapis istedi.

Türkiye, sonbahara PKK ve Kuzey Irak ile ilgili büyük bir krizle girdi. Artan PKK saldırıları, önce 8 Ekim'de Gabar Dağı'nda 13 askerin şehit olması, ardından 21 Ekim'de Dağlıca'daki saldırıda 12 askerin şehit edilmesi ve 8 askerin kaçırılması büyük üzüntü ve gerginliğe neden oldu. PKK'ya yönelik Kuzey Irak'a bir askeri operasyon kamuoyunda büyük bir beklenti haline dönüştü. Barzani ve askeri gücü peşmergelerin PKK'ya destek verip vermediği en önemli tartışma konularından biri haline geldi. Türkiye tarafından muhatap alınmak isteyen ancak bu talebi gerçekleşmedikçe daha da gerginleşen Barzani ile Türkiye'nin ilişkileri iyice hassaslaştı. Özellikle Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt'ın Barzani'yi hedef alan sert ifadeleri hâlâ akıllarda

TSK'dan gelen belge
Oysa bu gerilim yaşanırken, Diyarbakır'daki mahkeme koridorları çok ilginç bir davaya sahne oluyordu2004'te İran tarafından teslim edilen Abdulcabbar Güngen adlı bir PKK/KONGRA - GEL örgütü üyesinin sorgusu yapılıyor, davası sürüyordu. İfadeler alındı. Önce Türk güvenlik güçlerine saldırı gerçekleştirmediği için "terör örgütüne üye olmak" suçundan 4 yıl 6 ay hapis cezası verildi Güngen'eZira Güngen Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki yargılaması sırasında, Türkiye'de herhangi bir silahlı eylemi bulunmadığını, sadece 1997'de KDP peşmergeleri ile silahlı bir çatışmaya girdiğini ifade etmişti. Ancak ardından Yargıtay 9. Ceza Dairesi sanığın bu ifadesini gerekçe göstererek kararı bozdu, sanığın TCK 125. Madde uyarınca "Ağırlaştırılmış müebbet hapis" cezasıyla yargılanmasını talep etti. Dayanaksa TSK'den gelen bir belgeydiGenelkurmay Başkanlığı Savcılığa, "24 Eylül - 24 Kasım 1997 tarihleri arasında Türk Güvenlik Güçleri tarafından Kuzey Irak'ta PKK örgütüne karşı Şafak Operasyonu'nun düzenlendiğini ve bu operasyonlarda zamana zaman KDP'ye ait peşmergelerden istifade edildiğini" dile getiriyordu. Ve bu açıklama, bugün büyük sorunlar yaşanan KDP'ye yapılmış saldırının TSK'ya yapılmış sayılarak örgüt üyesinin "devletin egemenliği altında bulunan topraklardan bir kısmını devlet idaresinden ayırmaktan" ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasını istemesi için yeterli bir nedendi!

Kod adı Rojhat
Gelelim günümüz politika denklemine dair yakın tarihten farklı bir fotoğraf gösteren Abdulcabbar Güngen'in hikâyesineÜç yıldır Diyarbakır D Tipi Cezaevi'nde tutuklu bulunan PKK'lı Abdulcabbar Güngen 2004'te İran'da yakalanmış, kendi isteğiyle Türkiye'ye teslim edilmiş. Güngen'in 27.11.2004'te Hakkari'de Yüksekova Merkez Jandarma Komutanlığı'na verdiği detaylı ifade ilginçBir PKK'lının çocuk yaştan itibaren geçirdiği evreleri, bulunduğu kampları anlatıyor. Abdulcabbar, Şırnak'ın Merkez İlçesi Dedeler Köyü'nde doğmuş. Jandarmadaki ilk ifadesine göre, 1975 doğumlu ama nüfusa 1980 - 1981 tarihlerinde kaydedilmiş; daha sonraki ifadelerindeyse, nüfus kaydının gerçek doğum tarihi olduğunu belirtmiş tercüman aracılığıylaİlkokulu bitirdikten bir sene sonra, 1989'da, dokuzu erkek, ikisi kız, yaşıtı 11 çocukla kaçırılmış köyünden. 1989'dan itibaren pek çok kampa gitmiş Abdulcabbar. İlk durakları olan Besta bölgesindeki kamplardan birinde, kod ad olarak Rojhat verilmiş kendisine. 1990 baharına kadar siyasi ve askeri eğitim almış. Haftanin ve Kato bölgelerinde erzak, lojistik işleriyle ilgilenmiş ifadesine göreAvaşin Kampı'nda geçen kıştan sonra, 1991 yazında eğitim maksatlı kullanılan bir roketatar mermisiyle ağır şekilde yaralanmış. Masraflarını karşılayan örgüt onu önce Dahok'ta bulunan bir hastaneye göndermiş. Ardından Şam'da bir hastanede tedavisi devam etmiş. 1992 yazını Haftanin bölgesinde, yürüyemediği için bir tepede nöbet tutarak geçirdikten sonra, 1992 - 93 kışı Besta bölgesinde, askeri ve siyasi eğitim alıp geçiş yapan gruplara kılavuzluk etmiş. 1997'ye kadar Haftanin Kampı'nda kalarak KDP'nin içine girip Kuzey Irak'taki faaliyetlerini örgüte aktarmış.

Haberin devamını Yeni Aktüel dergisinin 127. sayısında bulabilirsiniz!


 
 
Her hafta | Türkiye | Dünya | Toplum | Kültür Sanat | Yazarlar | Künye / İletişim | Bize ulaşın  
width=10
Turkuvaz Medya Grubu Copyright © 2003-2012 Tüm hakları saklıdır.
Turkuvaz Gazete Dergi Basım A.Ş.
Üretim ve Tasarım

Turkuvaz Medya Dijital